Küresel çapta artan savaşlara bir yenisi daha eklendi. Tüm dünya savaşın yer yüzündeki yıkıcı etkilerini seyre dururken, görünmeyen bir savaş ise denizlerin ve okyanusların kilometrelerce altında veriliyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) hazırladığı rapor video konferanslardan finansal veri aktarımına, bulut bilişimden yapay zekâ uygulamalarına kadar birçok alanda veri trafiğini sağlayan denizaltı haberleşme kablolarının içinde bulunduğu tehdidi gözler önüne serdi.
VERİNİN % 95'İNİ TAŞIYOR
Raporda görüşlerine yer verilen BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, denizaltı kablo ağlarının ülkelerin dijital egemenliğini ve ulusal güvenliğini belirleyen kritik unsurlar olduğunu kaydederek, "Bu ağlar küresel veri trafiğinin yüzde 95'ini taşıyor. Uydulara kıyasla sundukları düşük gecikme süresi, yüksek bant genişliği ve maliyet etkinliği sayesinde uluslararası iletişimin alternatifsiz yöntemi haline geldi. Google, Meta, Amazon ve Microsoft gibi teknoloji devleri, özellikle ABD-Avrupa güzergâhındaki kapasitenin yüzde 90'ına sahip olarak küresel ayak izlerini her geçen gün genişletiyor" dedi.

TÜRKİYE DİJİTAL KÖPRÜ
Karagözoğlu, İstanbul'dan başlayarak Türkiye'yi Karadeniz üzerinden Romanya ve Bulgaristan'a bağlayan Karadeniz Fiber Optik Sistemi (KAFOS); yine İstanbul'dan başlayarak Türkiye'yi İtalya, Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs'a bağlayan MedNautilus; Asya, Afrika ve Avrupa'yı birbirine bağlayan Muğla'nın Marmaris ilçesinden çıkan kablo hattı SEA-ME-WE ile Türkiye'nin dijital köprü işlevi gördüğünü belirtti. Karagözoğlu, şunları kaydetti: "Özellikle Karadeniz Denizaltı Kablo Projesi (BSSC) gibi yeni girişimler, bölgedeki enerji ve dijital veri akışı dengelerini yeniden şekillendiriyor. Artan jeopolitik gerilimlerle birlikte sabotaj girişimleri, casusluk faaliyetleri ve kablo iniş istasyonlarını hedef alan siber saldırılar ciddi bir endişe kaynağıdır." Raporda, Türkiye'nin 22 bin kilometre dolayındaki denizaltı kablo altyapısını güçlendirmek, güvenliğini artırmak ve uluslararası bağlantılarını çeşitlendirmek için yeni politikalar geliştirmesinin büyük bir önem taşıdığı anlatıldı. Karadeniz ve çevresindeki artan askeri gerilimlerin denizaltı kablolarını doğrudan bir güvenlik konusu haline getirdiği, bölgeden geçen kabloların güvenliğinin Türkiye'nin üstlendiği jeopolitik sorumluluğu artırdığı belirtildi.

GÜNLÜK 10 TRİLYON DOLAR BU KABLOLARDAN GEÇİYOR
Dünya genelinde 600'e yakın aktif denizaltı kablo sistemi bulunuyor. Toplam 181 ülke veya bölge, en az bir uluslararası denizaltı kablosuna bağlı durumda. Küresel ölçekte, her gün 10 trilyon dolar değerinde finansal işlemin bu kablolar aracılığıyla gerçekleştirildiği tahmin ediliyor. Ortalama bir denizaltı kablosunun inşa maliyeti ise kilometre başına 25 bin dolara denk geliyor. Bugün yaklaşık olarak dünyada 1.5 milyon kilometre uzunluğunda denizaltı fiber optik kablo ağı bulunuyor.
DÜNYA ALARMDA
BALTIK Denizi'nden Pasifik Okyanusu'na uzanan geniş bir coğrafyada hükümetler, ordular ve özel sektör, küresel veri akışının büyük bölümünü taşıyan kablo ağlarını daha güvenli hale getirmek için yoğun çaba harcıyor. NATO, Baltık Denizi'nde Rusya bağlantılı olduğu iddia edilen bir geminin kritik denizaltı kablolarını kesmesinin ardından bölgede devriye faaliyetlerini artırdı. Asya'da ise Tayvan, kablolara yönelik olası saldırıları caydırmak amacıyla cezai yaptırımları sertleştiriyor.