Türkiye'nin en iyi haber sitesi

, Atatürk'ü Anma, Gençlik ve !.
..Ve Atatürk'ün gençleri o 19 Mayıs günü, İstanbul'da Türkiye, İspanya'da Avrupa Şampiyonluğu için oynuyorlar.
Yani Atatürk'ü Anma ve onun Gençlere emanet ettiği Cumhuriyetin Milli Bayram gününde Türk Gençleri'ni zirvelerde izleyeceğiz, futbol ve basketbol gibi dünyanın en popüler iki spor dalında..
Ne hoş tesadüf değil mi?.
Güldürmeyin beni.. İstanbul'da tam 50 bin seyirci önünde sahaya çıkan Galatasaray'da tek, ama tek Türk yok!.
İspanya'da Avrupa Basketbol Şampiyonluğu için sahaya çıkan Efes ve üçüncülük maçında sahaya çıkan Fener'de Türkler göstermelik..
Final oynayan Efes'te iki Türk var.. Biri 30 saniye oynadı, öteki birkaç dakika..
Palavrayı bırakın..
Efendim onlar da öyleymiş..
Şampiyon Rus takımında kaç Rus varmış?.
Şampiyon Liginde final oynayacak İngiliz takımlarında kaç İngiliz?.
Bana ne?.
O tartışmaya da ayrıca girer, mesela o İngiliz Kulüplerinin kendi alt yapılarını, gerek tesis, gerek hoca, gerekse bütçe ile bizimkilerle bir karşılaştırır ve utanç verici halimizi görürüz. Ama meselem o değil, bugün..
Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'ni emanet ettiği gençlere biz ne kadar emek harcıyor, ne kadar imkan, ne kadar fırsat veriyor, gelişmeleri için ne yapıyoruz?.
Sorum bu!..
Cevap!.
Hiç?.
Büyük kulüplere yalakalık olsun diye futbol ve basketbolumuzu Amerika'nın sokak çocuklarına, Brezilya'nın gecekondularına teslim ettik..
On para etmez herifleri, tüccar ve işini çok iyi bilen menecerlere üç büyükleri bile batıracak milyarla lira dağıtarak, getirdik.
Her maç İstiklal Marşı ile başlar.
Galatasaray'ın sahaya dizilen kadrosunda bu yıl, o marşı okuyan tek kişi yok.
Cumhurbaşkanımız 19 Mayıs'ta, Ata'yı Anma gününde, Gençlik ve Spor Bayramı'nda, "Türksüz" Şampiyon olan takımı kutlamış.. Nezaketen.. Ben olsam "Nezaketen" dahi kutlamazdım.
Kimse bana "Irkçı" demeye kalkışmasın..
Ben Atatürkçüyüm ve Atatürk Milliyetçisiyim.. Ben Türk çocuğunun çağdaş sporcular düzeyine yükselebilmesi için, en büyük özen ve imkanla yetiştirilmesi, onlara inanılarak, güvenilerek fırsat verilmesi gereğine inanıyor, onun için savaşıyorum.
Atatürk'ün savaşı neydi, ha?.
Neydi?.
Niye Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın başladığı günü Gençlere armağan etti?.
Ben, Türk Çocuklarının arasında, Hagilerin, Popescuların, Drogba ve Schineider gibi dünyanın hayran olduğu yıldızların oynamasını da yürekten destekledim..
2000 yılında, Avrupa'nın hem de Real'i devirip, Süper Kupa Şampiyonu olan Galatasaray'ında Türk Milli Takımının iskeleti vardı.
O takım da 2002'de Dünya Üçüncüsü oldu, Şampiyonluğu kaçırarak.
Bir de bugünkü utanca bakın..
Milli Takıma bir kişi vermeyen Galatasaraylar, Efesler Avrupa Şampiyonu olsalar ne yazar benim için..
Sayın Cumhurbaşkanım, Sizden başkası bu sorunu çözemez!.
El koyun.. Bu Büyüklere uşaklık yapmak uğruna, yolunu kesen Federasyonlara emir verin..
Yabancı sporcu yönetmelikleri yeniden düzenlensin.. Her tür takımımızda Atatürk'ün Cumhuriyeti emanet ettiği gençlere yerler açılsın..
Sayın Cumhurbaşkanım, Size "Dünya böyle" diyenlere sakın kanmayın..
İşte, Dört Büyük Kulübümüz borç batağında yıllardır. Devlet müdahale etmese maaş ödeyemeyecek haldeler..
Peki sonuç?.
"Onlar da öyle" dedikleri İngiltere, iki Avrupa Kupasına 4 finalist çıkardı..
Biz tur geçemedik bu kupalarda..
Onlar öyle ama, biz de böyleyiz Sayın Cumhurbaşkanım..
"Yeter" deyin.. Milletimin paraları, dolarları, euroları, on para etmez yabancıları beslemesin artık..
Türk Gencinin yolunu açın. Açın ki Türk da güçlensin.
Açın ki ülkeme umut, ülke insanıma gurur verecek gençler yetişsin!.
Açın ki, sahalara İstiklal Marşımızı okuyan gençler dizilsin!.
Cumhuriyeti "Gençlere" emanet eden Atatürk'ü ancak o zaman anmaya hak kazanırız!.
Türk Gençliğine ancak o zaman layık oluruz!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN