COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, COP31 Başkanlığı sürecine ilişkin düzenledi.
Toplantıda konuşan Kurum, iklim krizi ve enerji talebinin aynı anda büyüdüğüne dikkat çekerek dünyanın kritik bir eşikte olduğunu söyledi.

ENERJİ VE İKLİMDE KRİTİK EŞİKTEYİZ
Kurum, iklim krizinin küresel ölçekte ciddi ekonomik ve çevresel sonuçlar doğurduğunu belirtti. Kurum, kuraklığın küresel maliyetine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"Enerji alanında olduğu gibi iklim krizinde de kritik bir eşikteyiz. Dünyamız; orman yangınları, kuraklık, su stresi, biyolojik çeşitlilik kaybı ve gıda ile enerji sistemleri üzerindeki baskılarla karşı karşıya. Kuraklığın küresel ölçekte yıllık maliyeti yaklaşık 307 milyar dolar seviyesinde. Yaklaşık 4 milyar insan yılın en az bir ayında ciddi su kıtlığı yaşıyor."
Kurum ayrıca 2024-2025 döneminde dünya genelinde 3,7 milyon kilometrekarelik ormanlık alanın yandığını, 1970'ten bu yana sulak alanların yüzde 35'inin kaybolduğunu ve 1990'lardan bu yana büyük göllerin yarısından fazlasının küçüldüğünü söyledi.
ENERJİ TALEBİ HIZLA ARTIYOR
Küresel enerji sistemlerinin ciddi baskı altında olduğunu belirten Kurum, enerji talebindeki artışa dikkat çekti. Küresel enerji talebinin 2023 yılında yüzde 2,2 arttığını ifade eden Kurum, özellikle elektrik talebinin 2035'e kadar önemli ölçüde yükselmesinin beklendiğini söyledi.
Kurum, "Dünyamız iki büyük gerçekle karşı karşıya. Bir yanda hızla artan enerji talebi, diğer yanda iklim değişikliğiyle mücadele zorunluluğu. İnsanlığın daha güvenli ve temiz enerji sistemleri kurması şarttır." dedi.

COP31 İÇİN "UYGULAMA ODAKLI" YAKLAŞIM
Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 için "uygulama odaklı COP" yaklaşımını benimsediklerini belirten Kurum, sürecin üç temel ilke üzerine kurulduğunu söyledi: diyalog, uzlaşı ve aksiyon.
Kurum, COP31 gündeminde öne çıkacak başlıkları şu şekilde sıraladı:
Kurum ayrıca dünya genelinde yaklaşık 730 milyon insanın elektriğe erişemediğini vurgulayarak enerji dönüşümünün aynı zamanda bir adalet ve sağlık meselesi olduğunu ifade etti.
"ATIK SEKTÖRÜNDEN YILDA 70 MİLYON TON METAN ÇIKIYOR"
Kurum, küresel ölçekte her yıl yaklaşık 70 milyon ton metan emisyonunun atık sektöründen kaynaklandığını belirterek metan emisyonlarının azaltılmasının sıcaklık artışını yavaşlatabileceğini söyledi.
Sıfır Atık yaklaşımını COP31 gündeminin temel başlıklarından biri haline getireceklerini belirten Kurum, gıda israfının azaltılması ve döngüsel ekonominin güçlendirilmesi için yeni adımlar atacaklarını ifade etti.
TEK KULLANIMLIK PLASTİKLERE KISITLAMA GELİYOR
Basın toplantısında soruları da yanıtlayan Kurum, geri dönüştürülemeyen plastiklere yönelik düzenleme hazırlığında olduklarını açıkladı.
Kurum, "Sıfır Atık Projesi kapsamında bugün atıkların yaklaşık yüzde 40'ını dönüştürebiliyoruz. Hedefimiz bu oranı artırmak. Özellikle geri dönüştürülemeyen plastiklerle ilgili bir kısıtlama yapmayı öngörüyoruz." dedi.
Tek kullanımlık plastik tabak, çatal ve bıçak gibi ürünlerin yerine geri dönüştürülebilir veya biyo-bozunur alternatiflerin kullanılmasını hedefleyen bir yönetmelik üzerinde çalışıldığını belirten Kurum, düzenlemenin ağustos–eylül döneminde yürürlüğe girmesinin planlandığını söyledi.
FATİH BİROL: "TÜRKİYE'NİN BAŞKANLIĞI DÜNYA İÇİN FIRSAT"
Toplantıda konuşan Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ise iklim değişikliğinin küresel gündemde geri plana itilme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Birol, "İklim değişikliğinin etkileri artmasına rağmen bu konu uluslararası gündemde biraz geri plana gidiyor. Bu gündemi yeniden hak ettiği yere çıkarmak gerekiyor. Türkiye gibi bu konunun önemini anlayan güçlü bir ülkenin başkanlık yapması dünya için önemli bir şans." ifadelerini kullandı.
Birol ayrıca Türkiye'nin iklim değişikliğinden en fazla etkilenen ülkelerden biri olduğunu belirterek, Türkiye'ye bu alanda destek vermeye devam edeceklerini söyledi.