Spotted Pig diye birkaç yıl önce adı çok geçen bir bar vardı, The Breslin işte oranın sahiplerinin şu anda Ace Hotel'in altında yer alan popüler restoran-barı. Çekici bir bar ve şıkcana ama rahat (Masaların üstü beyaz örtülü değil de mülaj/saman/kasap/kese kâğıdı kaplı) bir restoran. Duvarlarda inekten tavşana, danadan tavuğa, hayvanlar âleminin tüm yenilebilirlerinin resimleri ve de mönüde bunların tüm uzuvları! The Breslin'e senatör kılıklı ağır abilerden illa bir tarafına kuş kondurmuş ama bu hep de kendiliğinden olurmuş havasındaki cool tiplere, seyri hoş bir kalabalık geliyor ve pahalıcana şaraplar eşliğinde şöyle kalemler seçiyor mönüden: Tavuk ciğeri parfesi, çıtır ördek yumurtası, bizim mumbarı andıran blood sausage... Terin tahtalarında tadımlık Afrika tavuğu, köylü domuzu, erikli tavşan, ciğer salamı diyebileceğimiz liverwurst, kelle peyniri diyemeyeceğimiz head cheese (Bu bir peynir değil jölemsi et çeşidi. Dana ya da domuzun (bazen koyun veya ineğin de) baş etinden yapılıyor; beyin, göz ve kulak duruma göre giriyor ya da çıkıyor, bazen yürek ve ayak gibi misafirler de katılıyor). The Breslin'deki ana yemekler arasında kuzu paçası ve kızarmış domuz ayağı var. Sığır kuyruğu ve dilini kasenin içinde getiriyor, küçük bir çaydanlıkla da üstüne et suyu döküyorlar. Beyoğlu Lades'in haşlamasından aman aman daha mı lezzetli, hayır değil, ama atılacak fena bir çentik de değil hani!