Türkiye'nin en iyi haber sitesi

TİMUR SIRT

Dijital dünyada kontrolü ele almanın yolları

Bedava kullandığımız dijital platformların gerçek bedelini çoğu zaman kişisel verilerimizle ödüyoruz. Algoritmaların yön verdiği bu dünyada özgür irademizi nasıl koruyabilir, teknolojiyi hayatımızın merkezinden çıkarıp yeniden insanı merkeze nasıl koyabiliriz?

Verinin değil, insanın merkezde olduğu bir hayat yeniden kurabilir miyiz? Türkiye'de yaşamak; hem modern dünyanın getirdiği hızla, yapay zekayla ve dijital araçlarla iç içe olmayı gerektiriyor, hem de geleneksel sıcaklığın, aidiyetlerin ve keyifli sofraların vazgeçilmezliğini barındırıyor.
Sosyal Medya Hesaplarınızı Hemen Şimdi Kapatmanız İçin 10 Argüman kitabıyla dikkat Jaron Lanier'in sadece sosyal medya eleştirileriyle değil, aynı zamanda Who Owns the Future? Geleceğin Sahibi Kim? kitabındaki sarsıcı ekonomik analizleriyle de dijital çağın kodlarını yeniden okumak mümkün. Lanier bu eserinde, dev teknoloji monopollerinin, verilerimizi hiçbir ücret ödemeden toplarken orta sınıfı nasıl erittiğini ve ekonomiyi çıkmaza soktuğunu gözler önüne seriyor. Peki, ürettiğimiz her bilginin, paylaştığımız her fotoğrafın ve dijital izimizin dev havuzlarda devasa servetlere dönüştüğü, ancak asıl sahibinin (yani sıradan insanın) yoksullaştığı bu dijital düzende; Türkiye gibi sıcak, kolektif bağları olan ve sokak kültüründen kopmayan bir insan nasıl bir tutarlılık tutturabilir?

BEDAVA HİZMETLERİN KARŞILIĞI KİŞİSEL VERİ
Jaron Lanier'in kulakları çınlasın; hesapları tamamen kapatıp dağ başına taşınamayız belki ama "Ben bu algoritmanın benden çalmasına izin verdiğim zaman kadar varsam, çok şey kaybediyorum" diyebiliriz. Teknoloji işimizi gören, dünyayı takip etmemizi sağlayan akıllı bir araçtır ancak gerçek hayat besler Lanier, internetteki "her şey bedava" algısının büyük bir aldatmaca olduğunu söyler; aslında bedava olan hiçbir şey yoktur, parasını mahremiyetimizle, verilerimizle ve gelecekteki iş alanlarımızla öderiz. Türkiye'de ise misafirperverlik ve paylaşım kültürümüz, teknoloji şirketleri tarafından sinsi bir şekilde "veri madenciliğine" dönüştürülür.
Dijital platformlara sunduğumuz her bilginin bir değere sahip olduğunu bilmek. Her tıklamanın, her paylaşımın devasa sunucuları beslediğinin farkında olarak, dijital mahremiyete özen göstermek "seçici" olmak.

DİJİTAL FEODALİZİM'DEN KURTULMAK
Geleceğin Sahibi Kim? kitabının ana omurgasını oluşturan orta sınıfın çöküşü, yapay zeka ve otomasyon dalgasıyla birlikte Türkiye'deki çalışanları ve üreticileri de tehdit ediyor. Büyük teknoloji ağları serveti tekelinde toplarken, bireyler dijital köleler haline getiriyor. Ekonomik bağımsızlığı korumak için sadece dijital dünyanın sunduğu sanal kariyerlere kapılmamak. Üreten, yerel değer yaratan, esnafla, komşuyla ve gerçek üretimle bağını koparmayan bir ekonomik akıl yürütmek. Telefonun her titremesinde elini cebine atan bir insan, kendi iradesini bir yazılım mühendisine devretmiş demektir. Teknolojinin ipini eline almak. Bildirimleri kapatmak, akşam saat belirli bir saatten sonra telefonu başka bir odaya bırakmak. Teknolojiyle barışık olmak onun kölesi olmak demek değildir. İşine geldiğinde kullanıp işin bittiğinde masadan kalkabilmektir.

ÖZGÜR İRADEYİ GERİ AL VE BİLDİRİMLERİ SUSTUR
Türk insanı sıcakkanlıdır; hal hatır sormak, aynı masayı paylaşmak, göz göze bakarak gülmek kültürümüzün merkezindedir. Sosyal medya ise bize yüzlerce "takipçi" sunarken gerçek yalnızlığı derinleştirir. Lanier'in eleştirdiği "bizi satan gizli algoritmalar", aslında en saf insani dürtümüzü (sosyalleşme arzumuzu) ticari bir meta haline getiriyor. Dijital kalabalıklar yerine "Mahalle" ruhu dijitalde binlerce kişiye "hikaye" izletmektense, üç dostla yemek masasının ya da simit-çay sohbetinin kadrini bilmek. Sosyal medyayı insan ilişkilerininin yerine değil, sadece yardımcısı olarak konumlandırmak.

ALGORİTMALARIN ÖFKE FABRİKASINA KARŞI MAHALLEDE "NEŞEYİ VE MUHABBETİ KORUMAK"
Lanier, sosyal medyanın temel iş modelinin insanları manipüle etmek ve öfkelendirmek üzerine kurulu olduğunu söyler. Türkiye gibi gündemin ve siyasetin rüzgarının sert estiği ülkelerde bu manipülasyon alanı daha da geniştir. Ekran başında geçen saatler, insanları sürekli bir gerginlik sarmalına sokar. Sosyal medyayı bir "savaş alanı" veya "öfke kusma kürsüsü" olarak değil, sadece haberleşme aracı olarak görmek gerekir. Ekranda tırmanan gerginliği fark edip tek tuşla gerçek dünyaya, dostların arasına dönebilmek en büyük lükstür. Türkiye'de sosyal hayatın hâlâ en güçlü yönü, o otantik "mahalle" ve komşuluk/dostluk refleksidirSanal dünyadaki trendlerin ve sanal beğenilerin peşinden koşmak yerine, esnafla, komşuyla, yılllık dostlarla kurulan sıcak teması canlandırmak. Dijitalde "popüler" olmaktansa, gerçek hayatta "güvenilir ve mert" bir insan kalmayı seçmek.

SOSYAL MEDYA HESABINIZI KAPATMANIZ İÇİN 10 ÖNERİ
Jaron Lanier'in kitabındaki on argüman, sosyal medyanın yalnızca zaman çalan bir araç olmadığını; sistematik zararlar üreten bir iş modeli olduğunu savunuyor.
1- Özgür iradenizi kaybediyorsunuz. Sosyal medya, davranışlarınızı tahmin edip yönlendirmek için tasarlanmıştır. Farkına varmadan kararlarınızı algoritmalar etkiliyor.
2- Sosyal medyadan çıkmak sizi daha mutlu eder. Beğeni ve sürekli karşılaştırma kültürü kaygıyı artırıyor.
3- Sosyal medya sizi daha kötü biri yapıyor. Algoritmalar öfke, kutuplaşma ve saldırganlığı ödüllendiriyor.
4- Gerçek ortadan kayboluyor. Yanlış bilgiler ve manipülatif içerikler çok hızlı yayılır.
5- Söyledikleriniz artık anlamını yitiriyor. Algoritmalar hangi içeriklerin öne çıkacağına karar verdiği için mesajlarınız yapay biçimde şekillendirilebiliyor.
6- Ekonomik onurunuzu kaybediyorsunuz. Siz içerik üretirken ve veri sağlarken asıl ekonomik kazancı platformlar elde eder; kullanıcı emeği karşılıksız kalıyor.
7- Siyaseti anlamlandırma yeteneğiniz zayıflıyor. Kişiye özel içerik akışları ortak kamusal tartışmayı parçalar ve siyasi manipülasyonu kolaylaştırıyor.
8- Yaratıcılığınız köreliyor. Sürekli bildirimler ve kısa içerik tüketimi ve özgün üretimi zorlaştırır.
9- Ruhunuzu değersizleştiren bir sisteme hizmet ediyorsunuz. Kullanıcılar, insan olarak değil; reklam hedeflemesi için veri üreten nesneler gibi görülüyor.
10- Şimdi ayrılmak, sistemi değiştirme şansı veriyor. Lanier'e göre bireysel olarak hesap kapatmak mevcut sosyal medya iş modeline karşı etik bir duruştur.

DİJİTAL PLATFORMLARDA EĞLENCE ANLAYIŞI TÜMÜYLE DEĞİŞİYOR
Eğlence anlayışı tümüyle değişiyor. Birlikte izlenen sinema filmlerinin ve tiyatroların yerini artık kişiselleşmiş TV platformları alıyor. Ancak Türk Telekom AKM gibi ortak eğlencenin kaynağı olan sanat tutkusunu da destekliyor. Yazlık sinemaları hatırlayan veya onları yaşatmaya devam eden şehirler mutlaka vardır. İlk sinema deneyimini yazlık sinemalarda alan kuşak birlikte keyif almanın lezzetini unutmaz. O yüzden çocuklarınızla, komşularınızla paylaşmaya devam edin. Türk Telekom, online başvuruya özel yeni kampanyasıyla kullanıcılarını Tivibu'nun zengin içerik dünyasıyla buluşturuyor. Kampanya kapsamında online başvuru yapan ve 18 ay taahhüt veren yeni müşteriler, ilk 3 ay boyunca Tivibu'dan ücretsiz yararlanabiliyor.
Türk Telekom'un televizyon platformu Tivibu, sinema ve spor tutkunlarına avantajlı bir fırsat sunuyor. Sadece online başvurularda geçerli olan "Tivibu Online'a Özel İlk 3 Ay Bedava Kampanyası" ile yeni aboneler, ilk 3 ay boyunca Tivibu'nun içeriklerine ücretsiz erişim imkânı elde ediyor. Üstelik Android TV kutusu ile birlikte 3 ay boyunca Youtube Premium ve Muud Premium üyelikleri ücretsiz.
Gişe rekorları kıran filmlerden ailecek izlenebilecek yapımlara, spor ve eğlence içeriklerinden belgesellere kadar uzanan zengin seçkiyle Tivibu, evleri birer eğlence merkezine dönüştürüyor. Yalnızca online kanalda sunulan kampanya, dijital başvurunun hız ve kolaylığını cazip içerik avantajlarıyla bir araya getirerek kullanıcı deneyimini daha da güçlendiriyor.

TİVİBU EV SİNEMASI BAŞLIYOR
Evde birlikte izleyeceğiniz anları, komşu çocuklarını, geniş aileyi filmlere hazırlayın. Ortak tutkularınız olsun. Online'a özel ilk 3 ay bedava kampanyası ile izlenebilecek yapımlar arasında "PAW Patrol: Süper Film", "Transformers: Başlangıç", "Kralın Kızı", "Karate Kid: Efsane Dövüşçüler", "Dedektif Knight 3: Son Görev", "Hayali Arkadaşlar" yer alıyor. BBC yapımı "Krallık" ve "Büyük Kedilerin Tüm Yaşamı" içerikleri belgesel türünde öne çıkarken ilk kez ve sadece Tivibu'da izlenen dizilerden ise "The Rookie" ve "Robin Hood" diziseverlerle buluşuyor.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA