Türkiye'de milyonlarca konut sahibini yakından ilgilendiren ve depreme karşı alınabilecek en güçlü finansal önlemlerden biri olan Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Tarifesi'nde yeni dönem başladı. Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında uygulanan tarife ve teminat tutarları, 1 Ocak 2026 itibarıyla artırıldı. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğle birlikte, azami teminat tutarı, metrekare birim bedelleri ve asgari primler yeniden belirlendi.

YÜZDE 23 ARTIRILDI
Yeni dönemle birlikte bir mesken için verilebilecek en yüksek teminat tutarı yüzde 23 artışla 1 milyon 704 bin 162 liradan, 2 milyon 95 bin 462 liraya çıkarılarak konut sahiplerine sağlanan finansal güvence artırıldı. Düzenleme kapsamında metrekare birim maliyetleri ve risk gruplarına bağlı asgari prim tutarları, güncel ekonomik veriler ve inşaat maliyetleri doğrultusunda yeniden belirlendi. Sigorta bedeli hesabına esas metrekare bedeli, betonarme konutlar için 9 bin 884 liraya, diğer konutlar için 6 bin 590 liraya çıkarıldı. Tebliğe eklenen düzenleme ile birlikte DASK tarifesinde yer alan maktu tutarların aylık olarak artırılabilmesi kararlaştırıldı. Buna göre prim ve teminat tutarları, yalnızca yıllık değil; aylık periyotlarla otomatik biçimde yükselebilecek. Uygulama, 1 Ocak 2026 tarihinden sonra düzenlenecek tüm Zorunlu Deprem Sigortası poliçeleri için geçerli olacak.

SİGORTALILIK ORANI % 58
DASK'ın internet sitesinde yer alan verilere göre Türkiye genelinde konut sayısı 20 milyon 32 bin, sigortalı konut sayısı ise 11 milyon 678 bin 867 olarak gerçekleşti. Sigortalılık oranı ise yüzde 58.3 oldu. En yüksek sigortalılık oranı yüzde 65.4 ile Marmara Bölgesi'nde, en düşük sigortalılık oranı ise yüzde 45.4 ile Karadeniz'de görüldü. Toplam prim tutarı ise 18 milyar 376 milyon lira oldu.
VATANDAŞA DESTEK
YAPILAN revizeyle birlikte asgari prim tutarlarında da artışa gidilerek, birinci gruptan yedinci gruba kadar olan asgari rakamlar risk gruplarına göre revize edildi. Sektör temsilcileri düzenlemelerin, olası bir hasar durumunda vatandaşların konutlarını yeniden inşa edebilmeleri için sunulan desteğin güncel maliyetlerle uyumlu hale getirilmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendirdi.