Türkiye'nin en iyi haber sitesi

BERCAN TUTAR

Rusya ve Çin’in ‘İran ihaneti’

Sesli dinlemek için tıklayınız.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırı hazırlığını bu kadar rahat yapabilmesinin iki önemli nedeni var. İlki ambargo altındaki rejimin uyguladığı sert uygulamalara ekonomik sıkıntıların da eklenmesiyle halkın artık isyan noktasına gelmesi. Son protesto dalgasında rejim güçlerinin sergilediği şiddet halk ve devlet arasındaki toplumsal sözleşmeyi zedeledi.
Dış baskılara ve saldırılara karşı hep devletinin yanında duran halk olası bir yabancı müdahalede artık harekete geçemeyecek kadar sosyopsikolojik hayal kırıklığı içinde. Rejimin düşmanları da bunun farkında. O nedenle ABD şölen havasında saldırı hazırlıklarını sürdürüyor.
Bu iç faktörün yanında İran'ın iki önemli dış müttefiki Rusya ve Çin'in izlediği ihanet stratejisi de ABD'nin çok rahat hareket etmesini sağlıyor. Zira Batı'nın kuşatmasını aşmada İran'ı bir koz olarak gören Rusya ve Çin, şimdi rejime destek vererek ABD ile çatışmaktan kaçınıyor. Bir bakıma toplumsal bütünlüğü bozulmuş bir rejimi savunmayı 'yararlı' bulmuyorlar. Rusya ve Çin de rejimin miadını doldurduğuna inanıyor.

***

Moskova'nın Tahran'ı Batılı ambargoları aşmada, Ortadoğu'da Batı etkisine karşı denge oluşturmada ve savunma sanayisini beslemede diplomatik bir manivela olarak gördüğünü unutmamak lazım. Haliyle göstermelik 25 yıllık stratejik anlaşmalara ve askeri tatbikatlara aldanmamak lazım. Rusya için İran hiçbir zaman vazgeçilmez bir müttefik olamadı. Dolayısıyla İran'ın kalemi 2025'teki Alaska Zirvesi'nde kırıldı. Ukrayna krizinde Rusya'nın taleplerini karşılayan ABD karşılığında da Venezuela, Suriye, Zengezur Koridoru, Orta Asya ve İran'da istediği tavizleri kopardı.
Benzer bir küresel pazarlık Çin ile de yapıldı. Ekonomik çıkarlarını korumaya ve ABD Başkanı Trump'ın nisan ayında Pekin'e yapacağı ziyarete odaklanan Pekin, 2021'de 25 yıllık stratejik anlaşma imzaladığı Tahran nedeniyle risk almak istemiyor. 2025'in Kasım ayında İran'a füze parçaları taşıyan bir Çin gemisine el konuldu. İran'a askeri yardımları sürdürmesi halinde daha fazla baskıya maruz kalacağı yönünde tehdit edilen Çin, geçen ay Avrupa ile istediği ticaret anlaşmalarını imzalayınca tamamen yön değiştirdi. Üstelik sırada nisan ayında ABD ile yeni ekonomik açılım da var.
Dolayısıyla Pekin de Tahran'ı vazgeçilmez bir müttefik değil sadece ucuz enerji tedarik ettiği jeo-ekonomik bir seçenek olarak görüyor/du. Haliyle İran'ı da aşan küresel ve bölgesel bir dizayn var karşımızda. ABD'nin Rusya ve Çin ile uzlaşı içinde hareket etmesi de bunun en somut göstergesi.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.