Çocukların yaz aylarında Kuran okumayı öğrenmesinden başörtüsüne kadar uygulanan bilumum yasakların siyasi ayağı bunlardı.
Bu bir iddia değil; arşivler ortada.
Zaten inkâr etmiyor, sadece yüzleşmekten kaçınıyorlar.
Ne ki, o ceberut yasakların siyasi faturasını ödemekten usandıkları için politika değiştirdiler.
İşe önce başörtüsüyle barışma şovuyla başladılar. Kılıçdaroğlu'nun "çarşaf açılımı" bu "değişimin" en bariz göstergesiydi.
Daha sonraları muhafazakâr partilerle kurdukları "yuvarlak masa ittifakının" da etkisiyle, bir zamanlar "gerici" diye yaftaladıkları kesimin söylemlerini terennüm etmeye başladılar.
Malumunuz artık "Laiklik elden gidiyor" yaygarası koparmıyorlar.
Bunun yerine "Yaşam tarzımıza karışacaklar" algısına yatırım yapıyorlar. Üstelik hiçbir dönemde kendi yaşam tarzlarını böylesine fütursuzca sergileyemedikleri hâlde...
Şu hâle bakın: Bir yandan bu algı operasyonunu yürütürken, diğer yandan "Benim bedenim, benim kararım" sloganları eşliğinde tanga şortlarla arzıendam etmeye başladılar.
***
Elbette bunların mahut değişimi, samimi bir yüzleşmenin değil; tamamen pragmatik kaygıların eseriydi.***
Daha geçenlerde, Ardahan ziyareti sırasında Özgür Özel'in yanına yaklaşan ve 25 yıl imamlık yaptığını belirten o eleman da "Artık imamlığı bıraktım, kızıl komünist oldum. Lütfen sert muhalefet yapın..." dedi.