Türkiye'nin en iyi haber sitesi

BERCAN TUTAR

İran’ın altın tepside ABD’ye sunduğu zafer

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Hürmüz'deki kriz giderek jeo-politik kördüğüm halini almaya başladı. Burada sadece İran'ı suçlamak meselenin küresel veçhesini göz ardı etmek olur. ABD'nin kendisi de Hürmüz'deki girdabı şiddetlendirmekten yana. Zira bu yolla paradoksal biçimde iki önemli stratejik kazanç elde edeceğini öngörüyor. Ve elde ediyor da.
Kendisi zarar görse de Hürmüz kriziyle ABD, ana hedef olarak belirlediği Asya'daki rakiplerini kuşatma hamlelerini yeni bir aşamaya taşıma imkânına kavuşacak. İkinci olarak da Avrupa, NATO ve Körfez ülkeleri yanında BM Güvenlik Konseyi'nde Rusya ve Çin'i de yanına alarak İran'a karşı yeni bir küresel koalisyon oluşturmanın fırsatını yakalamış oldu.
Bu bağlamda birinci İran savaşı bitti. Artık Hürmüz savaşı var. İlk savaşı İran kazandı. Ancak ikinci savaşı kazanma şansı çok az. Zira bu yeni savaşta Donald Trump üzerindeki Amerikan kamuoyu baskısı sürse de Kongre'deki siyasi basınç hayli azalacak.

***

Çünkü ABD Başkanı Trump, Kongre onayını gerektiren yeni bir savaş ilanı kararı almadan anlık veya aralıklı saldırılarla süreci istediği gibi yönetme imkânına kavuştu. Üstelik NATO zirvesinin sonuç bildirgesinde de yer aldığı üzere Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine açılması konusunda ittifakın 32 üyesinin açık desteğini de arkasına almayı başardı.
Haliyle İran savaşının ikinci aşamasında Tahran daha fazla yalnızlaşmış olacak. Hatta Rusya ve Çin'den bırakın askeri ve ekonomik desteği siyasi ve diplomatik desteği dahi bulamayacak.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (DMO) 8 Temmuz'da üç gemiye saldırarak başlattığı ikinci İran savaşı (Hürmüz savaşı), eğer kısa vadede sönümlenmezse bu yeni çatışma iklimi İran yönetimi üzerinde baskısı her geçen gün artan bölgesel ve küresel bir kuşatmaya dönüşebilir.
Öyle görünüyor ki bu savaşı ABD istediği gibi yönlendiriyor. Yoksa görüşme masasının kurulduğu ve ateşkesin sağlandığı bir süreçte DMO'nun kendi ayağına kurşun sıkmak olarak anlaşılan böylesi irrasyonel bir davranışa kalkışmasının makul bir açıklaması bulunmuyor.

***

Daha şimdiden bütün bölge İran'a karşı konumlandı. İngiltere, Fransa ve Almanya gibi aktörler Hürmüz stratejisinde ABD'ye açık destek veren bir pozisyon sergiliyor. Boğazın kapalı olmasından dolayı enerji arzındaki düşüşten dolayı büyük ekonomik sıkıntılarla boğuşan Çin, Japonya, Hindistan, Güney Kore gibi Asya ülkeleri de Tahran'ın hamlesini anlamsız ve yersiz diye niteliyor.
ABD'nin İran savaşıyla ilgili bütün hedefleri bulanık ve belirsiz olsa da Hürmüz'ü açmak şeklindeki iddiası giderek en net amaç haline dönüşüyor. Savaştaki amacın bu şekilde netleşmesi ve sınırlanması, İran'a karşı ABD'nin elini içeride ve dışarıda daha da güçlendiriyor. Bu yolla ayrıca küresel arenada ve bölgesel düzeyde alerjiye yol açan İsrail faktörü de devreden çıkarılmış oluyor.
Ateşkes ve barışın anahtarını İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ticaretini tehdit etmediği bir uzlaşı formasyonuna çeviren ABD, yenildiği savaşta İran'ın hatalarıyla yeniden avantaj elde etti. Hâsılı kelam yaptığı akıl almaz hatalarla Hürmüz kumarını kaybeden İran her açıdan tek başına kalan ve kazanamayan ABD'ye altın tepside bir zafer sunuyor. Tablo kısaca bundan ibaret.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA