16 ayda bir yaşanan hükümet değişikliği ile kriz sarmalından kurtulamayan Türkiye, 2002 sonrası yakalanan siyasi istikrarla tarihi bir dönüşüm yaşadı. Ekonomide 3 tarihi eşik aynı anda aşılıyor. Milli gelir ilk kez 1.5 trilyon doların üzerine çıkarken kişi başına gelir de ilk defa 17 bin dolar eşiğini aşacak. Türkiye, tarihinde ilk kez, yüksek gelirli ülkeler grubuna girecek
Türkiye ekonomisi son 40 yılda büyük bir dönüşüm ve sıçramaya imza atarken, bu hamlenin tetikleyicisi, 2002'den bu yana sağlanan siyasi istikrarın oldu. Çok partili hayata geçilen 1950 ile 2002 arasındaki 52 yılda Türkiye'de 39 hükümet kuruldu. 52 yılda Türkiye'de ortalama her 16 ayda bir hükûmet değişikliği yaşadı. 12 Eylül darbesinin ardından Turgut Özal ile birlikte ekonomide libaralleşme yolunda önemli adımlar atılmasına rağmen özellikle 1995-2002 arasındaki siyasal krizler ekonomiye ağır fatura çıkardı. Fakat Kasım 2022 seçimlerinin ardından oluşan ve halen devam siyasi istikrar Türkiye için tam bir dönüm noktası oldu. Ekonomide atılan hamleler, küresel arenada oyun kurucu haline getiren dönüşüm ve başta enerji ile savunma sanayisinde atılan adımlar Türkiye'yi tarihi bir eşiğe taşıdı.
DÜNYANIN 2 KATI BÜYÜME
Son 20 çeyrektir kesintisiz büyüyen, işsizliği 29 aydır tek hanede tutan, cari açığını 60 milyar doların üstünden 20 milyar dolara çeken Türkiye, dünya ekonomisinden pozitif ayrıştı. Dünya ekonomisi 2020-2024 döneminde birikimli olarak yüzde 15.1 oranında büyüme kaydederken Türkiye ekonomisi aynı dönemde birikimli olarak yüzde 30.3 oranında büyüdü. Yıllık ortalama büyüme açısından bakıldığında ise küresel büyüme yüzde 2.9 oranında gerçekleşirken Türkiye'nin büyüme performansı yüzde 5.4 ile dünya ortalamasını neredeyse ikiye katladı. Bu tablo, Türkiye'nin güçlü kalkınma kapasitesini ve sürdürülebilir büyüme vizyonunu açık bir biçimde ortaya koydu. Türkiye, küresel rekabet gücünü artırma yönündeki kararlılığını sürdürürken, bunun somut bir göstergesi olarak milli gelirini artmaya devam etti.
MİLLİ GELİRDE REKOR KIRILDI
Cumhuriyetimizin 100'üncü yılı itibarıyla ilk defa 1 trilyon dolar eşiğini aşan ekonomik büyüklük, 2024 yılı itibarıyla 1.3 trilyon doların üzerine çıktı. Ekonomik büyüklüğün bu yıl 1.6 trilyon dolara yaklaşması bekleniyor. Güncel tahminlere göre, 2025 yılında Türkiye ekonomisinin dünya ekonomileri sıralamasında geçen seneye göre bir basamak yükselerek 16'ncı büyük ekonomi olması bekleniyor. Satın Alma Gücü Paritesi cinsinden GSYH büyüklüğüne göre ise Türkiye dünyanın en büyük 11'inci, Avrupa'nın en büyük 4'üncü ekonomisi konumunda yer alması öngörülüyor.
3 TARİHİ EŞİK AŞILIYOR
Türkiye ekonomisinde son dönemde gözlenen büyüme performansı, kişi başına düşen milli gelire de yansıdı. 2024 yılı itibarıyla 15 bin 325 dolar olarak gerçekleşen kişi başına düşen milli gelirin, 2025 yılında 17 bin 748 dolara, 2026 yılında ise 18 bin 621 dolar seviyesine çıkması bekleniyor. Orta Vadeli Program (OVP) dönemi sonunda ise 21 bin dolara yaklaşması hedefleniyor. 2025 yılını tamamlarken Türkiye Yüzyılı'na yaraşır şekilde üç tarihî eşiğin aynı anda aşılması öngörülüyor. Milli gelir ilk kez 1.5 trilyon doların üzerine çıkarken kişi başına gelirin ilk defa 17 bin dolar eşiğini aşması ve Türkiye'nin, tarihinde ilk kez, yüksek gelirli ülkeler grubuna girmesi bekleniyor.
TEK HANE ENFLASYON HEDEFİ
Türkiye'nin halen uyguladığı ekonomi programı, üretkenliği ve rekabet gücünü artırarak enflasyonu tek haneye indirmeye ve makroekonomik dengeyi tesis etmeye odaklandı. Yapısal reformlar yoluyla üretim kapasitesi ve rekabet gücü artırılırken, arz yönlü politikalar çerçevesinde tarımsal üretimi destekleyecek, enerji arz güvenliğini güçlendirecek ve konut stokunu artıracak adımlar devreye alınıyor. Program doğrultusunda, enflasyonda 2026'da yüzde 20'nin altını, 2027'de ise tek haneli seviyeleri hedefleniyor.
İSTİKRAR VE REFAH SAĞLANACAK
Dezenflasyon süreciyle birlikte gelir dağılımında kalıcı iyileşme sağlamanın yanı sıra istikrarlı büyüme ile istihdamı daha üretken yapıya kavuşturarak toplumsal refahın güçlendirilmesi hedefleniyor. Mali disiplinin korunması, dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi programın ana eksenini oluşturuyor. Sürdürülebilir büyüme, kalıcı tek hane enflasyon ve refahın topluma yayılması ekonominin en önemli hedefi olacak.