Uluslararası Finans Kurumu (IFC)
Türkiye, Kazakistan ve Özbekistan Direktörü Lisa Kaestner, likiditenin sıkılaştığı ve oynaklığın arttığı bu dönemde istihdamı artırabilecek ve verimliliği yükseltecek yatırımlara odaklandıklarını belirterek, "IFC, son 10 yılda Türkiye'ye 25 milyar dolardan fazla yatırım yaptı. Türkiye, IFC'nin küresel portföyünde en büyük üçüncü ülke olarak öne çıkıyor" dedi.
TÜRKİYE STRATEJİK ÜLKE
Kaestner, Türkiye'nin Dünya Bankası Grubu için stratejik bir ülke olduğunu söyledi. Keastner, "Reel sektörde imalat, lojistik ve değer zincirleri boyunca yaptığımız yatırımlarla Türk şirketlerinin rekabet gücünü ve büyümesini destekliyoruz. Şirketlerin verimliliklerini artırmalarına, uluslararası standartları karşılamalarına, ihracat kapasitelerini güçlendirmelerine ve istihdam yaratan daha yüksek katma değerli üretime geçmelerine katkı sağlıyoruz" diye konuştu. Kaestner, Türkiye'deki yatırım önceliklerinin Dünya Bankası Grubu'nun istihdam odağıyla doğrudan örtüştüğüne dikkati çekerek, Türkiye'de mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (MKOBİ), istihdamın yaklaşık yüzde 70.5'ini oluşturduğunu söyledi. Şirketler daha uzun vadeli ve doğru kurgulanmış finansmana erişebildiklerinde yeni ekipmanlara, becerilere ve sistemlere yatırım yapabildiklerini, daha etkin rekabet edebildiklerini ve koşullar zorlaştığında dahi istihdamı sürdürebildiklerini anlatan Kaestner, özel sermayenin Dünya Bankası Grubu'nun hedefiyle bağlantısının da burada ortaya çıktığını söyledi.
SERMAYE HAREKETE GEÇMELİ
Lisa Kaestner, Türkiye'de IFC'nin temel ve en önemli katkılarından birinin özel sermayeyi harekete geçirmek olduğunu belirterek, çoğu zaman çapa yatırımcı olarak işlemlere güven kazandırdıklarını, doğru yapılandırma ve risk azaltıcı mekanizmalarla uluslararası kreditörleri ve yatırımcıları bir araya getirdiklerini anlattı. Kaestner, bu yaklaşımın ticari bankalarla büyük ölçekli finansman paketlerinin oluşturulmasını, tahvil ihraçlarının desteklenmesini ve yatırımcı tabanını genişleten sermaye piyasası araçlarının kullanılmasını içerebildiğini söyledi.