Orta Doğu'da diplomatik çözüm umutları sürerken gerçekleşen son hava saldırıları, piyasalardaki iyimser havayı dağıttı. Bu gelişmelerin ardından ABD tahvillerinde satış baskısı yeniden güç kazandı.
Asya piyasalarında ABD'nin 10 yıllık tahvil faizleri beş baz puan yükselerek yüzde 4,53 seviyesine çıktı. İki yıllık tahvil getirileri ise dört baz puan artışla yüzde 4,07'ye ulaştı. Bloomberg Dolar Spot Endeksi de üst üste üçüncü işlem gününde yükseliş kaydederek yüzde 0,3 değer kazandı.
Piyasalardaki dalgalanma, jeopolitik risklerin küresel ekonomik beklentiler üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
Gecelik swap faizleri (OIS), 2026 yılının sonuna kadar ABD Merkez Bankası'nın faiz artırımı ihtimalini yüzde 70'in üzerinde fiyatlıyor.
Son beş yıldır hedef seviyenin üzerinde seyreden enflasyon, beklentilerin kalıcılığı konusunda soru işaretleri oluştururken özellikle uzun vadeli tahviller üzerinde baskıyı artırıyor.
ABD Merkez Bankası (Fed) Başkan Yardımcısı Philip Jefferson da enflasyon risklerinin yukarı yönlü olmaya devam ettiğini belirtti. Jefferson, İran kaynaklı savaş riskinin enerji maliyetlerini artırabileceğini ve bunun tüketici harcamaları üzerindeki etkilerinin yakından takip edildiğini ifade etti.
PETROL FİYATLARINDAKİ ARTIŞ TAHVİL FAİZLERİNİ YÜKSELTTİ
Tahvil piyasalarındaki satış baskısının en önemli nedeni petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş oldu.
ABD'nin, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerinden geçen gemilerden gelir elde etmesini engellemeye yönelik yeni yaptırımlar uygulamaya başlaması, bölgedeki diplomatik sürecin ne kadar hassas olduğunu yeniden ortaya koydu.
Enerji fiyatlarındaki yükselişe ilişkin kaygılar yalnızca ABD piyasalarıyla sınırlı kalmadı. Asya genelinde devlet tahvilleri de baskı altında kaldı. Avustralya'nın 10 yıllık tahvil faizleri altı baz puan yükselirken, Yeni Zelanda tahvilleri iki baz puan arttı. Japonya'nın 10 yıllık gösterge tahvil faizi ise yarım baz puan yukarı yönlü hareket etti.