Türkiye deniz üstü rüzgâr santralleri için düğmeye bastı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 4 alan belirledi. İlk off shore santralleri Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit'te olacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Önümüzdeki dönemin en stratejik başlıklarından biri de deniz üstü; yani offshore rüzgar enerjisi olacaktır. Ülkemiz bu alanda çok önemli bir potansiyele sahiptir. İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye'nin ilk deniz üstü rüzgar YEKA yarışmasını gerçekleştireceğiz" dedi.
15. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi'nin açılışında konuşan Bakan Bayraktar, 2026 yılının rüzgârın yılı olacağını belirterek, bu yıl düzenlenmesi planlanan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmalarında bin 500 megavatlık rüzgar kapasitesi verileceğini açıkladı. Türkiye'nin enerji portföyündeki değişimini aktaran Bayraktar, "2005'te kurulu gücümüzün yüzde 33'ü yenilenebilirken bugün oran yüzde 63'e ulaştı. 2005'te 20 megavat olan rüzgâr kurulu gücümüz bugün 15 bin megavatı aştı. Rüzgâr santrallerimiz 2025 yılında toplam elektrik üretiminin yüzde 10.9'unu karşıladı" dedi. Güneş enerjisinde de büyük bir sıçrama yaşandığını belirten Bayraktar, "2014'te 40 megavat olan kapasite bugün 26 bin megavatın üzerine çıktı" diye konuştu.

50 BİN KİŞİYE YEŞİL İSTİHDAM
Enerji sektöründe yerli üretim kapasitesinin arttığını vurgulayan Bayraktar, "Rüzgâr türbinlerinde yüzde 60 yerlilik oranına ulaştık" dedi. Sanayi ekosistemine dikkat çeken Bayraktar, "2014'te 27 üretici vardı, bugün 500 yerli üretici faaliyet gösteriyor" bilgisini paylaştı. Bayraktar, "Yaklaşık 50 bin vatandaşımıza yeşil istihdam sağlıyoruz" diyerek sektörün ekonomik katkısını da vurguladı. Ulusal Enerji Planı çerçevesinde 2035'e kadar yaklaşık 30 milyar dolarlık yeşil iletim yatırımı yapacaklarını anlatan Bayraktar, YEKA modelinin başarılı sonuçlar verdiğini belirterek, "Bugüne kadar 7 bin 800 megavatlık YEKA yarışması gerçekleştirdik" dedi.

TÜRKİYE'DE POTANSİYEL VAR
DENİZ üstü rüzgar enerjisi, deniz veya büyük göl yüzeyindeki rüzgarın kinetik enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesi anlamına geliyor. Karadaki santrallere göre daha güçlü ve sürekli enerji üretilebiliyor. Türkiye'nin 8.500 kilometrelik kıyı şeridi, özellikle Marmara ve Karadeniz bölgelerinde deniz üstü rüzgar yatırımları için büyük bir potansiyel taşıyor. Dünyada deniz üstü santrallerde İngiltere, Çin, Almanya, Danimarka ve Hollanda dikkat çekiyor.
KANAT FABRİKALARI YENİDEN AÇILIYOR
ENERJİ Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, Türkiye'nin rüzgâr enerjisinde yerli aksam üretiminde güçlü bir sanayi ekosistemi kurduğunu, kule, kanat ile jeneratör üretiminde kaydedilen ilerlemeyle enerji sanayisinde üretici ve ihracatçı bir merkez haline geldiğini söyledi. Yılmaz, santral yönetiminde kullanılan yazılım ve donanımların siber güvenlik perspektifiyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden ise bu yıl için sahada 2 bin 500 megavatlık yeni kurulum hedeflendiğini dile getirdi. Türkiye'nin 2035'e kadar 120 gigavat yenilenebilir enerji kurulu gücüne ulaşma hedefinin 48 gigavatlık bölümünün rüzgardan karşılanmasının öngörüldüğünü belirten Erden, yıllık 7 gigavatlık kapasite tahsisine hazır olduklarını kaydetti. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı Genel Direktörü Francesco La Camera, Türkiye'nin rüzgâr ve güneş enerjisindeki güçlü potansiyeliyle yeni enerji çağının kazanan ülkeleri arasında yer alabileceğini söyledi.