Türkiye'de tarım sektörü 2026 yılına güçlü bir destek dalgasıyla girdi. Artan gıda talebi, iklim değişikliği ve üretim maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle tarım artık yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda stratejik bir ekonomi başlığı olarak görülüyor. Bu nedenle devlet destekleri, uluslararası fonlar ve teknoloji hibeleri aynı anda devreye alınarak üretimin güçlendirilmesi hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın klasik destek ödemeleri sürerken, Avrupa Birliği kırsal kalkınma fonları, TÜBİTAK'ın teknoloji hibeleri ve KOSGEB'in girişim destekleri de çiftçi ve tarım girişimcileri için önemli bir finansman kanalı oluşturuyor.
168 MİLYAR LİRAYA ÇIKTI
2026 yılı için tarımsal destek bütçesi önemli ölçüde artırılarak yaklaşık 168 milyar liraya çıkarıldı. Bu bütçe bitkisel üretim, hayvancılık, sulama yatırımları, kırsal kalkınma projeleri ve tarım teknolojileri alanlarında kullanılacak. Yeni destek modelinde özellikle stratejik ürünlerde üretimi artırmak için farklı katsayılar uygulanıyor. Bu sayede ayçiçeği, pamuk, mısır, bakliyat ve buğday gibi ürünlerde üreticiye verilen destek miktarı artırılıyor ve üretim planlaması güçlendiriliyor.
YÜZDE 75'E KADAR HİBE
Tarım politikalarında dikkat çeken bir diğer başlık ise işlenmeyen tarım arazilerinin yeniden üretime kazandırılması oldu. Uzun süredir boş kalan ya da üretim dışı bırakılan arazilerin tekrar tarıma dahil edilmesi için çiftçilere tohum, fide ve üretim girdilerinde yüzde 75'e kadar hibe desteği verilecek. Bu program özellikle küçük üreticileri yeniden üretime döndürmeyi ve tarımsal üretim alanlarının genişletilmesini hedefliyor. ÖZEL FON OLUŞTURULDU
Türkiye'de tarıma yönelik en önemli uluslararası finansman kaynaklarından biri de Avrupa Birliği destekleri. 2021- 2027 dönemini kapsayan IPARD III Programı kapsamında Türkiye'de kırsal kalkınma yatırımları için yaklaşık 430 milyon euroluk bir fon oluşturuldu. Bu program çerçevesinde hayvancılık yatırımları, gıda işleme tesisleri, soğuk hava depoları, kırsal turizm projeleri ve yenilenebilir enerji yatırımları için yüksek oranlı hibeler veriliyor. Program kapsamında bu yıl açıklanan çağrılarla çok sayıda projeye milyarlarca liralık yatırım desteği sağlanması planlanıyor. HIBE DESTEĞI
Tarım artık teknolojiyle iç içe ilerleyen bir sektör olduğu için araştırma ve inovasyon destekleri de hızla artıyor. TÜBİTAK, akıllı tarım teknolojileri, biyoteknoloji, hassas tarım uygulamaları ve verimlilik artıran projeler için Ar-Ge hibeleri sunuyor. Özellikle sensör sistemleri, yapay zekâ destekli tarım uygulamaları, akıllı sulama sistemleri ve yeni tohum teknolojileri geliştiren girişimler bu desteklerden yararlanabiliyor. Bazı programlarda proje bütçesinin yüzde 75'ine kadar hibe verilebiliyor.
HAKSIZ DESTEK GERİ ALINIYOR
Bitkisel üretimin geliştirilmesi ve tarımsal hasılanın artırılmasına yönelik yatırım projelerine ilişkin Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı arazilerdeki hibe destekleri bu yıl belirlendi. Hibe oranları, belirlenen destekleme konuları için proje toplam bedelinin azami yüzde 75'i olacak. Diğer kamu kurum ve kuruluşları ve üretici örgütleriyle proje kapsamında iş birliği yapılabilecek. Hibelerden gerçek veya tüzel kişiler yararlanabilecek. Hibelerden kamu kurum ve kuruluşları ile ortaklıkları yararlanamayacak. Üretim planlaması kapsamına alınan ürünlerin belirlenen tarım havzaları dışında yetiştirilmesi durumunda destek verilmeyecek, aynı arazi için iki yıl üst üste destek olmayacak. Haksız yere yapılan destekleme ödemelerine ilişkin projede hibe olarak desteklenen kısmın bedeli, gecikme zammı oranları dikkate alınarak kanuni faiziyle geri alınacak. Belirtilen destekleme ödemelerinden, idari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç, haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler, 5 yıl süreyle hiçbir tarımsal destekleme programından yararlandırılmayacak.