Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Doğu Akdeniz krizinde ABD, ve Yunanistan'ın yelkenleri indirmesiyle umduğunu bulamayan İsrail'deki Yeni Türkiye paniği giderek derinleşiyor. Bunun göstergelerinden biri Sayın Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'na hitabı sırasında Siyonist rejime yönelik eleştirileri karşısında İsrail elçisinin salonu terk etmesiydi. Hem masada hem sahada hamle üstüne hamle yapan Türkiye'nin 'de yol açtığı travmanın bir diğer göstergesi de son iki hafta içinde peş peşe yayımlanan Erdoğan karşıtı histerik raporlar
Mossad'ın düşünce kuruluşlarından 'Jarusalem Center for Public Affairs/ Kamu Diplomasisi Merkezi'nin (JCPA) 10 Eylül tarihli raporundan sonra 16 Eylül'de bu kez 'The Jarusalem Institute for Strategy and Secrurity/Kudüs Strateji ve Güvenlik Enstitüsü'nün (JISS) 17 sayfalık raporu yayımlandı. "Ortadoğu'nun her yanında ses getiren Türklerin hiper hareketliliği" adlı JCPA raporunda Batı'nın desteğine rağmen Erdoğan'ı frenlemede çaresiz kalan Siyonistlerin yaşadığı panik resmediliyordu. Üç gölge Mossadçının JISS enstitüsü için kaleme aldığı ikinci raporun başlığı ise her şeyi özetliyor zaten... '21. yüzyılda İsrail ve komşuları için en büyük engel Türkiye'
Bu tür raporlar aslında Mossad'ın birer 'psikolojik harp' çalışması. Ocak 2019'da Suudi, Mısır ve BAE'li istihbarat şefleriyle buluşan Mossad Başkanı , "Erdoğan iktidarındaki Türkiye'nin İsrail için 'dan daha büyük tehlike oluşturduğunu" ilan etmişti.

***


Raporun üç yazarından Profesör Efraim Inbar, JISS başkanı. Bir ayağı İngiltere ve ABD'de. İsrail'in stratejik doktrininin teorisyenlerinden. müdavimi.
Dr. Eran Lerman ise emekli bir albay. JISS'in başkan yardımcısı. Ulusal güvenlik genel direktör yardımcılığı yapmış. Askeri istihbaratta 20 yıllık bir kariyere sahip. Neoconların kalesi Shalem College'da ders veriyor.
Raporun üçüncü yazarı Dr. Hay Eytan Cohen Yanarocak ise 'tanıdık' biri. Sosyal medya paylaşımlarından da görüleceği üzere şizofrenik CHP/HDP militanlarını aratmıyor. Moshe Dayan Center'da 'Kürt uzmanı' olarak çalışıyor. Aydınlık gazetesi, önceki gün raporun bazı önemli kısımlarını Onur Sinan Güzaltan'ın imzasıyla sürmanşetten verdi. Kin ve nefret diliyle yazılmış, akademik düzeyden yoksun şizofrenik raporun her yanından Erdoğan düşmanlığı akıyor.

***


Daha ilk cümledeki "Erdoğan liderliğindeki Türkiye hem bölgenin istikrarını hem de İsrail'in çıkarlarını tehdit ediyor" hezeyanı, pespaye raporun düzeyini ortaya koyuyor zaten. Raporda son bir can havliyle Batı'yı yardıma çağıran yazarlar, daha yol yakınken ABD ve Avrupa'nın Erdoğan'ı frenleyebileceğini söylüyorlar.
Bunun reçetesini de şöyle formüle etmişler... "Erdoğan'ın asıl gücü olan ekonomik başarısı aynı zamanda onun en zayıf noktası olan Aşil Topuğu'dur da" diyerek finans çetelerini göreve çağırıyorlar.
Ne var ki güvendikleri dağlara kar yağdığını onlar da görüyor. ABD bölgeden çekiliyor. Suudilerin dönemi kapanıyor. Rusya, Çin ve İran ile Türkiye ittifakı daha da güçleniyor. Fransa ve Yunanistan'ın ise çapları ortada. Bu halleriyle üç yazar tıpkı korkudan mezarlıkta ıslık çalan adamlara benziyor. Siyonist rejimi bekleyen akıbet belli.
Atalarımız boşuna 'Korkunun ecele faydası yoktur' dememiş.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA