Enerji sektöründeki önemli dergilerden Oil&Gas Journal'ün yayımladığı petrol rezervi sıralamasındaki ilk 10 ülke arasında Venezuela 303 milyar varil ile ilk sırada. Suudi Arabistan 208 milyar varil ile ikinci; İran ise 208 milyar varil ile üçüncü. İlk üçten sonra 163 milyar varille Kanada, 145 milyar varille Irak, 113 milyar varille BAE, 101 milyar varille Kuveyt, 80 milyar varille Rusya geliyor. ABD 55 milyar varille dokuzuncu sırada. Onuncu sırada ise 48 milyar varille Libya geliyor. Listeden de görüldüğü üzere Rusya ve dördüncü sıradaki Kanada dâhil petrol zengini bütün ülkeler ABD'nin ya kontrolünde ya da hedefinde.
Bütün savaşların sebebi zengin kaynakları kontrole dayanıyor. Sömürgeci devletler nedeniyle nimetten kara lanete dönüşen petrol ve diğer değerli madenlere şimdi bir de nadir toprak elementleri eklendi.
Ortadoğu'da ilk petrol 1901'de İran'da bulunmuş ve 1908'den itibaren de çıkarılmaya başlanmıştı. Irak'ta ise petrol 1902'de keşfedildi. İngilizler petrolün kokusunu alınca 1907 yılında İran'ı Rusya ile üç nüfuz alanına böldü. Birinci Dünya Savaşı ve 1917'deki Bolşevik Devrimi, Rusya'nın İran üzerindeki tahakkümünü biraz kırdı.
***
Ancak İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sırasında İran yeniden Rusların ve İngilizlerin satranç tahtasına dönüştü. Masayı yıkan ABD oldu. Savaş sürerken 1943'te "İran'ın toprak bütünlüğünü savunuyoruz" diyen ABD, ülkeyi yeniden parçalamaya çalışan Rusya ve İngiltere'nin hesaplarını bozdu.***
Haliyle II. Dünya Savaşı'ndan bugüne ABD, bölgemiz başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında Suriye'deki ilk darbesinden Venezuela'daki son darbesine kadar yaklaşık 94 askeri müdahale, işgal ve savaşa girişti. Daha da girişecek. Zira ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni Amerikan stratejisinin (Donroe Doktrini) ana hedefi bütün kıtalardaki stratejik kaynakları kontrole dayanıyor. Trump, Amerikan emperyalizmini derinleştirerek sürdürüyor.