Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) analizinde "(Dış Borç İstatistiklerinde yapılan uygulama değişikliği) Menkul kıymetler ihraç yeri bazlı sınıflandırma yerine, elinde bulunduranın yerleşikliği esas alınarak, değerleme ise nominal tutarlar yerine piyasa değerleri kullanılarak güncellendi. Böylelikle, Dış Borç İstatistikleri halihazırda aynı standartla yayımlanan Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) İstatistikleri ile de tam uyumlu hale geldi" denildi.
TCMB'nin Veri Yönetişimi ve İstatistik Genel Müdürlüğünde Uzman Özgecan Çatalçam, Uzman Furkan Çelen, Kıdemli Uzman Eda Altuntaş Dursun, Başuzman Hakan Hüsnü Toprak tarafından hazırlanan "Dış Borç ve Ödemeler Dengesi İstatistiklerinin Derlenmesi ve Yayımlanmasında Yeni Dönem" başlıklı analiz bankanın blog sayfası Merkezin Güncesi'nde yayımlandı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TCMB arasındaki koordineli çalışmalar sonucu dış yükümlülüklere ilişkin verilerin bütüncül bir yaklaşımla tek bir çatı altında kamuoyuna sunulması amacıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanmakta olan Türkiye Dış Borç İstatistikleri'nin bugün itibarıyla TCMB tarafından yayımlanmaya başlandığı anımsatılan duyuruda, ayrıca, yerleşiklik esasının Ödemeler Dengesi İstatistikleri'ne yansıtılması çalışmaları kapsamında menkul kıymet faiz giderlerinin derlenmesinde de yeni mikro veri kaynaklarının devreye alındığı bildirildi.
DIŞ BORÇ İSTATİSTİKLERİNDE YAPILAN UYGULAMA DEĞİŞİKLİĞİ VE ETKİLERİ
Analizde, Dış Borç İstatistikleri'ne ilişkin metodolojik standartların Uluslararası Para Fonunun (IMF) Dış Borç İstatistikleri El Kitabı'na göre düzenlendiği belirtildi.
Buna göre, borçlanma senetlerinde alacaklının yerleşikliğinin tespitinde borçlanma senedinin ihraç edildiği ülkenin değil, ilgili menkul kıymeti halihazırda elinde bulunduranın yerleşikliğinin esas alınması gerektiği ifad edilen analizde, şunlar kaydedildi:
"Örneğin, Genel Hükûmet tarafından ihraç edilen bir iç borçlanma senedi yurt dışı yerleşikler tarafından satın alınıyorsa, buna ilişkin kaydın iç borç değil dış borç olarak kaydedilmesi gerekiyor. Benzer şekilde, yurt dışında ihraç edilen bir borçlanma senedi yurt içi yerleşiklerce satın alınıyorsa dış borç değil iç borç olarak sınıflanıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Türkiye Dış Borç İstatistiklerinde ise borçlanma araçlarının sınıflandırılmasında ihraç yeri esas alınmakta, yurt içi borçlanma araçları iç borç, yurt dışı borçlanma araçlarının tamamı ise dış borç kapsamında izlenmekteydi. Uygulama değişikliği ile menkul kıymetler ihraç yeri bazlı sınıflandırma yerine, elinde bulunduranın yerleşikliği esas alınarak; değerleme ise nominal tutarlar yerine piyasa değerleri kullanılarak güncellendi. Böylelikle, Dış Borç İstatistikleri hâlihazırda aynı standartla yayımlanan UYP İstatistikleri ile de tam uyumlu hale geldi."
Analizde, Dış Borç İstatistiklerinin yeni uygulama ile 2005 yılına kadar geriye dönük olarak güncellendiği belirtilerek, şu bilgilere yer verildi:
"Güncellemenin dış borç stokuna etkisi 2025 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla yaklaşık 65 milyar dolar tutarında aşağı yönlü olup, dış borcun Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYH) oranı yüzde 36,7'den yüzde 32,5'e geriliyor. Eski yönteme göre derlenen dış borç serisi ile karşılaştırıldığında, metodoloji uyumlaştırması dış borç stokunu 2005-2016 döneminde yükseltirken, 2017 yılı sonrası dönemde aşağı yönlü etkiliyor."
2017 yılı öncesinde eski dış borç serisinin yeni serinin altında kalmasında, ilgili dönemde yurt içi borçlanma senetlerinde yabancı sahipliğinin yüksek olmasının etkili olduğu bildirilen analizde, 2017 yılı sonrasının ise iç borçlanma senetlerinde yabancı sahiplik oranının gerilemesi ve yurt içi yerleşiklerin elinde tuttuğu yurt dışı borçlanma senedi tutarının yükselmesiyle yeni serinin eski seriye göre düşük düzeyde seyrettiği aktarıldı.
Ödemeler dengesi birincil gelir dengesi altındaki portföy yatırımları faiz giderleri hesaplamasında yöntem değişikliği ve etkileri
Analizde, TCMB'nin borçlanma senetlerinde yerleşiklik esasının Ödemeler Dengesi İstatistiklerine yansıtılması için Birincil Gelir Dengesi altındaki "Gider" kalemini oluşturan menkul kıymet yükümlüklerinden doğan faiz giderlerinin derlenmesinde de veri kaynaklarında değişikliğe gittiği bildirildi.
İdari kayıtlara dayalı mikro verilerin istatistiki veri derleme süreçlerine entegrasyonu kapsamında, TCMB'nin daha önce bankalardan toplulaştırılmış olarak takip ettiği borçlanma araçlarına ödenen faizler için doğrudan menkul kıymet bazlı bir hesaplama yöntemine geçtiği belirtilen analizde şu değerlendirmelere yer verildi:
"Yeni yöntemde, TCMB bünyesindeki menkul kıymet sahipliği bilgisi ve Genel Hükûmetin yurt içi ihraçlarına ödenen faiz verileri ile Merkezi Kayıt Kuruluşundan (MKK) alınan menkul kıymetlerin faiz türü, faiz oranı ve kupon sıklığı bilgileri ISIN kodu bazında bir araya getiriliyor. Böylelikle, yurt dışı yerleşiklere yapılan faiz ödemeleri, her bir menkul kıymet özelinde ve dönem bazında çok daha hassas bir şekilde ayrıştırılarak veri kalitesi artırılıyor. Bu yöntem değişikliği ile 2020 yılı eylül ayından başlamak üzere Ödemeler Dengesi İstatistikleri Birincil Gelir Dengesi altında 'Portföy Yatırımları/Gider' kalemi, toplamda 8 milyar 922 milyon dolar yukarı yönlü güncellendi. Buna paralel olarak, söz konusu dönemde Cari İşlemler Dengesi ve Net Hata ve Noksan kalemi de aynı tutarda geçmişe dönük olarak güncellendi. Böylelikle, 2025 yılında cari işlemler açığının GSYH'ye oranı yüzde 1,9 seviyesinde gerçekleşti."