İslam dünyasının üç önemli güç merkezinin imzaladığı Mekke Paktı, Müslüman halklarda büyük bir coşkuya, sevinç ve kıvanca yol açtı. Zira Mekke'de ilan edilen Ortak Savunma Anlaşması sadece askeri ve güvenlik alanında değil stratejik, siyasi ve ekonomik alanda da bütün kapıları sonuna kadar aralayacak bir potansiyele sahip. Zira ittifak üyesi ülkeler arasında sınırsız bir ilişki dönemi başlayacak.
Bu engelsiz işbirliği sadece askeri sahayla sınırlı kalmayacak. Ekonomiden sağlığa, kültürden spora hemen her alanı kapsayacak. Zaten Arap dünyasında yapılan yorumlarda da özellikle Suudi Arabistan medyasında Muhammed binSelman'ın başlattığı 3 trilyon dolarlık Vizyon 2030 projesine işaret ediliyor.
Bu projede ittifak üyesi ülkelerin sınırsız bir koordinasyon ve işbirliği ağı içinde olacağının altı çiziliyor. İlk etapta gözlerin 500 milyon dolarlık NEOM projesindeki yatırımlara yoğunlaşması bekleniyor.
***
Mısır, Kuveyt, Katar, BAE, Suriye ve Bahreyn gibi yeni üyelerle bu ittifakın hem askeri hem ekonomik ve stratejik havzasının daha da derinleşip büyümesi bekleniyor.
Kuşku yok ki Mekke'de imzalanan savunma anlaşmasıyla bütün bariyerler ve kotalar kaldırılacak. Kapalı olan bütün kapılar aralandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ittifakın herkese açık olduğunu ilan ederek bölge ülkelerine
güvenlikten başlayarak işbirliği potansiyeli ve imkânlarının sınırsız olduğunu hatırlatıyor.
Bu yeni stratejik bakış açısı, yeni bir dönüm noktasına işaret ediyor. Bölgenin
makûs talihini değiştiriyor. Bölge ülkelerini tek varlıkmış gibi ortak bir çıkar ve ideal etrafında bütünleşmeye teşvik ediyor.
Mekke Paktı'ndan çıkan en önemli sonuç bence yüzyıldır beklenen
birlik ve dayanışma çağrısının kuvveden fiile geçmesidir. Sadece silah arkadaşlığı değil kader birliği de yapılacak. Ticarette de diplomaside de ortak paydalar olabildiğinde derinleşecek. Müslüman halklardaki ümmet bilinci daha da güçlenecek, belirginleşecek.
***
Zira ittifaktaki her ülke sahip olduğu avantajını diğer ülkelerin faydasına sunacak. Kardeşlikte ve yardımda yarış başlayacak.
Unutmayalım ki küresel siyasette odak merkezi olan İslam dünyasının en büyük eksiği bir
hegemondan mahrum oluşuydu. Şimdi bu mahrumiyet Türkiye sayesinde sona eriyor.
Türkiye'nin hegemonik yükselişi bölgedeki ülkeleri birbirine yakınlaştırıyor.
Çünkü Türkiye'nin hegemonik ağırlığı kaosa yol açan diğer emperyal güçlerin aksine -
Suriye'de görüldüğü üzere- istikrar ve barışa hizmet ediyor. Batı medyasının da itiraf ettiği üzere Türkiye'nin gücü
İran savaşının bölgeye yayılmasını donduran en büyük etkendi.
Türkiye'nin bu hegemonik yükselişi
İsrail'in kaotik planlarını akamete uğratıyor.
İsrail'in parçalamak istediği İslam dünyası şimdi Mekke Paktı ile ülke ülke yeniden birleşiyor. Bu yönüyle Mekke Paktı
yüzyılın ittifakıdır, yüzyılın ittihadıdır. İç içe geçmiş krizler çağı artık geride kalacak. Yeni dönemde askeri ve ticari alanlar başta olmak üzere her sahadaki
ilişkiler şahlanacak. Kapılar sonuna kadar açılacak.