ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaş tüm şiddetiyle sürerken, en çok tartışılan hedeflerden biri Hark Adası oldu.
ABD basınında yer alan haberlere göre Amerikan yönetimi, İran'ın petrol gelirlerinin büyük bölümünü sağlayan bu stratejik adaya yönelik abluka, saldırı veya adayı ele geçirme seçeneklerini değerlendiriyor.

ABD'NİN HEDEFİNDE İRAN'IN PETROL İHRACAT MERKEZİ VAR
Basra Körfezi'nde İran ana karasının yaklaşık 30 kilometre açığında bulunan Hark Adası, İran ekonomisinin en kritik enerji noktalarından biri olarak görülüyor. Ada üzerinden ülkenin ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 85–95'i dünya piyasalarına gönderiliyor.
İran medyasında yer alan bilgilere göre, Hark Adası, İran'ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ının gerçekleştirildiği ana terminal olarak biliniyor.
Yaklaşık 21 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip ada, Buşehr eyaleti açıklarında bulunuyor. İran ana karasına yaklaşık 30 kilometre, Buşehr limanına ise yaklaşık 55 kilometre mesafede yer alıyor. Petrol terminallerine ev sahipliği yapsa da Hark Adası, bir yerleşim yeri ve nüfusu yaklaşık 8 bin 200 kişiden oluşuyor.

PETROL BORU HATLARIYLA ADAYA TAŞINIYOR
Yüzölçümü küçük olmasına rağmen İran'ın enerji altyapısının merkezinde yer alan adanın bir bölümü petrol terminalleri, boru hatları ve dev depolama tanklarından oluşuyor.
Hark Adası'nda doğrudan petrol üretimi yapılmıyor. İran kara sularında ve açık denizde bulunan Ebu Zer, Furuzan ve Durud adlı petrol sahaları ile karadaki bazı petrol sahalarından çıkarılan ham petrol, deniz altı boru hatları aracılığıyla adadaki büyük depolama ve yükleme tesislerine taşınıyor. Daha sonra petrol, depolama tanklarında saklanıyor veya dev tankerlerle başta Asya pazarlarına sevk ediliyor.

YAPTIRIMLAR İHRACATI SINIRLIYOR
İran petrolünün en büyük alıcıları arasında Çin öne çıkıyor. Sürekli olarak modernize edilen bu terminallerin depolama kapasitesi 28 milyon, yükleme kapasitesi ise günlük 7 milyon varile kadar ulaşıyor. Buna karşılık ABD'nin tek taraflı yaptırımları ve tehditleri nedeniyle bir çok ülkenin İran'dan petrol alamaması sonucu bu rakam mevcutta ortalama 1,6 milyon varil civarında seyrediyor ancak belirli dönemlerde bu rakamlar 4 milyon varile kadar çıkıyordu.
Normal şartlarda yılda 950 milyon varil petrol ihracatı yapılan Hark Adası'ndan ABD yaptırımları nedeniyle fiili ihracat kapasitenin yaklaşık yüzde 60–65'inde seyrediyor.
DOĞAL DERİN SU LİMANI AVANTAJI
Hark Adası'nı stratejik açıdan önemli kılan en önemli faktörlerden biri, İran ana karasına çok yakın olmasına rağmen doğal bir derin su limanına sahip olması.
İran'ın Basra Körfezi'ndeki ana kara kıyılarının büyük bölümünde suyun sığ olması nedeniyle dev petrol tankerlerinin yanaşması zorlaşırken, Hark Adası'nın çevresindeki derin sular büyük tankerlerin güvenli şekilde yanaşmasına imkan sağlıyor.
Bu nedenle ada, İran'ın petrolünü küresel piyasalara ulaştıran en önemli lojistik merkez olarak kabul ediliyor.

"YASAK ADA" OLARAK BİLİNİYOR
Stratejik konumu ve büyük petrol tesisleri nedeniyle Hark Adası sıkı güvenlik önlemleriyle korunuyor. Bu nedenle ada kamuoyunda "Yasak Ada" olarak da anılıyor. Yerli olmayanların, turistlerin veya yeni çalışanların adaya girişi için Buşehr eyaleti valiliğinden veya İran Ulusal Petrol Şirketi'nden resmi izin alınması gerekiyor.
ABD'DE HARK ADASI SENARYOSU TARTIŞILIYOR
Son günlerde ABD basınında yer alan haberlerde, Hark Adası'nın Washington'un olası askeri hedefleri arasında tartışıldığı öne sürüldü. İsrailli gazeteci Barak Ravid, Axios'ta yayımlanan 7 Mart tarihli haberinde ismi açıklanmayan kaynaklara dayanarak ABD yönetiminde Hark Adası'na yönelik abluka, saldırı veya adayı ele geçirme seçeneklerinin değerlendirildiğini yazdı.
Amerikalı yetkililerin, adanın kontrol altına alınmasının İran'ın petrol gelirlerini kesebileceğini ve Tahran yönetimi üzerinde ciddi ekonomik baskı oluşturabileceğini düşündüğü ifade ediliyor.
OLASI SALDIRININ KÜRESEL ETKİLERİ
Bununla birlikte ABD yönetimi içinde adaya yönelik askeri operasyon konusunda temkinli bir yaklaşım bulunduğu belirtiliyor. Washington'da bazı çevreler, İran'ın petrol altyapısına yönelik geniş çaplı bir saldırının küresel petrol piyasalarını sarsabileceği ve bölgesel savaşı büyütebileceği uyarısında bulunuyor.
ABD ve İsrail'in saldırılarının ardından İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki geçişleri büyük ölçüde kısıtlaması nedeniyle petrol arzındaki düşüşün enerji maliyetlerini hızla artırabileceği de değerlendiriliyor.
İran yönetimi ise Hark Adası veya başka stratejik altyapıya yönelik bir saldırı durumunda bölgesel hedeflerle sınırlı kalmayacak geniş çaplı füze ve hava saldırılarıyla karşılık verebileceğini birçok kez dile getirdi.
Öte yandan İran ana karasına bu kadar yakın bir noktada bulunan Hark Adası'na yönelik olası bir operasyonun, Hürmüz Boğazı'na yaklaşmakta zorlanan ABD güçleri tarafından nasıl gerçekleştirileceği de Amerikan medyasında tartışılan konular arasında yer alıyor.