Fatih Terim Hocam "Hamama giren terler" lafını unutmuş.. Türk Milli Takımları Teknik Direktörü olacaksın.. Üstüne, "Türkiye Futbol Direktörü" olacaksın. Yani "Bu ülkede futbol benden sorulur" müdürü..
Ama kimse seni eleştirmeyecek..
Olmaz Hocam.. Hollanda'yı 5-0 yensen de, kimsenin eleştirme hakkını elinden alamazsın.. Senin işin o eleştirileri dikkate almak.. "Bu adam ne diyor" diye düşünmek. Cevap verirsin, vermezsin, o ayrı.. Ama durmuş saat bile günde iki kez doğru gösteriyorsa, Türkiye Futbol Direktörü, her eleştiriyi ciddiye almak zorundadır. Kasten yapılanlar dahil..
Kaldı ki, Hollanda maçı sonrası yapılan eleştiriler haklı.. Bu ülkede "Önce sağlam oynayacaksın" diyenlerin başında gelen Ömer Üründül kardeşim bile dün "Hollanda, son 20 dakikada, öyle hürya hücuma geçince, kapanmak yerine, ikinci golü bulsaydık" diyorsa eğer, buna cevap vermen gerek..
Şimdi benim sorum..
Hiddink, yaptığın kapalı savunmayı yerden aşmayı başaramamış, işi doldur boşalta dönüştürmüş. Her doldurdukları topu biz kesiyoruz, ama ilerde adam bırakmadığımız için her topu gene onlara atıyoruz. Bir doldur daha.. Görüntü şu ki, onlar da bu "Doldur" taktiğinden sonuç alamayacaklar. O zaman gol nerden gelecek, adamlar 18 içine yerden giremez, havadan da başarılı olamazken..
Bizim Çin seddimizin dışından atılacak şutlarla.. Güneş gibi aşikar değil mi hocam..
Peki o şutu atacak adam kim?. Sneijder!.. Çocuklara sor, bilir. Maçı anlatan spiker bile bas bas bağırıyor, "Sneijder'e dikkat" diye.. Bu sırada eline fırsat geçiyor. Sen ikinci golü bulmayı düşünmezken, kornerlerde top çıkarmaya gelme dışında işi kalmayan Burak sakatlanıyor.. Sakatlık şans olur mu?. Maçın bitimine 10 dakika kalmışsa, sen 1-0 öndeysen ve manzara buysa olur..
Alırsın Hamit'i.. Dikersin Sneijder'in başına. "Buna vurdurma" dersin ve maçı 1-0 bitirirsin..

Sen ne yaptın Hocam?. Torbadan tavşan çıkarma hevesine düştün.. O takımdakilerle bu sezon boyu topu topu sadece iki antrenmanda, en fazla 30 dakika çift kale oynamış Kazım Kazım'ı oyuna sürdün. Niye?. Ne yapacaktı, Kazım.
Nitekim 10 dakika boyu topa bile vurmadan dolandı durdu ve Sneijder'in golü geldi.. Şimdi eleştirmeyelim mi, sormayalım mı, Hocam..
Bir sorum daha var. Volkan bir, tek bir kişi bağırdı diye, stadı terk edip gitmişti. Bu defa, sevgili oğlun Emre, üç beş kişi aleyhine tezahürat yapınca, takımı terk etti. Isınmaya çıkmamak ne demek Hocam?. Emre niçin anında geri gönderilmedi de, Lüksemburg'a götürüldü?.

Bu ülkede Milli Takım'ı hiçe saymak özgürlüğü mü var?.
(Bu arada, ben cumartesi gecesi İzmir'de Palyaço operasına gittim. Emre'nin kaptan olduğu Milli Takım'ı izlemeye içim varmadığı için. Opera bitince, soruşturduk. Emre oynamıyormuş.. Hemen bir ekran bulduk. Tam biz geldik, Burak golü attı. Ordan ötesini izledim, Hocam..)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN