Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HAŞMET BABAOĞLU

Yeni yıl için barış dileyen bu adam mıydı?

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Yıllardır yırtınıyorum anlatmak için...
Neye ihtiyacımız var?
Güzel laflara mı?
Parıltılı ilişkiler diplomasisine mi?
Artist işi jestlere mi?
Hayır!
Geçin bunları!
Aldanmalara doymak zamanı gelmedi mi?
Güzel eylemlere, dürüst tutumlara ihtiyacımız var.
Bu noktada inatla direnmeye muhtacız.

***

Gördük işte, daha göreceğiz...
Dilinden barış lafını düşürmeyenlerin bütün hesapları savaş üzerine...
Düzgün, düz, dürüst insanlarla...
Yeni yüzyılda ayakta kalmak için direnen halklarla vahşice dalgalarını geçiyorlar sanki...

***

Düşünün...
14 Sezon boyunca ekranda "reality" şov yapmış bir adam...
New York'ta herkesin önce iş, sonra zenginlik peşine düştüğü yıllarda onlara "zengin olmayı" öğretiyormuş gibi yaparak kendine kariyer yapmış bir adam...
Emlakçı biliniyor ama hep borç içinde yüzmüş ve hava cıvayla borçlarını örtmüş bir adam...
Zengin biliniyor ama oradan aldığını öbür tarafa taşımış; güçlü avukat arkadaşlarına yaslanarak kendine bir "sahne" kurmuş olduğu iddia ediliyor.
Derin ABD alıp bu adamı vitrine koydu...
Hepimiz bir süre bu "şov"u yuttuk!
Sonra cilalar dökülmeye başladı...
Uyanmaya başladık.
Ama sormak gerek...
Şimdi bu adamın laflarını mı, eylemlerini mi ciddiye alacağız?
Cevabı biliyorsunuz...

***

Eyleme dökülmüş barış...
Somut, açık, davranışsal dostluk...
Nerede bütün bunlar?
Onların yerine ne var?
Sinsi savaşlar, emperyal hesaplar, siyonist stratejiler...

***

Daha dört gün önce bu adam Florida'daki malikanesindeki yılbaşı kutlamasına gelirken gazetecilere yeni yıl dileğinin "Dünyada barış" olduğunu söylemişti.
Oysa Beyaz Saray'a geldiğinden beri İran, Irak, Yemen, Nijerya, Somali, Karayipler, Venezuela...
Ne çok yeri vurdu...
Yarın öbür gün bir daha İran'ı vurursa şaşıracak mısınız?
Gazze'yi sadece İsrail mi vuruyor sanıyorsunuz?
Bitsin bu aldanış!

***

Bugün...
Her Pazar günü olduğu gibi bambaşka şeylerden bahsedecektim...
Yumuşak hüzünlerimizden, gündelik hayattaki savrulmalarımızdan bahis açacaktım...
İçinden akarsular geçen eski şehirlerimizden ve bugünkü kentlerimizin ortası süs havuzlu feci sitelerinden konu açacaktım...
Fakat sabaha öyle bir uyandık ki!
Çok hızlı ve tatsız dönüyor yine dünya..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.