Son Para Politikası Kurulu toplantısında TCMB, politika faizini beklentilerle uyumlu şekilde yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. BBVA Research değerlendirmesinde bu kararın, piyasalara daha net bir yön sinyali verme fırsatının kaçırıldığına işaret ettiği belirtildi.

REZERVLER VE RİSK PRİMİNDEKİ İYİLEŞME ETKİLİ OLDU
Analizde, rezervlerdeki toparlanma, risk primindeki gerileme ve yurt içi dolarizasyon eğilimindeki sınırlı artışın Merkez Bankası'nın faizleri sabit tutma kararında etkili olduğu ifade edildi. Ayrıca bölgesel jeopolitik gerilimlerdeki yumuşamanın da bu kararı desteklediği vurgulandı.
BBVA'ya göre TCMB, mevcut ekonomik koşulları değerlendirirken büyüme tarafını gözeten daha dengeli bir yaklaşım benimsiyor. Ancak bu durumun, enflasyonla mücadele açısından bazı riskleri de beraberinde getirdiği belirtiliyor.

ENFLASYONDA YÜKSEK SEYİR BEKLENTİSİ
Raporda, enflasyon görünümüne ilişkin olumsuz seyrin sürdüğü ve beklentilerde bozulmanın devam ettiği ifade edildi. Nisan ayı verileriyle birlikte yıllık enflasyonun Temmuz 2026'ya kadar yaklaşık yüzde 32 seviyelerinde kalabileceği öngörülüyor.
Dış dengedeki zayıf görünümün de devam ettiği, bunun rezervler ve döviz kuru üzerinde baskı yaratabileceği uyarısı yapıldı.

FAİZ İNDİRİMİ İÇİN TEMMUZ İŞARETİ
BBVA Research'e göre, mevcut risklere rağmen ekonomik aktivitedeki yavaşlama ve uygun koşulların oluşması halinde TCMB "önleyici" bir faiz indirimi adımı atabilir. Bu kapsamda fonlama faizinin Haziran ayından itibaren politika faizine yaklaşması, Temmuz itibarıyla ise sınırlı faiz indirimlerinin başlaması bekleniyor.
Enerji fiyatlarına ilişkin varsayımlar da dikkate alındığında, yıl sonunda enflasyonun yüzde 28,5 seviyesine gerilemesi ve politika faizinin en fazla yüzde 35 seviyelerine inmesi öngörülüyor.