Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HAŞMET BABAOĞLU

Çanlar kimin için çalıyor?

Sesli dinlemek için tıklayınız.

1931 yılıydı... Japonya basit bir krizi bahane ederek Çin'in kuzeyindeki Mançurya bölgesini işgal edivermiş ve bir yıl içinde orada kukla bir devlet kurmuştu.
1929 Ekonomik Buhranı Japon ekonomisini de sarsmıştı ve otoriter Japon iktidarı bir çıkış arıyordu.
Uluslararası sükunet bozuluvermişti...
Dönemin BM'si Milletler Cemiyeti'nin bir halta yaramadığı da ortaya çıkmıştı...

***

Batı basını kendi havasındaydı...
Japonya ve Çin çok uzaktaydı, fazla takılmadılar...
Mussolini 1935'te Habeşistan'a girince ayılır gibi oldular...
Ama Habeşistan da Afrika'da "unutulmuş" bir yerdi nihayetinde...
Dünyanın merkezi konumundaki Avrupa kendi ekonomik, siyasal, politik dertleriyle uğraşıyordu.

***

Lakin bir kere tetik düşmüştü...
Zamanın zembereği kırılmıştı.
Avrupa'nın güney ucunda bir yıl sonra, 1936'da İspanya İç Savaşı başladı...
Hani Hemingway'in Çanlar Kimin için Çalıyor'da anlattığı savaş...
Orada şöyle der Hemingway: "İnsan ada değildir; ana karanın bir parçasıdır... Ölünce bir insan eksilirim ama insanoğlunun bir parçasıyım; işte bundandır ki sorup durma çanların kimin için çaldığını; senin için çalıyor."
Öyle ki...
Almanya ve İtalya iç savaş boyunca Franco'yu, Sovyetler ise Cumhuriyetçileri fiilen desteklemişlerdi...
Avrupa için bir tür yakın geleceğin provası gibiydi her şey ama basın üzerinde durmamıştı...

***

Derken...
Yine "çok uzaklarda" sanılan coğrafyada...
1937'de...
Japonya gayet büyük ölçekli bir savaş başlatmış ve Çin işgalini genişletmişti.

***

Bütün bunları niye yazıp hatırlattığımı kavramışsınızdır...
İkinci Dünya Savaşı'nı bir dizi bölgesel savaşın HAZIRLADIĞINI hatırlamak ve anlamak istemiyoruz çünkü...

***

Şimdi "nükleer denge (!) var, aynı şey olmaz" deniyor...
Umarım öyledir...
Ama çanlar kulakları sağır edercesine çalıyor.
Belki de savaş bu kez dünya çapında çok derin bir politik ve ekonomik kriz olarak cereyan edecek.
Belki bütün hesap, bütün plan budur...

***


NOT DEFTERİ
Genç değiliz şimdi. İçimizde dağları devirmek, dünyayı fethetmek isteğimiz kalmadı. On sekiz yaşındaydık; tam yaşamayı ve dünyayı sevmeye başlamıştık. bizi bu dünyayı mahvetmekle görevlendirdiler. Biz yalnızca savaşa inanıyoruz artık. (ERICH MARIA REMARQUE / Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok)

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA