Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 için geri sayım sürüyor. Küresel iklim politikalarının şekillendirildiği bu dev organizasyona, küresel ısınma, iklim finansmanı, sugıda güvenliği ve döngüsel ekonomi gibi konular masaya yatırılırken, ülkelerin iklim politikalarının da burada şekillenmesi bekleniyor. Şüphesiz bu organizasyonda verilecek taahhütlerin hayata geçmesinde finansman konusu da önemli gündem maddelerinden biri olacak. 2018-2025 döneminde 400 milyar TL'lik sürdürülebilir finansman hedeflerini erken tamamladıklarını ve 2018- 2029 dönemi için toplam hedeflerini 3.5 trilyon TL'ye yükselttiklerini söyleyen Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, "Bireysel ve kurumsal müşterilerimize yönelik farklı sürdürülebilir ürün ve hizmetler sunuyoruz. Yeşil krediler, çevreci taşıt kredileri, çatı GES finansmanı, kadın girişimci finansmanı, sürdürülebilir tarım, çevreci konut ve yeşil leasing gibi çözümlerle müşterilerimizin dönüşümünü destekliyoruz" dedi. Sürdürülebilirlik konusunda, sahaya inen ve çevre için somut projelere imza atan Garanti BBVA'nın yeni dönem yol haritasını Onaran'la konuştuk...
YAŞANABİLİR BİR DÜNYA
COP31 süreci, sürdürülebilirlik ve yeşil ekonomi başlıklarını gündemin merkezine taşıyor. Siz kurum olarak sürdürülebilirliği nasıl tanımlıyorsunuz ve sizin için neden bu kadar kritik bir öncelik?
Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil; finansal sistemin dayanıklılığını güçlendiren, riskleri öngören ve uzun vadeli değer yaratan stratejik bir unsur olarak görüyoruz. Bizim için sürdürülebilirlik, iklim kriziyle mücadele, su ve biyoçeşitlilik yönetimi, kaynakların verimli kullanımı ve toplumsal etkiyi birlikte ele alan çok boyutlu bir dönüşüm alanı. Temel önceliğimiz, gelecek nesillere daha yaşanabilir ve ekonomik açıdan daha sürdürülebilir bir dünya bırakmak. COP31'in Türkiye'de gerçekleşecek olması da bu açıdan çok önemli bir fırsat. Türkiye'nin sürdürülebilirlik alanında attığı adımların ve uygulamaların uluslararası ölçekte görünür hale gelmesini sağlayacak; aynı zamanda yatırım ve finansman mekanizmalarının daha somut biçimde ele alınmasına zemin hazırlayacak.

SÜRDÜRÜLEBİLİR FİNANSMAN
Günümüzde tüm kurumlar bir sürdürülebilirlik diyor ama alınan aksiyonlar da sınırlı kalabiliyor. Siz Garanti BBVA olarak sürdürülebilirliği işlerinizde nasıl konumlandırıyorsunuz?
Sürdürülebilirlik iş modelimizin, risk yönetimimizin ve karar alma süreçlerimizin merkezinde yer alıyor. Bu anlamda bir iletişim başlığı değil, işin kendisi. Garanti BBVA, sürdürülebilirlik alanında 20 yıldır finans sektörüne düşen sorumluluğun bilinciyle çalışıyor. 2006'da kadın girişimcilere destek sağlayan sosyal programlarla başlayan bu yolculuk, zaman içinde üst yönetim sahipliğinde oluşturulan sürdürülebilirlik komitesi, uluslararası standartlara uygun raporlama, çevresel ve sosyal performansın ölçülmesi ve kamuoyuyla paylaşılması gibi adımlarla güçlendi. Bugün sürdürülebilirlik politikalarımız yalnızca finansal ürünlerde değil, bankamızın tüm karar alma mekanizmalarında etkili hale gelmiş durumda. Sürdürülebilir finansman da bu yaklaşımın önemli bir parçası. Bizim için sürdürülebilirlik, finansal başarı ile çevresel ve sosyal etkiyi birlikte değerlendiren uzun vadeli bir değer yaratma anlayışı.
Sonuçta yeşil dönüşüm ciddi bir finansman gerektiriyor. Garanti BBVA bu dönüşümde nasıl bir sorumluluk üstleniyor?
Yeşil dönüşüm ciddi bir sermaye gerektiriyor ve finans sektörü bu dönüşümün ana aktörlerinden biri. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde finansmanın önemli bölümü bankalar aracılığıyla sağlandığı için, bankaların rolü yalnızca kaynak aktarmakla sınırlı değil. Sermayeyi doğru alanlara yönlendirmek, dönüşümü ölçeklemek ve müşterilere yol göstermek de bu sorumluluğun parçası. Garanti BBVA olarak müşterilerimizin karbonsuzlaşma planlarını oluşturmasına, iklim risklerini analiz etmesine ve dönüşüm stratejilerini yapılandırmasına destek veriyoruz. Özellikle karbon yoğun sektörlerde finansman sağlarken aktif danışmanlık rolü üstleniyoruz. Bu dönüşümü "Birlikte Yaparız" anlayışıyla, müşterilerimizle omuz omuza yürüdüğümüz bir yolculuk olarak görüyoruz.
Yeni güncellediğiniz 3.5 trilyon TL'ye ulaşan sürdürülebilir finansman hedefiniz dikkat çekici. Bu kapsamda öncelik verdiğiniz yatırım alanları neler ve yeşil dönüşümü gerçekleştirmek isteyen müşterileriniz için nasıl katkılar sağlıyorsunuz?
2018-2025 döneminde 400 milyar TL'lik sürdürülebilir finansman hedefimizi erken tamamladık ve 2018-2029 dönemi için toplam hedefimizi 3.5 trilyon TL'ye yükselttik. Bu kaynak, iklim değişikliğiyle mücadele, doğal sermayenin korunması, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir tarım, su verimliliği yatırımları, sosyal altyapı, toplumsal eşitlik ve finansal kapsayıcılık alanlarına yönlendirilecek. Ocak 2026 itibarıyla bu hedef kapsamında 1 trilyon TL eşiğini aşmış olmamız da bizim için önemli. Bireysel ve kurumsal müşterilerimize yönelik farklı sürdürülebilir ürün ve hizmetler sunuyoruz. Yeşil krediler, çevreci taşıt kredileri, çatı GES finansmanı, kadın girişimci finansmanı, sürdürülebilir tarım, çevreci konut ve yeşil leasing gibi çözümlerle müşterilerimizin dönüşümünü destekliyoruz. Performansa dayalı teşvik mekanizmalarıyla müşterilerimizin sürdürülebilirlik skorlarına göre faiz indirimi sağlayabiliyoruz.
SUYA NEFES ALDIRIYOR
GARANTİ BBVA'nın 2021 yılında Marmara'daki müsilaj krizine yanıt olarak başlattığı Mavi Nefes projesi aradan geçen yıllarda hızla büyüyerek yoluna devam etti. Buradaki amaçlarının yalnızca yüzey temizliği yapmak değil; deniz altı yaşamını onaran, bilim temelli ve uzun vadeli çözümler üretmek olduğunu söyleyen Onaran, "Bugün proje Marmara'dan Van Gölü'ne, Saros'tan Göcek'e uzanan geniş bir coğrafyada yürütülüyor. Denizlerdeki kirliliğin azaltılması, su kalitesinin iyileştirilmesi, deniz çayırları ve habitatların korunması, eğitim ve farkındalık çalışmaları projenin temel başlıkları arasında. 2024 analizine göre projede her 1 TL'lik yatırım 2.2 TL sosyal etki yaratıyor" dedi.
DÖNÜŞÜMÜ YÖNLENDİRMEK VE ÖLÇEKLEMEK KRİTİK
ÖNÜMÜZDEKİ dönemde sürdürülebilirliğin iklim, su ve biyoçeşitlilik odaklı risklerin daha görünür hale geldiği ve finans sektörünün dönüştürücü rolünün güçlendiği bir yapıya evrilmesini beklediklerini söyleyen Onaran, şunları kaydetti: "Bu süreçte yalnızca finansman sağlamak değil, dönüşümü yönlendirmek ve ölçeklemek kritik olacak. Garanti BBVA olarak önceliklerimizi üç başlıkta topluyoruz: İklim, su ve doğa risklerini finansal modele entegre etmek; kaynağı dönüşüm etkisi yüksek alanlara yönlendirmek, müşterilerimize finansmanın yanında danışmanlık ve dönüşüm desteği sunmak."