HalkBank

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Mecnur Çolak'tan borsa tavsiyesi

Türkiye'nin en tartışılan borsacısı Mecnur Çolak, hakkındaki iddialara çok samimi cevaplar verdi.

Giriş Tarihi: 19.6.2012 09:50 Güncelleme Tarihi: 19.6.2012 09:59
Borsagundem.com internet sitesinden Orhan Pala'ya konuşan borsanın ünlü ismi Mecnur Çolak çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte o röportaj...

Gerçek ismi Meçhur Çolak… Biz onu yeşil sahalarda Mecnur olarak tanıdık. Meşin yuvarlak yerine yeşil dolarları tercih edince Fenerbahçe'den İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na (İMKB) transfer oldu. Yeşil sahalardaki başarısını borsaya da taşıdı, ününe ün, servetine servet kattı, ismi yine gazete manşetlerinden aşağı inmedi! Bir tahtaya girdi mi yükselişin hangi seviyede duracağını kimse tahmin edemez… Ancak yaptığı her operasyondan sonra Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından cezalandırıldı, hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Borsa yasaklıları listesinde en üst sırayı kimseye kaptırmadı. SPK'nın işlem yasaklılarına getirdiği genel aftan 9 hissede getirilen yasakla yeni dönemde de zirvedeki yerini koruyor Mecnur…

Fenerbahçe'nin eski yıldız futbolcusu Mecnur Çolak ile Selenium Panorama'daki Residence'ında buluştuk. Uzun süredir sessizliğini koruyan Çolak, son operasyonda yaşananları borsagundem.com'a açıkladı.

- Mecnur Çolak borsaya nasıl bulaştı, öncelikle bunu anlatabilir misin?

Fenerbahçe'deyken bir Galatasaray maçı oynadık ve kazandık. Kadıköy'deki ilk ışıklandırmalı maç. Biz 2-0 yendik Galatasaray'ı. Bize hem prim hem de hisse senedi verdiler.

-Ne hissesi, o dönemde Fenerbahçe halka açık değil ki?

1993 yılındaydı, bize normal başka hisselerden verdiler. O zaman Güven Sazak yönetimdeydi ve aynı zamanda Meksa Yatırım'ın patronuydu. Bize hem para hem de hisse dağıttılar.

-Hangi hisseleri verdiler?

Finas Finansal mıydı, neydi tam hatırlamıyorum. Hisseler 15 günde yüzde 50 prim yaptı. Genç yaşta bunu görünce aklımız çelindi. Babama, "Bu işlerden millet iyi para kazanıyor, ver parayı buraya yatırayım" dedim. Babamdan aldığımı verdim. Sarıyer'den, Fenerbahçe'den aldığım tüm paraları borsada batırdım. 28 yaşında topu bıraktım. Bırakmak zorunda kaldım… Paraları batırınca uykularım kaçtı. Gece hisseler rüyalarıma giriyordu. Maçta koşarken gözümün önüne hisseler geliyordu. Sonra futbolu bırakıp borsada alım satım yapmaya başladım. Sinan Engin ve Kaya Çilingiroğlu vardı, onların yanında başladım. Ben alım satım yapmaya başladığımda SPK'yı da bilmiyordum. Sonra yasaklarla tanıştım. Sonra hükümete yakın bir aracı kurum sahibi ile takıştık. Hiçbir suçumuz yokken bizi bir gazetede manşet yaptılar. Bu haber üzerine hiçbir suçum yokken beni Mali Şube'ye aldırdılar. 2000'li yılların başıydı. O zaman bizi çok hırpaladılar emniyette ve rekor kefaletle cezaevine gönderdiler! Türkiye'nin rekor kefaletiyle hapse attılar bizi...

-Kefalet miktarı ne kadardı?

Korkmaz Yiğit için 50 milyar (50 bin), benim için 300 milyar (300 bin) kefalet biçtiler. Türkiye'de bu rakam rekordur. Yatırdım parayı, çıktım. O davadan da beraat ettim. Ama operasyon yapıldığında günlerce manşetlerden veriliyor, beraat edince küçücük bir haber konuyor. Ondan sonra adımız çıktı. Bir de Fenerbahçe'de futbol oynadığım için daha medyatik bir isimdim. Borsada işlem yapmasam bile, "Bu yaptı" diyorlardı. Bir ara neredeyse bütün kağıtlarda benim ismim geçiyordu.

-Bütün transfer paralarını batırdıktan sonra borsada işlem yapacak parayı nereden buldun?

Eşimizden, dostumuzdan topladık. Birileriyle ortak işlemler yaptık. Yavaş yavaş durumları toparladık.

-Sonra senin ismin tefecilerle, mafya ile anıldı.

Bir sürü işler yaptık, evet tefecilerin de kapısını çaldım, mafya ile de uğraştım. Baktım bu işler böyle olmuyor, çünkü herkese borçlanıyorsun. Sonra tek başıma takılmaya başladım.
Bizim işlerde herkes birbirine kazık atıyor. Sen tahtanın altına giriyorsun, atıyorum; kağıt giriyor 1 liradan 5 liraya, şak diye adam satıyor. 'Niye sattın?' diyemiyorsun tabii.. Hisse de onun, para da… Mafya değiliz, bir şey de yapacak halimiz yok. Büyük zararı sineye çekip başka işlere yöneliyoruz.

-Son operasyondan önce yeni halka açılan Hateks hisselerini 4 liradan 33 liraya yükselttiniz.

O tahtada hiç hisse satmadık ki, kağıt üzerinde paramız vardı. Ama kimse hisse satmadı. Zaten basına yüksek rakamların yansımasının nedeni de bu. Bu hisseler bu kadar yükselmiş ama kimse hisse satmamış ki, yani realizasyon gerçekleşmemiş.

-Senin uğraştığın hisselere bakıldığında da hep sıkıntılı, mali açıdan sorunları olan ya da spekülasyona açık hisseler. Yıllarca borsadasın hep bu işler yüzünden başın belaya girdi. Hiç, 'Ben de yabancı yatırımcılar gibi ya da büyük oyuncular gibi sadece derinliği olan büyük hisselerde işlem yapayım' diye düşünmedin mi?

Doğru söylüyorsun. Büyük hisselere girdiğin zaman hem kafan ağrımaz, ama biz macerayı heyecan�� seviyoruz. Şimdi zaten İMKB'yi değil başka ülkelerin borsalarını takip ediyorum. Tacikistan, Azerbaycan ve Rusya'yı izliyorum. Artık SPK'nın olmadığı ülkelerde işlem yapacağım. Hem o ülkelerde beni kimse tanımıyor, çok rahatım.

-Bulgaristan'da neden yapmıyorsun?

Bulgaristan borsası çok sığ; 100 bin dolarlık alım yaptın mı bütün tahtalar tavan oluyor. Bulgaristan'da derinlik yok. Romanya biraz daha iyi. Burada bir kere benim ismim çıkmış, ne olsa benim üzerime kalıyor. Piyasadaki insanlarla mecburen konuşuyorum…

-Konuşuyorsun diye kimse seni suçlamaz, işlem yapmazsan da kimse sana operasyon düzenlemez…

İşlem yapmadan da dayanamıyorum ki… Cezaevindeki müdüre bile dedik: "Müdürüm cezaevinin parası varsa bize iki bilgisayar koy şuraya zarar bizim kar sizin. Cezaevine bir katkımız olsun" Yapmadı, yapsaydı orada da çalışacaktım.

-Cezaevi günleri nasıldı, neler yapıyordunuz?

Sabah kalkıyorduk, yürümeye başlıyorduk, akşama kadar yürüyorduk. Bütün gün git-gel. F Tipi biraz daha iyi, odada üç kişisin, televizyon var. Gazete ve yürüyüş vardı.

-Senin yanındaki diğer iki kişi kimdi?

Benim oğlan vardı. Bir de yine bizden bir arkadaş vardı.

-Oğlunu niye bu işlere bulaştırdın?

Okulu bitirdi, heyecanlı, bu işi de sevdi, 'Babamın izinden gideyim' dedi.

-Şimdi hala alım satım yapıyor mu?

Yok. Artık, 'Bulaşma' diyorum.

-Kendin için de bir muhasebe yapmıyor musun? 'Geçmişte şu hataları yaptım, başıma bunca iş geldi. Çekileyim bir kenara' demiyor musun?

Bundan sonra daha temkinli olayım diyorum ama piyasa benim yakamı bırakmıyor. İsmim çıkmış bir kere. Hiçbir iş yapmasam bile birileriyle konuşuyorum. Zaten piyasada kaç kişi kaldı ki bu işi yapan. Biriyle konuşsan bile hakkımızda dedikodular çıkıyor. Bana göre beni almalarının nedeni medyatik olmam. Çünkü beni aldıklarında manşet oluyorum. Günlerce gazetelerin manşetlerinden inmedik. 2006 yılında bir manşet oldum, o zaman bir gazete yazmış. 2-3 milyar dolar para götürdü diye. Bunun üzerine Bulgaristan'a bir girişim vardı, görmen lazımdı. Orada büyük bir havam oldu. Adamlar, Bulgaristan'ın bir yılık bütçesi kadar para kazanmış bir adam olarak bakıyorlar bana.

Son yazılan 50 milyon dolar da nereden çıktı biliyor musun?

Bilmiyorum…

Şimdi soruşturmada bize, 'Sen kaç para götürdün, 30-40 götürmüşsündür' dediler. Ben de şakasına, 'Siz bana hakaret ediyorsunuz, ben o kadar para için uğraşmam' dedim. Onlar da 50 yazmış. Başka hiçbir şey yok ortada.
Bir de bana, 'Seni takip ettik her hafta parayı Bulgaristan'a götürüyorsun' dediler. Vallaha bir dolar götürdüysem şerefsizim.
Benim zoruma giden ne biliyor musun? Şimdi bize öyle operasyonlar yapıyorlar ki, günlerce basın bunu manşetlere taşıyor. Sonra beraat ediyoruz, küçücük bir yazı çıkıyor. Herkesin hafızasında operasyon esnasında yazılan çizilenler çıkıyor. Bunların doğru olmadığı zaman içerisinde ortaya çıkıyor ama bu haber gazetelerde küçük yer buluyor.
Önemli bir şey daha söyleyeceğim; emniyettekiler, adliyedekiler, cezaevindekiler nereye gitsem herkes bana hisse soruyor. Sokağa çıktığım zaman da birileri gelip soruyor, bazıları telefonumu istiyor. Gördüğüm kağıtları söylüyorum bazen, suç mu bu…

-Sen yatırım danışmanı değilsin ki, hisse tavsiyesinde bulunamazsın.

Tabii ki bulunamam ama birbirlerini tanıyan insanlar kendi aralarında hisse muhabbetleri yapmıyorlar mı? Herkes yapıyor. Ve söylediğim gibi nereye gittiysem herkesin borsayı takip ettiğini gördüm. Savcı ifademi alıyor. Birkaç dakikalığına dışarı çıkınca, kalemdeki kadın, 'Şu kağıt ne olur?' diye soruyor. Herkes oynuyor.

-Sen de sütten çıkmış ak kaşık değilsin…

Tamam, suçum varsa cezam da olsun. Şimdi bana deseler ki, sen şurada şu işi yaptın şu kadar kazandın ver bunu deseler veririm. Şimdi 9 tane mahkeme açtılar. Aynı tahtada işlem yapmış öyle isimler var ki hem de ilk beşte, benden kat kat fazla işlem yapmış. Bu adamın listede ismi yok. Neden? Adalet eşit uygulanmalı, yoksa adalet olmaz. Benim hakkımda suç duyurusunda bulunulan tahtalardaki işlem hacimlerine bakılsın kimlerin işlem yaptığı biliniyor. Diyorum ya benden kat kat fazla işlem yapmış insanlara ne operasyon düzenleniyor, ne de dava açılıyor. Bu nasıl oluyor?
Neden soruşturmalar sadece bana açılıyor. Benim yaptığım işin on kat fazlasını yapanlar var bu piyasada… Bunlara neden dokunulmuyor.
Bir de bize örgüt denilmesi benim çok zoruma gidiyor. Eğer manipülasyon yapıyorsak bunun cezasını çekmeye razıyım. Ama bize örgüt diyorlar, ne örgütü?
Zaten tek başına manipülasyon olmaz ki. 5-10 kişinin olması lazım. Ya da bir hissede işlem olduğunda 3-5 kişi birbiriyle konuşuyor. O zaman da örgüt diyorlar.
Yatırımcıların da suçu yok mu? Almasınlar hızlı yükselen hisseleri, spekülatif hisselerden uzak dursunlar. Uzmanlar var onlara sorsunlar, bilançosuna baksınlar. Niye alıyorlar?

Orhan Pala - Borsagundem.com
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Mecnur Çolak'tan borsa tavsiyesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN