Herkes hayal kurar ama sadece bazıları kurduğu hayalleri yaşar. Bundan böyle her iki haftada bir, yazılarımda hayallerini gerçekleştiren girişimcilerin röportajlarını okumaya başlayacaksınız. Bu yazı dizisinin ismini 'yıldızın parladığı anlar' koydum. Çünkü, hayatta herkes için bir dönüm noktası vardır ve o dönem noktası insanı hayaliyle kavuşturur. Birazdan, aşağıda röportajını okuyacağınız kişi Türkiye'de bir çok gence ilham olabilecek nitelikte biri. Yazı dizime kendisiyle başlamak istedim çünkü Türkiye'de kadın girişimci sayısı çok az ve bu kadar güzel bir örnek herkes için çok değerli. Bence, Gülden Yılmaz'ın başarısının sırrı samimi ve doğal olmasında. Koton markasında yönetim kurulu üyeliğinin yanı sıra TOBB GGK (Türkiye Odalar Borsalar Birliği Genç Girişimciler Kurulu) eş platform başkanlığı sorumluluğunuda büyük bir heyecanla yürütmekte. Gülden Hanımın bir hayalle başlayan iş yolculuğunu ve herkese örnek olan Kotonun enfes hikayesini aşağıda bulabilirsiniz.
Eğitiminiz ve özgeçmişiniz öğrenebilir miyiz?
Adapazarı doğumluyum. İlk, ortaokul ve liseyi orada okudum. 1987 yılında Marmara Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı'ndan mezun oldum. Bir süre İstanbul Özel Dost Lisesi‟nde Eğitim Uzmanlığı görevinde bulundum. Ancak 1 sene sürdü. Gerisi çok uzun bir Koton hikayesi.
Bu işe başlamadan önce iş hayatında tecrübeniz oldu mu, nerelerde çalıştınız?
Evet, oldu. Üniversite son ikinci sınıfta çeşitli işler yaptım. Anketörlük, promosyon elemanı olarak Eczacıbaşında çalıştım. Bir de Özel Elma Anaokulunda öğretmenlik yaptım.
Bu işe başlama fikri nereden geldi ve nasıl gelişti?
Mağazacılık, o zamanlarda, vakit geçirmek, biraz para kazanmak için başladığımız bir işti. Ben öğretmelik yapıyordum ve yaz iznim oldukça uzun sürüyordu. Sadece yaz tatilimizi değerlendirmek amacıyla bir butik açma fikri doğmuştu. Üç ayın sonunda perakende işini sevdiğimi ve bu alanda devam edebileceğimi fark ettim. Her işe ,büyütülmek ve başarılı olmak için başlanır, tabii ki ilk başladığımızda bu kadar sektörü seveceğimizi ve burada büyüyeceğimizi düşünmemiştik. Fakat insan, bazı şeyleri başarınca önüne daha büyük hedefler koyuyor.
Ne kadar sermayeyle ve nasıl bu işe başladınız?
İlk mağazamı açtığında bir de ortağım vardı. 2000$ o, 2000$ ben sermaye koydum.1000 $ da kayınpederimden aldık. Kuzguncuğun arka sokağında 25 m2 küçük bir dükkanla işe başladık.
Ekibinizi nasıl kurdunuz ve şu an kaç kişi çalışıyor?
Pozisyona göre eğitim düzeyi, üniversite ya da lise mezunu, dil bilgisi ve tecrübe gibi özellikler aramaktayız. Bunların yanı sıra analitik düşünme yeteneği bulunan, sonuç odaklı, takım çalışmasına yatkın, değişime ve yeniliklere açık, yaratıcı düşünce yeterliliğine sahip ve moda gözü bulunan yetenekleri arıyoruz. Şu an franchiselar dahil 3500 den fazla çalışanımız var.
Markanızın ismi nereden geliyor?
İlk imalata başladığımızda 93 senesi idi. Yaptığımız ürünlerin üzerine etiket koyma ihtiyacı doğdu. Bir gün sözlük taraması yaptık. Yılmaz ile Koton'a karar verdik.
İşe başlarken finansman veya rehberlik anlamında destek gördünüz mu?
Kayınpederimden aldığımız borç dışında her şey el yordamı ile oldu.
İşinizde sizin için dönüm noktası sayılabilecek bir zaman dilimi veya yardım eden kişi oldu mu?
Tabii ki birçok dönüm noktası var. Toptan ticarete başlarken ilk malımızı Avusturyalı bir müşteri Willy'e satmıştık. Sonra imalata başlamamız, Munih'te toptan ticaret ve 2000'de Arman Kırım ile tanışmamız dönüm noktalarımızdır.
Şu an markanızın yönetimini nasıl yapıyorsunuz?
Eşim Yılmaz ve ben, Koton yönetimini, kendi ilgi alanlarımıza göre paylaştık. Ben tasarım, koleksiyonlar, kumaş arge ve mağaza konseptlerini üzerime almış durumdayım, Yılmaz ise pazarlama, tedarik ve kurumsal işleyişi yönetiyor.
Bu noktaya gelmenizin kısaca hikayesi nedir?
Girişimciliği ben analitik hayalperestlik olarak tarif ediyorum. Her şey bir hayal ile başladı.
Markanızı şu an nasıl kendi sektörünüz içinde, rakiplerinize göre nasıl konumlandırırsınız?
Biz "bol çeşitlilik, ulaşılabilir fiyat ve müşteri odaklı yaklaşım" anahtar kelimeleriyle hareket eden bir markayız. Her gün on beş yeni modelin mağazaya girdiği bir başka marka örneği yok. Bir de son yıllarda yeni koleksiyonlarla genişleyen bir ürün gamımız var: Büyük beden, beachwear, denim, çocuk, partywear gibi… Bir mağazamıza giren bir ailenin her üyesinin, birçok ihtiyacını bir arada bulmasını, böyle bir beklentiyi karşılamayı istiyoruz. Sektörde müşterileri beklentilerine lifestyle odaklı ürün gösteren başa bir marka yok.
Sizce, sizin başarınızın sırrı nedir?
İyi bir takımla, hedefe odaklı ve yüksek motivasyon ile süreçlere dayalı iş yönetimi.
Gelecekte nasıl büyümeyi hedefliyorsunuz?
Her yıl başında birtakım hedefler koyuyoruz. Geçen yıl hedefimizi tam olarak gerçekleştirerek yüzde 55 büyüdük. Bu yıl için de hedeflerimiz büyük.
Bir iş gününüz nasıl geçer?
Sabah 7 gibi kalkarım yolda twitter'ımdan olan biten son gelişmelere göz atarım ve işe başlarım. Tasarım, kumaş arge ve marketing ekibimle toplantılarım olur.Ayrıca genç girişimciler gibi diğer sorumluluklarımla ilgili katılmam gereken takvimimdeki diğer etkinliklere zaman ayırırım. Akşam ve haftasonlarını kızım ve oğlumla geçirmeye özen gösteririm.
Sektörünüz, Türkiye'de sizce nereye gidiyor?
Moda perakendesinde yeni yerli markaların ortaya çıkması, yabancı markaların Türkiye pazarına girmesi sektöre büyük hareketlilik getirdi. Eskiden Türk Perakendesi kendi içinde rekabet ederken, şimdi dünya çapında rekabet ediyor.Türk markaların yurt dışında büyümeleri, Türk yatırımcıların farklı ülkelerde faaliyete geçirdikleri AVM'lerin doğan büyümesi ile her geçen gün sektörümüz gelişiyor. Rekabetin artmasıyla beraber, perakende sektörü ve tüketicilerin demografik yapıları da değişti. Eskiye oranla markalar daha fazla değer odaklı çalışıyor. Global trenleri, İnnovatif gelişmeleri hızla takip ediyor ve uyguluyor.Yakın gelecekte Türkiye'nin istikrarlı büyüyen ekonomiler arasında parmakla gösterileceğini düşünüyorum. Moda perakendenin de bu anlamda rolü oldukça büyük olacak.
Kendinizi hangi platformda gösteriyorsunuz?
Kendimi her şeyden önce işkadını olarak işimde görüyorum.
İlgi alanlarınız nelerdir, nelerden beslenir ve ilham alırsınız? Ne okur, ne seyreder ve neyi takip edersiniz?
İşim ile ilgili kitapları okuyorum genelde… Herşeyden beslenebilirim; Bu bir yurtdışı seyahati de olabilir, bir dergi de, bir film de…
Türkiye ve dünyadaki girişimcilerin farkları ve benzerlikleri sizce nelerdir?
Girişimci her yerde girişimcidir bence. Bu konuyu girişimcilik eko sistemi içerisinde değerlendirmemiz gerekir. Türkiye nüfusunun gençliği ve dünyada gelişen tüm sektörlerde potansiyelin oluşması bence bir avantaj. Üstelik ülke olarak gelişen pazarların orta yerindeyiz; bu da büyük bir avantaj bence. Bir sene önceye kadar GİRİŞİMCİLİK bir hükümet politikası değildi. Çok çeşitli kamu kuruluşları değişik açılardan girişimciliği desteklemeye çalışıyordu. TOBB genç girişimciler ve benimde aralarında bulunduğum oluşumun 2 senelik çalışması sonucunda, girişimciğin tüm ayakları destekleniyor artık. Girişimcilik eko sistem temel bacakları olarak finans, arge-innovasyon ve kültür unsurlarını sayabiliriz. Artık sistem gelişimini daha fazla innovasyon ve arge konuşuyor olmamız gerekiyor.
Yeni girişimcilere destek veriyor musunuz?
Yeni girişimcilere TOBB GGK daki görevim ve sosyal sorumluluk bilinci destek oluyorum.
Size ilham verene beğendiğiniz girişim ve girişimciler kimler?
Çok var.
Girişimciler başarılı olmak için neleri yapmalı ve neleri yapmamalı?
Yazılı bir formül yok tabii ki ama araştırma ve gelişme için çok olanak var
Türkiyedeki girişimcilik kültürü geçmişte nasıldı, şimdi nereye gidiyor?
Eskiden girişimciliği yalnızca basit esnaflık olarak algılıyorduk şimdi o bilinç yavaş yavaş değişiyor. Bu algıyı tekrar yaratan çok kurum var.
Sizin girişimcilik alanında açık olarak gördüğünüz sektörler nereler?
Dünyada gelişen sektörlerin son dönemde Türkiye'de de önü açık. Telekomünikasyon, yenilenebilir enerji ve arge ile yeni alanlar yaratılabilecek daha pek çok sektör var.
Her potansiyel işadamı ve girişimcinin sizce, alması gereken eğitim, katılması gereken seminer ve kişisel gelişim programları nelerdir?
Her girişimcinin multidisipliner şekilde kendini geliştirmesi gerekir; spesifik bir alandan söz etmem zor.
Girişimcileri yol gösterebilecek ve rehber niteliğinde söylemek istedikleriniz nelerdir?
Doğru bir iş planı çok önemli. Gelir ayağı ve pazarlama ayağı çok iyi tanımlanmış bir plan ile yola başlamak önemli.
Gelecekle ilgili kendi hayaliniz ve stratejiniz nedir?
Hayal olmadan gelecek de olmaz. Koton'u şimdi olduğundan çok daha yüksek yerlere taşımak isterim
Duygu Eren
Stratejik İletişim ve Kariyer Danışmanı
Yazarla iletişim için: duygu@dpdanismanlik.com
Twitter: www.twitter.com/duygeren
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Godfather (Baba) Filminden İş Dünyasına Bazı FikirlerGirişimci Ol (ma!)
Cahil Cesareti mi? Girişimci mi?
"Girişimci Olunur mu, Girişimci Doğulur mu?"
Hevesli Olma, Girişimci Ol
Fikrim Var, Param Yok