Türkiye'nin brüt dış borç stoku, 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 azalarak 518,5 milyar ABD doları seviyesine geriledi. Açıklanan verilere göre hem kısa vadeli hem de uzun vadeli dış borçlarda sınırlı düşüş kaydedildi.

KISA VE UZUN VADELİ BORÇLARDA SINIRLI GERİLEME
Aynı dönemde kısa vadeli dış borçlar yüzde 0,5 azalışla 166,6 milyar dolara, uzun vadeli dış borçlar ise yüzde 0,3 azalışla 351,9 milyar dolara indi. Bu görünüm, borç yapısında genel olarak yatay ancak aşağı yönlü bir eğilime işaret etti.
KAMU BORCU AZALIRKEN ÖZEL SEKTÖR YÜKSELDİ
Alt sektörler incelendiğinde ise farklı yönlü hareketler dikkat çekti. Kamu sektörünün dış borcu yüzde 3,3 azalarak 192,2 milyar dolara gerilerken, özel sektör borcu yüzde 1,8 artışla 302,1 milyar dolara yükseldi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) dış yükümlülükleri ise yüzde 2,9 azalışla 24,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

BORÇLANMADA EN BÜYÜK PAY KREDİLERDE
Dış borç stokunun enstrüman dağılımında krediler yüzde 46,1 ile en büyük payı oluşturdu. Kredileri yüzde 19,1 ile borç senetleri, yüzde 17,5 ile ticari krediler ve diğer yükümlülükler izledi. Bu yapı, Türkiye'nin dış finansmanında kredi ağırlığının sürdüğünü ortaya koydu.

DÖVİZ KOMPOZİSYONUNDA DOLAR AĞIRLIĞI SÜRÜYOR
Para birimi dağılımında ise ABD doları yüzde 48,7 ile ilk sırada yer aldı. Euro yüzde 29,5 ile ikinci sırayı alırken, Türk lirası yüzde 11,7 ve diğer para birimleri yüzde 10,2 paya sahip oldu. Bu görünüm, dış borçta döviz riskinin önemli bir bölümünün dolar ve euro ekseninde toplandığını gösterdi.

GERİ ÖDEME PROFİLİ UZUN VADEYE YAYILIYOR
Kredi ve borç senetlerinin ödeme projeksiyonlarına bakıldığında, anapara geri ödemelerinin büyük ölçüde 24 ay ve üzeri vadelerde yoğunlaştığı görüldü. Buna karşılık 13–24 ay aralığındaki ödemeler daha sınırlı kalırken, 0–12 ay aralığında özellikle özel sektör kredilerinden kaynaklanan bir ödeme yükümlülüğü öne çıktı