Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, " Enerji arz güvenliğimizde sıkıntı yok" dedi. Tüm dünya ekonomilerini tehdit eden ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş hakkında da konuşan Bakan Bayraktar, "Savaş bölgesine bağımlılığımız en düşük seviye" ifadelerini kullandı. Bakan Bayraktar, küresel çapta yaşanan enerji krizinin maliyetinin vatandaşa yansıtılmadığını söyledi.
ELEKTRİK VE DOĞAL GAZ FATURALARINDA DESTEKLER DEVAM EDECEK
Bayraktar, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.
Bayraktar, Türkiye'de son 5-6 yıldır elektrik ve doğal gaz faturalarında ciddi bir destek programı uygulandığını belirterek, "Hem doğal gaz hem de elektrik faturalarında vatandaşlarımızı desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.
Hürmüz Boğazı krizinin vatandaşlara yansımasına ilişkin soruyu yanıtlayan Bayraktar, fiyat düzenlemelerinde küresel gelişmelerin belirleyici olduğunu söyledi.
Bayraktar, "Katar, 'enerji tesislerim vuruldu veya LNG kargolarım Hürmüz'ü geçemiyor' dediği anda doğal gaz fiyatlarının Avrupa'da 600-700 dolara geldiği bir süreci yaşadık. Dolayısıyla bundan Türkiye'yi kurtarma şansımız çok fazla yok. Gelinen durum itibarıyla etkileri ne oldu derseniz, şunu söyleyebilirim; petrolün varilindeki 1 dolarlık artışın Türkiye'ye maliyeti 400 milyon dolar. Sadece 1 dolar varil fiyatı artarsa. Bir anda 60 dolardan 100 küsur dolara geldi. Şimdi 100'ün altına geldi ama 30-40 dolarlık muazzam bir sıçrama yaşadık. Dolayısıyla 1 dolar maliyeti 400 milyon dolar." bilgisini paylaştı.
Mevcut durumda elektrik ve doğal gazda uygulanan destek programına dikkati çeken Bayraktar, "Elektrikte faturaların neredeyse yüzde 55'ini, doğal gazda yüzde 44-45'ini karşıladığımız bir süreçte, 2026 bütçesi için belirlediğimiz KDV hariç yaklaşık 305 milyar liralık bir destek programımız var. Son gelişmeler yıl sonuna kadar devam ederse bu rakam yaklaşık 925 milyar lira oluyor. Yani ilave bir 620 milyar liralık doğal gaz ve elektrik maliyeti var şu anda." diye konuştu.
Bayraktar, bunun vatandaşa yansımasına ilişkin de "Cumhurbaşkanımızın da özellikle üzerinde durduğu konu. Vatandaşlarımıza, hele böyle bir dönemde, bu destekleri tabii ki devam ettireceğiz. Onun bize verdiği talimat, hedef. Şunu söylemem lazım; bu kriz eğer yıl sonuna kadar devam ederse, bizim bütçede 620 milyar lira para bulmamız lazım. Gelişmeleri göz önünde bulundurarak nisan ayı içerisinde hem doğal gazda hem elektrikte bir değerlendirme yapabiliriz." dedi.
DOĞAL GAZDA KADEMELİ TARİFE MODELİ
Doğal gazda da elektrikte olduğu gibi kademeli tarife modeli çalışmalarına değinen Bayraktar, şunları kaydetti:
"Elektrikte buna 2025'te başladık, 2026'da devam ediyor ama doğal gazda bu yoktu. Yine ayrım olmaksızın hatta başka bir adaletsiz durum oluyor; oransal olarak aynı desteği veriyoruz. Aylık faturanız evinizi ısıtmak için 20 bin lira ise, yüzde 50 verdiğimde aslında size 10 bin lira destek vermiş oluyorum ama 3 bin lira, 4 bin lira fatura ödeyen bir vatandaşa yüzde 50'yi yine verdiğimde ona 2 bin lira vermiş oluyorum. Yani oransal olarak aynı tuttuğunuz zaman daha çok tüketene daha çok destek vermiş oluyoruz.
Dolayısıyla burada da şöyle bir hedefimiz var; ortalama tüketimler Ankara için ocak ayında neyse, bunun yüzde 75'ten daha fazlasını tüketen tüketici gruplarını destekten çıkaralım diyoruz. Bu ortalamada yüzde 10 ila 13'lük aboneyi ilgilendiriyor, yani abonelerin yüzde 85'inin, yüzde 87'sinin hayatı değişmeyecek, onlar destekte kalmaya devam edecekler. Çünkü onlar o tüketimin daha altında tüketiyorlar. Böyle bir düzenlemeyi de bu dönemde hayata geçirmeyi planlıyoruz.
Nisanda başlayabiliriz. Açıkçası, bunun hazırlıklarını bitirmiştik ama bu kış mevsimini de geçirelim dedik. Aralık, ocak, şubat, mart esas doğal gazın tüketildiği aylar. Bu kışı da aslında destekleyerek geçirmiş olduk. Şimdi nisanda tüketimler düşecek, özellikle doğal gazda. Bu süreci nisan itibarıyla başlatabiliriz."
Bayraktar, ihtiyaç sahiplerinin desteklenmeye devam edeceğini vurgulayarak, "Tüketimim yüksek, ama gelir grubu olarak aslında ihtiyaç sahibi biriyim diyen olursa da, ona Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın desteklerinden istifade etme kapısı açık. Yani, oraya başvurup onların kriterlerini yerine getiriyorsa, o şartları sağlıyorsa, onlar doğal gaz desteği almaya devam edecekler." ifadelerini kullandı.
PETROL VE DOĞAL GAZ ÜRETİMİNİ ARTIRMAYI HEDEFLİYORUZ
Bayraktar, Türkiye'nin enerjide bağımsız olma hedefine emin adımlarla ilerlediğini belirterek, "Karadeniz'de Abdülhamid Han gemisiyle yeni bir sondajın başlamasına 24 saatten az bir zaman kaldı. Yarın sabah saat 04.00'te inşallah matkap denizde dönmeye başlayacak. Nisanda Fatih ile Eflani dediğimiz Eflani-1 kuyusunu kazacağız. Yeni keşiflerle alakalı çalışmalarımız devam ediyor. Çağrı Bey, nisanın sonunda Somali'de faaliyete başlayacak. Diyarbakır'da gerçekleştirilen programda kaya petrolü konusunu da konuşmuştuk. Bütün bunlarla, tüm imkanlarımızı seferber ederek Türkiye'deki üretimi, petrolü ve doğal gazı artırmaya gayret ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Bayraktar, Türkiye'nin 2026 enerji stratejileri arasında yurt dışında da petrol arama faaliyetlerinin sürdürülmesi olduğuna işaret ederek, "Türkiye'nin petrol üretimi ülkenin ihtiyacının yüzde 15'ini karşılayacak seviyede. Ama 2026 stratejimizin odağında artık Türkiye'nin yurt dışında da yoğun faaliyet göstermesi vardı. Dolayısıyla Somali'deki sondaj çalışmaları sürüyor. Libya'da ise biri denizde biri karada olmak üzere iki saha için Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), 17 yıl aradan sonra düzenlenen ihalede hak kazandı. Bu sene başından itibaren Chevron, Exxon Mobil ve yakında TotalEnergies ile de anlaşma imzalamayı planlıyoruz, bp ve Shell ile yaptığımız işbirliği anlaşmaları var." değerlendirmesinde bulundu.
Bu kapsamda 2026'nın Türkiye için önemli bir yıl olacağını belirten Bayraktar, "TPAO'nun artık dışarıda daha yoğun bir şekilde faaliyette olduğu bir yılı inşallah beraber göreceğiz." dedi.
Bayraktar, Türkiye'nin petrol ve doğal gaz üretiminin hız kesmeden devam edeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Kendi ülkemizde, denizlerimizde bulabildiğimiz kadar kaynak bulacağız ve üreteceğiz ama geri kalan kısmını belki farklı coğrafyalardan karşılayacağız. Irak'ta bizim 15 bin varil günlük üretimimiz var. Azerbaycan'da günlük yaklaşık 20 bin varile yakın üretimimiz var. Bunlar da bizim kendi petrolümüz gibi, kendi hakkımız. Bu üretim yerli üretim yüzdesine de katkı yapmış olacak. Çünkü siz 20 günde 20 bin varil ürettiğinizde bir ay içerisinde 600 bin varili bir gemiye koyup ülkenizde istediğiniz rafineriye veya dünya piyasalarına satma şansınız var."
Türkiye'nin doğal gaz tedarik rotalarını çeşitlendirerek olası arz kesintilerine karşı hazırlıklı hale geldiğinin altını çizen Bayraktar, "TürkAkım sayesinde Karadeniz'in altından doğal gazı doğrudan temin etmeye başladık. Boru hatlarında yaşanabilecek olası kesintilere karşı önemli bir güvence sağladık. Nitekim kısa süre önce İran'dan gaz akışının kesildiğine yönelik haberler gündeme geldi. Bugün bir sorun yaşanmamış olması, yarın da yaşanmayacağı anlamına gelmiyor. Bu nedenle oluşabilecek risklere karşı kaynak ve tedarik çeşitliliğini önemli ölçüde artırdık." diye konuştu.
Türkiye'nin nükleer enerjiyle ilgili çalışmalarının uzun yıllardır devam ettiğine işaret eden Bayraktar, "Bütün gayretimiz, bütün çabamız Akkuyu'dan ilk elektriği bu sene üretmek üzerine. Türkiye'de nükleer konusunun başlangıcının 70. yılı. Dolayısıyla ilk reaktörden elektriği üretmek yakışır. 29 Ekim'e yetiştirebilirsek 29 Ekim'e. Yoğun bir çalışma var." diye konuştu.
Bayraktar, Türkiye'nin nükleer enerji serüvenine çok önceden birçok ülkeyle aynı anda başladığını, ancak devri "ıskaladığını" bildirdi.
Geçen yıllarda hala nükleer konusunda direnç gösteren siyasal yaklaşımlar bulunduğuna işaret eden Bayraktar, "Akkuyu'da inşaat yüzde 99'lara varmış durumda. Ana muhalefetteki bir partinin genel başkan yardımcısı diyor ki 'Akkuyu durdurulmalıdır'. Yani bir işin yüzde 99'u bitmiş. Hangi durdurmadan bahsediyorsun? Sen elektriği nasıl üreteceksin? Elektriksiz bir dünya düşünmek mümkün mü? Elektrikli dönüşüm diyoruz." ifadelerini kullandı.
"AKKUYU NGS BİRÇOK BADİRE ATLATTI"
Bayraktar, Rusya Federasyonu ile 2010'da yapılan anlaşma kapsamında başlanan Akkuyu NGS'nin çok badireler atlatarak bugünlere geldiğini anımsattı.
Nükleer projelerinin uluslararası standartlar açısından yüksek bir alan olduğunu vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:
"Akkuyu ile ilgili ilk anlaşmayı 2010'da yaptık. 24 Kasım 2015'te Rusya ile tarihimizde yaşadığımız en büyük siyasi gerilim yaşandı. Türkiye'de 15 Temmuz 2016 darbe girişimi yaşadı. Ondan sonra 2018'de Sayın Cumhurbaşkanımızla Sayın Putin bir araya geldiler ve ciddi bir irade koydular. Süreç 2016'dan sonra ivme kazandı. Ondan sonraki süreçte, 2018'de ilk inşaat lisansı buraya verildi. 2020'de pandemi ile bütün ekonomilerin etkilendiği, fiyatların arttığı bir dönem yaşandı. 2022'de Ukrayna Savaşı ise Rusya'yı çok etkiledi, bir anlamda bu projeyi çok etkiledi. 2023'te Türkiye'de yaşadığımız deprem, 6 Şubat depremleri, bütün inşaat kabiliyetlerimizi, her şeyimizi artık bu asrın inşaatında kullandık. Bunun kısmen etkileri oldu."
Bayraktar, doğrudan ve dolaylı bir sürü ambargoyla karşılaşıldığını söyledi.
Akkuyu'da görevli Almanya'daki bir tedarikçinin parasını aldığı ve parçaları ürettiği halde Türkiye'ye göndermediği bir durum yaşandığını hatırlatan Bayraktar, "Onu Ruslar Çin'den mecburen ikame etmek durumunda kaldı. Yani epey badireler atlattık ama Allah'ın izniyle inanıyorum ki sonuna geldik ve Türkiye olarak ilk reaktörden enerjimizi üreteceğiz." ifadelerini kullandı.
Bakan Bayraktar, dünyada yeni bir nükleer çağın başlığını aktararak, "Dünyadaki yeni nükleer çağ, küçük modüler reaktörlerle (SMR) ilerleyecek bir alan. Türkiye olarak artık nükleerin bu ikinci çağı, yeni çağı kaçırmayalım. Türkiye olarak burada da teknolojiye sahip olan, teknolojiyi üretebilen böyle bir normali olmuş ülke olarak inşallah bu alanda artık daha söz sahibi hale gelme hedefimiz var." değerlendirmesinde bulundu.
"SMR'LERDE BİR KANUN HAZIRLIĞIMIZ VAR"
SMR'lerin önem arz ettiğini ve dün gerçekleştirilen kabine toplantısında önemli konulardan biri olduğunun altını çizen Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a nükleerde gelinen noktayı aktardığını belirterek, "SMR'lerde bir kanun hazırlığımız var. Bu seneki yasama yılına inşallah yetiştireceğiz ve bu sayede buna bir hukuki çerçeve de kazandırmış olacağız ama SMR teknolojisi şu anda bütün dünyada AR-GE'den üretime doğru evrilme aşamasında. Dolayısıyla ne kadar süre alabilir? 2030'ları bulacağını söyleyebilirim. Nükleer olunca iş tabii çok farklı bir boyuta geliyor. Dolayısıyla standartları, testleri çok yüksek ama bu yola kararlılıkla girmemiz önemli." diye konuştu.
Bayraktar, ülkede siyasi istikrar olmadığında bu gibi projelerin hayata geçmesinin mümkün olmadığını ifade ederek, "Açık söyleyeyim, 15 Temmuz darbe girişimi başarıya ulaşsaydı Akkuyu'nun devam etme şansı yoktu. Onun için hani bu siyasi istikrarın ve güçlü siyasi iradenin devam etmesi bu projelerin de hayata geçmesi için önemli konulardan." değerlendirmesinde bulundu.
İRAN GAZI İLE İLGİLİ KRİTİK SÜREÇTEN GEÇİLİYOR
İran gazıyla ilgili çok kritik bir süreçten geçildiğini vurgulayan Bakan Bayraktar, Türkiye'nin elektrik, doğal gaz ve petrolde arz sıkıntısı olmadığını ifade etti.
Bayraktar, şöyle devam etti:
"Esas itibarıyla ne kadar az konuşsak o kadar iyi. Her konuda öyle. Onun için genel olarak şunu söylüyoruz, Türkiye'nin arz güvenliğinde, petrolde, petrol ürünlerinde, doğal gazda, elektrikte herhangi bir sıkıntısı yok. Dolayısıyla aslında vatandaşımızı, 86 milyonu ilgilendiren kısım bu ama biz bunu nasıl yapıyoruz? Bu bizim mutfak çalışmamız. Şu anda içinde bulunduğumuz süreç çok daha hassas, stratejik düşünmeyi ve konuşmayı gerektiren bir süreç. Şunu söyleyeyim, şu anda Türkiye'nin tedarik anlaşması olan ülkelerle herhangi bir gaz kesintisi yok."
Dünyada yaşanan krizin dünya ekonomisini derinden etkileyebilecek boyutta olduğunu ifade eden Bayraktar, "Türkiye'nin bu krizden kendini izole etmesi çok kolay değil ama kimseyi paniğe de sevk etmek istemiyorum. Panik olacak bir şey yok. Cumhurbaşkanımız dün kabine sonrası açıklamalarında 'Biz ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutacağız' gibi çok net bir mesaj verdi. Bunun çok önemli olduğunu söylemek istiyorum. Enerji açısından da gerekli tedbirlerimizi aldık. Hem arz hem de fiyatlar yönüyle, yani vatandaşlarımıza bunu hissettirmemeye gayret ederek bu süreci yönetmeye gayret ediyoruz. Dediğim gibi, bu sürecin ne kadar uzayacağı önem arz ediyor ama şu anda hamdolsun bir endişeye mahal yok. İnşallah kısa sürede bu neticelenir ve yeni bir normal bulunmuş olur." ifadelerini kullandı.
"DEVLET ÖTV'Yİ ŞU ANDA MOTORİNDE SIFIRA İNDİRDİ"
Bakan Bayraktar, Orta Doğu'daki gerginliğin oluşturduğu enerji sıkıntısına ilişkin tedbirlerin alındığını da ifade etti.
Devletin krizden dolayı oluşan finansal yükü vatandaşın üstünden aldığına işaret eden Bayraktar, "Litresi 13 küsur olan ÖTV şu anda sıfır. Dolayısıyla bu şekilde vatandaşlarımızın üzerine gelecek yükü, finansal, ekonomik anlamdaki yükü bir anlamda devlet üstüne almış oldu. Dolayısıyla burada böyle bir finansal tedbir alındı. Ürünümüz var, rafinerilerimiz çalışıyor. Dünyadan tedarikle alakalı da riski yaşamıyoruz, dediğim gibi, bu bölgeye olan bağımlılığımızın düşük olması sebebiyle." değerlendirmesinde bulundu