Türkiye'nin en iyi haber sitesi

BERCAN TUTAR

İsrail’deki Trump şoku

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Her şeye siyonist fantazyanın hezeyanından bakan İsrail, değişen bölgesel ve küresel dinamikler karşısında adeta şok geçiriyor. Özellikle ABD'nin İsrail'i devre dışı bırakarak İran ile bir anlaşmaya varması, Tel Aviv'de soğuk duş etkisi yarattı.
Nitekim İsrail'de neredeyse herkes ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile savaşı bitirme kararını 'felaket' diye niteliyor. İsrail hazırlıksız yakalandı. Fakat buna rağmen Trump'a karşı özenli bir dil kullanmayı tercih ediyorlar. Çünkü güvendikleri bütün dağlara kar yağdığını onlar da görüyor. Dünyada başka güvenecekleri dağ da kalmadı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ofisinden yapılan ilk açıklamada, Netanyahu'nun anlaşma hakkında Başkan Trump ile görüştüğü ancak İsrail'in bu mutabakat zaptının bir tarafı olmadığı vurgulandı.
Oysa muhalefet ve kamuoyunda hayal kırklığı çok derin. Askeri yetkililer anlaşmanın 'İsrail için çok kötü' olduğu kanısında hemfikir. İsrail medyası ise savaşın başında belirtilen hedeflere ulaşılamadan imzalanacak bir anlaşmanın kesin bir yenilgi olduğunu kaydediyor. The Times of Israel gazetesi, lanse edilenin tersine İran'ın bölgesel nüfuzu, askeri yapısı ile müttefik ağını hâlâ koruduğunu yazıyor hayıflanarak.

***

Yahudi akademisyenler de aynı görüşte. Tel Aviv'deki Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nün (INSS) düzenlediği panelde İran'ın savaşın kazanan tarafı olduğu görüşü dile getirilmiş: "Savaş boyunca ağır darbeler alan ve yıllarca bunun etkisinden kurtulması zor olan İran şu an gülüyor. ABD Başkanı Trump, onlara meşruiyet kazandırdı. Ayrıca vekil güçlerini desteklemeye, füze cephaneliklerini güçlendirmeye ve nükleer programına devam etmesini teşvik edecek muazzam miktarda fonu da Trump'ın serbest bırakacağı görülüyor."
Evet, Trump'ın en büyük silahı aslında 'meşruiyet kazandırma stratejisi' denilebilir. Bu stratejiyi Rus lider Vladimir Putin ile Çin lider Şi Cinping'e karşı da başlarıyla uyguladı. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Eş Şara'ya karşı da bu stratejiyi başarıyla devreye soktu. Şimdi de İran rejimini sisteme entegre etmek için bu silahı kullanıyor.

***

Siyonizm melanetiyle malul Yahudi akademisyenler ve siyasiler sadece sonuçlar üzerinden konuşuyor. Histerik saplantılarından dolayı bölgemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri doğru okuyamıyorlar. İdeolojik at gözlükleri gerçekleri görmelerini engelliyor. Olan bitene jeopolitik mercekten bakamıyorlar. Haliyle ABD'nin yeni küresel jeopolitik hamlelerini kavrayamıyor ve oyun dışı kalıyorlar.
İşte bu yüzden İran'a diz çöktürüp Ortadoğu'daki zaferlerini perçinlemeyi hayal ederken sarsıcı bir kâbus senaryosuna uyandılar. Hatta Yedioth Ahronot'tan Nahum Barnea'nın dediği gibi "İran rejimini devirmek amacıyla başlayan savaş İsrail'deki rejimi devirmek için küresel bir mücadeleye dönüşerek son buluyor..."
İsrail Kanal 12 televizyonunda yayımlanan bir ankette de Yahudilerin ancak yüzde 21'i Trump'ın İsrail'in çıkarlarını koruyacağına güvendiğini belirtirken yüzde 62'si ise olumsuz görüş bildirmiş.
Bu rakamlara yüzde 17 oranında görüş belirtmekten kaçınanları da kattığımızda neredeyse İsrail kamuoyunun yüzde 79'u kendisini sahipsiz, ortada kalmış ve aldatılmış hissediyor. Bunda şaşılacak bir şey yok. Eskiler boşuna "Ne ekersen onu biçersin" dememiş.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA