NAMIK Kemal Engin, SABAH'a İngiltere Büyükelçiliği'nden geldiğini iddia ettiği e-mailleri gösterdi. E-mailleri gönderen adrese bakıldığında kaynak uzantısı olarak "@turkei.net" şeklinde pek kullanılmayan bir uzantı var. Ayrıca davetiyede Büyükelçilik Özel Kalem Vekili olarak belirtilen Ramazan Pınar diye birisi elçilikte çalışmıyor. Tüm bunlara rağmen Engin, dolandırılma ihtimalini aklına bile getirmiyor. Anlattıklarına geri dönelim..." Baktık elçiyle görüşemiyoruz. Dışişleri Bakanlığı'na başvurduk. 'Londra'dan özel kurye ile emtialarımız geldi bize göstermiyorlar' dedik. Cevabı 3 ay sonra geldi. O cevapta muhatabınız Büyükelçilik deniyordu..." Gerçekten de Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Daire Başkanlığı Namık Kemal Engin'e böyle bir yazı göndermişti. Dönemin Konsolosluk İşleri Daire Başkanı Ali Öktem tarafından imzalanan cevabi yazıda şöyle deniyordu: "Internal Revennue Services (IRC) Londra Bölümü'nden tarafınıza gönderilen emanetin teslimi amacıya Ankara'daki İngiltere Büyükelçiliği'ne şahsen müracat etmeniz gerekmektedir. Bilgilerini rica ederim." Tabi Engin Büyükelçilik'ten hiçbir zaman "Buyurun gelin emanetinizi alın!" cevabı alamadı. Bunun üzerine Engin ve oğlu Cumhurbaşkanlığı'na, Başbakanlığa, Maliye Bakanlığı'na, hatta MİT'e dilekçe üzerine dilekçe yağdırmaya başladı. Sayıları 100'e ulaşan bu dilekçelerde Namık Kemal Engin "Hisse senetlerimi verin!" diye feryat ediyordu.