Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SÖZÜN ÖZÜ

ÖZLEM DOĞANER

Takvimler Türkiye’yi gösteriyor

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Türkiye ekonomisinin en katma değerli alanlarından birisi turizm... Bu yıl NATO'dan COP31 zirvelerine, spor organizasyonlarından gastronomiye kadar birçok başlıkta Türkiye, dünyanın gezginlerine ve karar vericilerine ev sahipliği yapacak. Bu tablo, turizmin artık sadece tatil değil; diplomasi, yatırım ve marka değeri üretimi anlamına geldiğini gösteriyor.
İstanbul'da düzenlenen Turizm Yatırımcıları Forumu'nda yapılan konuşmalar da tam olarak bu yeni çerçeveyi ortaya koydu: Türkiye turizmde hacim büyütmenin ötesine geçerek katma değerli modele odaklanıyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin turizmde "birinci lige yükseldiğini" söylerken bunu net verilerle ortaya koydu. 2017'de dünyada en fazla turist ağırlayan ülkeler arasında 8. sırada olan Türkiye, 2024 itibarıyla 4'üncülüğe çıktı. Gelir sıralamasında ise 15. sıradan 7. sıraya yükseldi. 2025'te elde edilen 65.2 milyar dolarlık rekor gelir, 63.9 milyon ziyaretçi ve 114 dolara çıkan kişi başı gecelik harcama, artık stratejinin "daha çok turist" değil "daha nitelikli gelir" olduğunu gösteriyor. 2026 hedefi 68 milyar dolar.
Uzun vadeli perspektifi ise Oya Narin ortaya koydu. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Narin, "Yeni Gelecek: New Next" vizyonuyla 2026'dan itibaren yıllık ortalama yüzde 6 büyüme yakalanması halinde 2035'te 110 milyon ziyaretçi seviyesine ulaşılabileceğini söyledi. Önümüzdeki 10 yılda 850 milyon yabancı ziyaretçi hedefi, Türkiye'nin turizmi geçici bir gelir kalemi değil, kalıcı bir ekonomik temel olarak konumlandırdığını gösteriyor. Narin'in altını çizdiği bir diğer önemli başlık ise dönüşüm: Hacimden değere geçiş, markalaşma ve yatırım kalitesinin artırılması.
Uluslararası cephede Türkiye'ye verilen kredi de dikkat çekici. Dünya Turizm ve Seyahat Konseyi (WTTC) Başkanı Gloria Guevara Manzo, Türkiye'yi "örnek model" olarak tanımladı. Turizmin GSYH'ye 160 milyar dolarlık katkısının yüzde 65'inin uluslararası harcamalardan gelmesini "olağanüstü" olarak nitelendirdi. Hatta bu performansın bazı alanlarda İspanya'nın önünde olduğunu söyledi.
Manzo, "Burası adeta açık bir müze gibi, gittiğiniz her yerde tarihle karşılaşıyorsunuz. Ancak küresel bir sektör olarak kendimize şu soruyu sormalıyız: Dijital bir dünyada yaşarken neden hâlâ havalimanlarında 1 saat 45 dakika süren kuyruklarda bekliyoruz? Neden bir otele girdiğimizde tüm bilgilerimizi tekrar tekrar elle doldurmak zorundayız? Gelecekteki büyüme için pürüzsüz ve kesintisiz bir dijital kimlik deneyimine geçmemiz şart. Ayrıca önümüzdeki 10 yılda 91 milyon yeni iş yaratılacak olsa da gençlerin sektöre ilgisizliği nedeniyle 43 milyon iş risk altında. Yeni nesil seyahati bir 'hak' olarak görüyor ancak bu sektörde çalışmak istemiyor" diyerek dünya turizminin sorunlarını dile getirdi.
Bir de Türk turizminin küresel markaya dönüşmesi hikâyesi oluşturulmalı. Bu noktada İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran önemli bir çerçeve çizdi. Aran, "Türk turizmcisi yurt dışında dünyanın popüler destinasyonlarında yatırım yapmak istediğinde o yatırımları da destekleriz. Çünkü oyunun küresel oynanmasına, pazarın sadece Türkiye ile sınırlı olarak görülmemesine, tüm dünyadaki turizm gelirleri pastasından ülkemizin, turizm yatırımcılarımızın daha çok pay almasına vesile olmakta yarar görüyorum" dedi.
NATO zirvelerinden COP31'e, spor ve gastronomi organizasyonlarından kültür etkinliklerine kadar uzanan yoğun takvim, Türkiye'nin turizmi sadece sezonluk bir sektör değil, çok katmanlı bir ekonomik kaldıraç olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Turizm artık sadece sahillerde değil; kongre merkezlerinde, fuar alanlarında, müzelerde, spor salonlarında ve yatırım masalarında büyüyor. Türkiye de bu büyümeyi daha yüksek katma değer üreten bir modele dönüştürmeye çalışıyor.
Sözün özü, Türkiye bugün iş dünyasından sporcusuna, tarihçisinden aşçısına pek çok insanın takviminde en heyecan duyulan noktada. Turizm artık bir sezon meselesi değil, stratejik bir ekonomi politikası başlığı. Türkiye turizminin daha yüksek katma değer, daha güçlü marka, daha fazla teknoloji ve daha sağlam finansman yapısıyla büyümesi gerekiyor. Verilen mesajlar, bunun için hem kamu hem özel sektör tarafında güçlü bir irade olduğunu gösteriyor.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.