Uluslararası Para Fonu (IMF), Nisan ayına ait Mali İzleme Raporu'nda küresel kamu borcuna ilişkin dikkat çeken projeksiyonlar paylaştı. Buna göre, dünya genelinde kamu borcunun milli gelire oranının 2029 yılına kadar yüzde 100'e ulaşması bekleniyor. Bu seviyenin, tarihsel olarak yalnızca İkinci Dünya Savaşı sonrasında görüldüğü hatırlatıldı.
ORTA DOĞU'DAKİ SAVAŞ MALİ BASKIYI ARTIRIYOR
Raporda, 2025 yılı itibarıyla kamu borç dinamiklerinde kayda değer bir toparlanma görülmediği vurgulanırken, Orta Doğu'da yaşanan çatışmaların küresel mali görünümü daha da zorlaştırdığı ifade edildi.
Enerji arzında yaşanan aksaklıklar, sıkılaşan finansal koşullar ve hükümetlerin enflasyonu kontrol altında tutma ile bütçe disiplinini koruma arasında kalması, küresel ekonomide baskıyı artıran başlıca unsurlar arasında gösterildi. Bu etkilerin ülkeler arasında eşit dağılmadığı ve bazı ekonomilerde daha ağır hissedildiği de raporda yer aldı.
FAİZ YÜKÜ HIZLA ARTIYOR
Küresel ekonominin dirençli yapısına rağmen mali görünümün bozulduğuna dikkat çekilen raporda, toplam kamu borcunun 2025'te GSYH'nin yüzde 93,9'una yükseldiği belirtildi. Mevcut eğilimlerin sürmesi halinde bu oran:
2026'da yüzde 95,3
2027'de yüzde 97,2
2028'de yüzde 98,8
2029'da yüzde 100
seviyesine ulaşacak.
Öte yandan, faiz ödemelerinin de hızlı artış gösterdiği kaydedildi. Son dört yılda küresel ölçekte faiz giderlerinin GSYH içindeki payı yüzde 2'den yaklaşık yüzde 3'e yükseldi.
ABD VE ÇİN'DE TABLO AĞIRLAŞIYOR
Raporda, ABD'nin bütçe açığının GSYH'nin yüzde 7-8'i seviyesinde seyrettiği ve borçları azaltmaya yönelik net bir planın bulunmadığına dikkat çekildi. Bu doğrultuda ülkenin borcunun 2031'e kadar GSYH'nin yüzde 142,1'ine çıkması öngörülüyor.
Çin'de ise iç talebi canlandırmak amacıyla uygulanan mali genişleme politikalarının bütçe açığını yaklaşık yüzde 8 seviyesine taşıdığı, bu durumun borç stokunu 2031'e kadar yüzde 126,8'e yükseltebileceği ifade edildi.
SAVAŞ VE KRİZ SENARYOLARI BORCU DAHA DA BÜYÜTEBİLİR
IMF'ye göre Orta Doğu'daki çatışmaların uzaması; yüksek faiz oranları, güçlü dolar ve artan enerji fiyatları üzerinden küresel ekonomiye ek yük getirebilir. Bu durumun özellikle gelişmekte olan ülkelerde baskıyı artırması bekleniyor.
Ayrıca, gıda ve yakıt fiyatlarındaki yükseliş, ekonomik aktivitedeki yavaşlama ve artan savunma harcamalarının kamu maliyesini daha da zorlayabileceği belirtildi. Çatışmanın uzun sürmesi halinde risk altındaki küresel borcun 4 puan artabileceği uyarısı yapıldı.
Buna ek olarak, yapay zekâ bağlantılı varlıklarda yaşanabilecek bir değer düzeltmesinin de küresel borç riskini 2,4 puan daha yukarı çekebileceği ifade edildi.
TÜRKİYE'DE BORÇ ORANI GÖRECE DÜŞÜK KALIYOR
Raporda Türkiye'ye ilişkin projeksiyonlara da yer verildi. Buna göre kamu borcunun milli gelire oranının:
2026'da yüzde 25,5
2027'de yüzde 26,9
2028'de yüzde 27,3
2029'da yüzde 27,4
2030'da yüzde 28
2031'de yüzde 27,5
seviyelerinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Türkiye'nin borç oranının küresel ortalamanın altında kalacağı öngörülse de, küresel gelişmelerin oluşturduğu baskının devam edeceği değerlendiriliyor.