ABD, dünyayı kasıp kavururken Pentagon'un adı 'savunma bakanlığı'ydı. Fakat dünya jandarmalığından istifa etmek zorunda kalınca Pentagon'un adı ne hikmetse 'savaş bakanlığı'na çevrildi. Bu refleks aslında kuyruğu dik tutma psikolojisinden ve çok kutuplu yeni küresel sisteme uyum sağlayamamaktan kaynaklanıyor. Bir savunma mekanizması. Küresel güç haritalarındaki zayıflığı perdelemek için retorik bir manipülasyon sadece.
Çünkü ilk olarak dil ve söylemde kurulan neo-liberal Amerikan imparatorluğu kaderin bir cilvesi olarak yine kelime kelime ve cümle cümle çözülüyor. Kavramsal paradigması giderek erozyona uğrayan Amerikan yönetiminin küresel düzeydeki askeri, ekonomik ve siyasi cephesi de giderek küçülüyor.
Nitekim eskiden dünyanın jandarması gibi davranan ABD artık mahalle kabadayısı edasıyla hareket ediyor. Dikkatini bugünlerde Venezuela'ya veren ABD yine üst perdeden konuşuyor. Uluslararası savaşlar yerine artık 'ulusal askeri müdahaleler'e kadar çıtayı düşüren ABD Savaş Bakanı Peter Hegseth, önceki gün yaptığı açıklamada Venezuela istilasının işaret fişeğini ateşledi.
***
Latin Amerika'da 'narko-teröristler' ile mücadele etmek için başlattıkları askeri müdahalenin 'Güney Mızrağı Operasyonu' olarak adlandırılacağını duyuran Hegseth'in en ilginç tanımlaması ise jeopolitik literatürdeki 'arka bahçe' kavramını 'bizim mahalle' ile değiştirmek oldu. Terörizm ile savaşı da teröristlerle mücadeleye indirgedi.***
Zira bu ifadelerde küresel bir siyaset yok. Ulusal ve uluslararası bir kitle mücadelesi yok. Halklar yok. Düşünce yok. Strateji yok. Hedef yok. Yol yordam yok. Hatta kapitalist piyasa uygarlığından bir düşünce kırıntısı bile yok. Peki, ne var? Hegseth'in cümlelerinde sadece atomik yapılara, lobilere ve şirketlere endeksli profesyonel bir siyaset aktivizmi var. Güç merkezlerine yakılan eklektik sarı ışıklar var.