Türkiye'nin en iyi haber sitesi

BERCAN TUTAR

‘Westalgia’daki AB’nin Türkiye hezeyanları

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Avrupalılar çok tuhaf. Hem deyim yerindeyse ABD ve Türkiye'ye 'köpek' gibi muhtaçlar. Hem de burunlarından kıl aldırmıyorlar. Kuyruğu dik tutmaya çalışıyorlar. Bazen de meydan okumaya kalkıyorlar. Fakat ne yapsalar nafile. Bu nedenle her çıkışları jeopolitik intihara dönüşüyor. Ancak yine de Türkiye'ye karşı dört bir koldan beşinci kol faaliyeti içindeler. NATO zirvesindeki küresel performansımız ve hemen peşinden gelen 15 Temmuz'daki destansı direnişin yıldönü kimyalarını altüst etmişe benziyor. Şizofrenileri tavan yapmış durumda.
Gazze Kasabı Netanyahu, Trump'tan fırça yeme pahasına ABD'nin kanallarını gezerek Türkiye'nin F-35 alımını engellemeye çalışırken Rum ve Yunan lobileri ise Avrupa ve Kıbrıs üzerinden saldırılarını sürdürüyor. 20 Temmuz 1974'teki Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52'nci yıldönü yaklaşırken adeta çıldıran bu kesimler asılsız iddia ve iftiralarla ülkemize saldırılarını daha da artırdı.
Bu saldırıların son örneği Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 8 Temmuz'da aldığı skandal karar ile Avrupa Birliği'ne (AB) bağlı Dış İlişkiler Servisi EEAS'ın 15 Temmuz'da hazırladığı rapor.

***

AP'nin 8 Temmuz'da kabul ettiği Kıbrıs'la ilgili tarihi gerçekleri tersyüz eden küstahça karar metni, "Türkiye'nin 1974'teki işgalinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri" başlığını taşıyordu. Metinde, Kıbrıs'ta 1974'te Rum kadın ve kız çocuklarına cinsel şiddet uygulandığı iddialarına yer verilerek Türkiye "uluslararası hukuku ihlal etmekle" suçlanıyor.
Kararda ayrıca "Kıbrıs Barış Harekâtı" "işgal" diye tanımlanıyor. Türkiye'nin uluslararası hukuk kapsamında mağdurlara tazminat ödemesi ve onların haklarını gözetmesi yükümlülüğü olduğu savunuluyor. AP'de 575 lehte, 33 aleyhte ve 43 çekimser oyla kabul edilen kararda, TSK'nın adadan derhal ve tamamen çekilmesi talep ediliyor.
Bu skandal karar NATO zirvesinin başladığı gün olan 8 Temmuz'da yayımlandı. Gereken cevaplar fazlasıyla verildi. Ne var ki NATO zirvesi çok başarılı geçti. Zirve adeta ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın şovuna dönüştü.

***

Peşinden 15 Temmuz anması geldi. Tam da ulusal irademizin destansı zaferinin sembolü olan günde AB küstah bir hamle daha yaptı. EEAS'ın yayımladığı "Ortak Anlayış/Common Understanding" başlıklı raporda yine Rum tezleri eşliğinde değerlendirmelere yer verilmiş. Türkiye'ye Doğu Akdeniz ve Kıbrıs politikaları üzerinden sopa göstermeye çalışan AB'nin hadsizliğine Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlığı'mız (MSB) gerekli ve anlamlı çıkışlarla yanıt verdi.
Türkiye'nin bağımsız siyasetine dil uzatanlara MSB, Rum terör örgütü EOKA'nın barbar katliamlarını anlatan bir video ile karşılık verdi. Dışişleri de haklı olarak Avrupa'nın stratejik körlüğüne ve vizyonsuzluğuna vurgu yaptı. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan ise NATO zirvesi öncesi kapımızı aşındıran AB'li liderlerin sinsiliklerini yüzlerine vurdu.
Kuşku yok ki Türkiye'nin etkisiyle "NATO'ya devam" kararı alındı. Trump, NATO'yu dağıtacak diye Avrupalıları hafakanlar basıyordu. Ankara zirvesiyle rahatladılar. Ancak zirvenin ardından yine dişlerini göstermeye başladılar.
Bu ikiyüzlülüğe ve şizofreniye Batılı yazarlar bile artık tahammül edemiyor. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi Başkanı (ECFR) Mark Leonard, Project Syndicate'deki son yazısında AB'nin bu şizofrenik tablosunu "The Tragedy of "Westalgia/Batı nostaljisinin trajedisi" diye özetlemiş. Ve şu uyarıda bulunmuş, "Trump karşısında onurlarını yitiren Avrupalı liderlerin böyle devam ederlerse bundan sonra çok daha fazlasını kaybedecekleri" uyarısında bulunuyor. Leonard, yerden göğe kadar haklı. Fazla söze hacet yok.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA