Küresel enerji piyasaları yeni bir dalgalanma sürecine girdi. Özellikle Orta Doğu'da artan jeopolitik riskler petrol fiyatlarının hızlı şekilde yükselmesine neden oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik sert açıklamaları ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik riskleri piyasalarda arz kesintisi endişesini artırdı. Bu gelişmelerin etkisiyle Brent petrol fiyatı 110 dolar seviyesinin üzerine çıkarken, ABD ham petrolü WTI 113 dolar bandına kadar yükseldi. Hürmüz Boğazı'nın küresel petrol ticareti açısından stratejik önemi fiyat hareketlerinin büyümesinde belirleyici oldu. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'si bu boğazdan geçiyor.
PİYASADA DENGELER DEĞİŞTİ
Petrol piyasasında dikkat çeken bir diğer gelişme ise nadir görülen fiyat dengesizliği oldu. Normal koşullarda küresel petrol piyasasında referans fiyat olarak kabul edilen Brent petrol, ABD ham petrolü WTI'dan daha yüksek seviyede işlem görür.

Bu gelişme enerji piyasalarında arz-talep dengesinin kısa vadede ciddi şekilde bozulduğunu gösteren önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu fiyat tersine dönüşünün arkasında iki önemli faktör var. Birincisi Orta Doğu kaynaklı arz riskleri nedeniyle ABD petrolüne yönelen talebin artması. İkincisi ise Avrupa ve Asya ülkelerinin alternatif petrol kaynaklarına yönelmesi.
OPEC SINIRLAMAYA ÇALIŞIYOR
Petrol fiyatlarındaki hızlı yükselişin ardından üretici ülkeler piyasayı dengelemek için yeni adımlar atmaya başladı. OPEC ve müttefik üretici ülkelerin oluşturduğu OPEC+ grubunun üretimi artırmaya yönelik planları enerji piyasasında yakından takip ediliyor. OPEC tarafında üretim artışı sinyalleri verilmesine rağmen analistler bunun fiyatları kalıcı şekilde düşürmek için yeterli olmayabileceğini belirtiyor. Bunun temel nedeni ise küresel petrol piyasasında sorunun yalnızca üretim miktarıyla sınırlı olmaması.

PETROL TAHMİNLERİ YUKARI YÖNLÜ REVİZE EDİLİYOR
Enerji piyasalarındaki gelişmeler petrol fiyatlarına ilişkin beklentilerin de yeniden gözden geçirilmesine yol açtı. Uluslararası finans kuruluşları ve enerji analistleri, petrol fiyatlarının kısa vadede yüksek seviyelerde kalabileceğine işaret ediyor. Birçok kurumun tahminlerine göre Brent petrol fiyatı için yeni denge aralığı 95-115 dolar bandı olarak görülüyor. Risklerin tırmanması halinde ise fiyatın 120 dolar seviyesine yaklaşabileceği değerlendiriliyor. Buna karşılık bazı analizler, küresel talepte yaşanabilecek yavaşlama veya OPEC üretim artışlarının hızlanması halinde fiyatların yeniden 90 dolar seviyesine doğru geri çekilebileceğini belirtiyor.
RUS PETROLÜNDE 13 YILIN ZİRVESİ
Rusya'nın ana ihracat petrolü olan Urals ham petrolü, küresel fiyat rallisinin etkisiyle son yılların en yüksek seviyelerine ulaştı. Son verilere göre Rus Urals petrolünün fiyatı varil başına yaklaşık 90 doların üzerine çıkarak son 13 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş, özellikle Avrupa ve Asya pazarlarında alternatif arz kaynaklarına olan talebi artırırken, Rus petrolüne yönelik talepte de belirgin bir artış yaşandı.
IEA'DAN "KARA NİSAN" UYARISI
ULUSLARARASI Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, İran savaşı nedeniyle küresel enerji piyasasında yaşanan şokun tarihi ölçekte bir krize dönüşebileceği uyarısında bulundu. Birol, mevcut gelişmelerin yalnızca petrol fiyatlarını değil, küresel enerji arz güvenliğini de ciddi şekilde tehdit ettiğini belirterek nisan ayı için "kara senaryo" riskine dikkat çekti. IEA değerlendirmelerine göre enerji piyasasında günlük yaklaşık 11 milyon varil petrol arzı risk altına girdi. Birol, mevcut krizin büyüklüğünü anlatırken 1970'li yıllardaki petrol şoklarına atıfta bulunarak, o dönemde yaşanan arz kaybının yaklaşık 5 milyon varil seviyesinde olduğunu hatırlattı.