Dünyanın İran eksenli gerilime odaklandığı bir dönemde ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak iç siyasetine ilişkin çıkışı biraz gölgede kaldı. Oysa Trump'ın Irak'ta 11 Kasım 2025'teki meclis seçimlerinden sonra yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen eski Başbakan Nuri El Maliki ile ilgili isyanı bence çok yerinde ve tarihi bir hamle.
329 sandalye için Irak'ta yapılan seçimlerde şu anki Başbakan Muhammed Şiya Es-Sudani'nin İmar ve Kalkınma Koalisyonu 1.3 milyon oyla 45 vekil çıkardı. Mesud Barzani'nin KDP'si 1.1 milyon oyla 26 sandalye kazandı. Eski Meclis Başkanı Muhammed Halbusi'nin Sünni Takaddüm Partisi 900 bin oyla 27 sandalye alırken Maliki'nin Kanun Devleti Koalisyonu ise 700 bin oyla 30 sandalye kazandı.
Hıristiyan, Ezidi, Şebek ve diğer azınlık gruplara ayrılan 9 kontenjan çıktığında kalan 320 sandalyenin son dağılımında Şiiler 187, Sünniler 77 ve Kürtler 56 vekillik çıkardı. Doğal olan Sudani'nin yeniden hükümeti kurmasıydı. Ancak İran yanlısı Şii partileri destek vermeyince Başbakan Sudani, Maliki adına geri çekildi.
***
Irak'ta başbakan Şii, cumhurbaşkanı Kürt ve meclis başkanı ise Sünnilerden seçiliyor. Başbakanın atanması
için önce cumhurbaşkanının seçilmesi
gerekiyor. Kürtler adaylıkta anlaşamayınca
28 Ocak'ta mecliste yapılması planlanan
cumhurbaşkanı seçimi ertelendi.
Kürtler arasındaki uzlaşıya göre
cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin
KYB'si tarafından belirleniyor. Buna karşılık
Kürt Bölgesi'nin başkan ve başbakanı ise
Mesud Barzani'nin
KDP'sinden seçiliyor.
2006-2010 ila 2010-2014 arasında iki kez başbakanlık yapan Maliki'nin
Kürt cumhurbaşkanından onay alması gerekiyor.
Fakat Maliki'nin başbakanlık için adı
geçer geçmez
Trump hemen itiraz etti.
Neden? Çünkü Maliki,
küreselci ve neo-concu ABD'nin Irak'ı mezhebi ve etnik temelli parçalayan işgal projesinin en önemli simalarından biriydi.
Maliki'ye Irak'ta verilen görevlerden biri de
Türkiye'yi frenleyip İran'ın bölgesel güç haline getirilmesi senaryosuydu.
Maliki, işgalci güçlerin kendisine verdiği görevi hakkıyla yerine getirdi. Şii merkezli bir politika izleyerek Sünnileri ezdi.
Sünnilerin maruz kaldığı
fiziki ve siyasi soykırım Irak'ta DEAŞ'ın ortaya çıkışını sağladı. Trump o anlamda
Obama ile birlikte DEAŞ'ın asıl kurucularından
birinin de Maliki olduğunu iyi biliyor.
DEAŞ'ı palazlandıran Maliki
2014'te örgüte Musul'u adeta altın tepside sundu.
***
Nuri El-Maliki Sünnilere yönelik soykırım politikasını
2012'de başlattığı Dicle Operasyonu ile Kürt bölgelerine de taşımaya kalktı. Hedefi
Türkiye yanlısı Barzani'yi ezip İran yanlısı
Talabani'yi tek güç haline getirmekti. Türkiye, Maliki'nin hem Sünnileri hem Barzani'yi ezme stratejisini çökertti.
2012'de Maliki, Enerji Bakanımız
Taner Yıldız'ı taşıyan uçağın Erbil'e inmesine izin vermedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kuzey Irak ziyaretini
engelleyerek Türkiye ile köprüleri attı.
Çünkü Türkiye, Maliki'nin hakkında önce tutuklama ardından da idam kararı çıkardığı
Sünnilerin temsilcisi ve Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi'yi koruması altına almıştı.
Israrlara rağmen Ankara, Haşimi'yi Irak'a iade etmedi. Maliki'nin Türkiye'ye öfkesinin bir nedeni de
Kürt bölgelerindeki petrol yatırımlarımızdı.
Ayrıca Suriye iç savaşında Türkiye'nin Esad karşıtı muhalefete destek vermesi de Maliki'yi çıldırtan faktörlerdendi.
Şu anki Maliki zırnık değişmiş değil. Son demeçlerinde
Suriye'deki Ahmed Şara yönetimini cihatçı ilan edip
İsrail ve Türkiye'nin birlikte Suriye'yi ele geçirdiğini söylüyor.
Şimdi Suriye'deki
7 bin DEAŞ'lının Irak'a gönderileceği ve ABD ile İran arasında
savaş tamtamlarının çaldığı bir dönemde
Tahran yanlısı, fanatik mezhepçi ve tescilli Türkiye karşıtı Maliki'nin Irak'ta yeniden iktidara gelmeye çalışması
elbette bir tesadüf olamaz. Görüldüğü üzere
hem Türkiye hem Trump düşmanı odaklar
boş durmuyor. Zaten Trump da tehlikeyi sezdiği
için bir bakıma
önleyici müdahalede bulunuyor.