Türkiye'de sendikacılık hareketi nereden nereye geldi. İlk işçi hareketlerinin başladığı Osmanlı döneminden, 1925 yılında Takrir- i Sükûn kanunuyla kapanan cemiyetlere, yasaklanan 1 Mayıs'a, 12 Mart darbesiyle memurların sendikaya üye olma haklarının ellerinden alınmasına, 12 Eylül darbesiyle işçi ve memur sendikalarının kapatılmasına kadar... Bugün darbe anayasasının izlerini silen yeni anayasa referandum yolunda... Krizdeki Avrupa, sendikaların fonksiyonunu azaltmaya çalışırken, Türkiye bir dönem kapattığı işçi ve memur sendikalarına yeni özgürlük alanları açıyor. Peki yeni Anayasa Paketi'ne işçi ve memur sendikaları nasıl bakıyor? Yeni düzenleme ile Batı'ya yaklaşılıyor mu? Referandum sandığında oylarının rengi ne olacak?
Türkiye'nin getirdiği haklar krizdeki Avrupa'da törpüleniyor
Krizdeki Avrupa kemer sıkma önlemleri ile bir taraftan emeklilik yaşını artırıyor diğer taraftan sendikaların fonksiyonunu tırpanlıyor. 'Sosyal devlet' kavramının anavatanı olarak gösterilen ve sendikalara verdiği haklardan ötürü çok sayıda devletin örnek aldığı Avrupa ülkeleri, İkinci Dünya Savaşı öncesi dönemi hatırlatan kararlar almaya hazırlanıyor. İspanya'da sosyalist Başbakan Jose Luis Rodriguez Zapatero'nun başında bulunduğu hükümetin yeni bir reform paketi geçen ay kamuoyuna yansıdı. Paketle şirketlere dolaylı yoldan destek veriliyor. Şirketlerin şikayet ettikleri işçi çıkarma ve alımındaki maliyet sorunu, sendikaların fonksiyonu kısıtlanarak çözülmeye çalışılıyor.
Yeni anayasa çalışma hayatıyla ilgili neler getiriyor?

Memura toplu sözleşme hakkı getiriliyor. Uzlaştırma Kurulu kararlarının bağlayıcı olması sağlanıyor.

İşçiler için grev yasakları daraltılıyor. Siyasi amaçlı grev ve dayanışma grevi yapılamayacağına ilişkin hükümler kalkıyor.

Bir kişinin aynı zamanda ve aynı işkolunda birden fazla sendikaya üye olmasının yolu açılıyor.

Greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddi zarardan sendika sorumlu tutulamayacak.

Memurlar ve diğer kamu görevlilerine verilen uyarma ve kınama cezaları yargı denetimine açılıyor.
SÜLEYMAN ÇELEBİ DİSK Başkanı:
'Evet ile hayır arasındayım'
Disk
Başkanı Süleyman Çelebi, anayasanın tamamen değiştirilmesi gerektiğini belirterek, "Evet" dediğimiz maddeler var ama 'evet' ile 'hayır' arasında sıkıştırılan maddeler de var. Arkadaşlarla konuşacağız" dedi.
SAMİ EVREN KESK Başkanı:
'Hayır' cephesinde değilim
Kesk
Başkanı Sami Evren, yıllardır eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasa istediklerini belirtti. Yeni paketteki bazı maddeleri olumlu bulduklarını söyledi.
Evren, "12 Eylül Anayasası'nı savunan 'Hayır' cephesinde değilim. Ama insanların iradesine ipotek koymayız" dedi.
SALİM USLU HAK-İŞ Başkanı:
Anayasaya 'Hayır' diyeni anlamıyorum
Hak-İş Başkanı Salim Uslu, referandumda 'evet' diyeceklerini belirterek, "Anayasa ile gelen düzenlemeler ILO ve AB normlarına uygun düzenlemelerdir. Hem 'Türkiye ILO normlarına uysun' deyip hem de 'Anayasaya hayır' diyenleri anlamıyorum" diye konuştu.
AHMET GÜNDOĞDU MEMUR-SEN Başkanı:
'Pakete tam destek olacağız'
Memur-Sen
Başkanı Ahmet Gündoğdu, milletin iradesine doğru yeni bir yolculuğa gidildiğini belirterek, "Paket geçerse Türkiye'de ilk kez sendikacılık anlam kazanacak. ILO'ya uyarlanmış sendika hareketine geçeceğiz" dedi. Gündoğdu, Memur-Sen olarak pakete 'tam destek' olacaklarını kaydetti.
MUSTAFA KUMLU TÜRK-İŞ Başkanı:
'Herkes özgür iradesiyle oy kullanacak'
Türk-İş
Başkanı Mustafa Kumlu, çalışma hayatıyla ilgili hükümete 6 öneride bulunduklarını, bunların 3'ünün kabul edildiğini belirterek, "Kısmen de olsa taleplerimiz karşılandı" dedi. Kumlu, referandumda kendi tabanını empoze etmeyeceğini, herkesin kendi özgür iradesiyle oyunu kullanacağını söyledi.