Eğlence sektöründe hikâye yaratan simülatörleriyle dikkat çeken DOF Robotics, Türkiye'yi global eğlence teknolojisinin üretim ve inovasyon merkezi yapacak. DOF Robotics Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mertcan, "Bugün üretimimizin yüzde 90'ını 6 kıtada 60'dan fazla ülkeye ihraç ediyoruz; ürünlerimizin yüzde 35'inden fazlası tek başına Kuzey Amerika pazarına gidiyor" dedi.
2006'da kuruldunuz. Bugün 60'dan fazla ülkeye ihracat yapıyorsunuz. Biraz şirketin hikayesinden bahseder misiniz?
DOF Robotics'i 2006'da, eğlence teknolojileri ve simülatör üretimi alanında Türkiye'den küresel ölçekte yarışabilecek bir şirket kurma vizyonuyla temellendirdik. O dönemde bu alanda Türkiye'de ciddi bir üretici yoktu; biz bu boşluğa girmeye karar verdik. İlk yıllar öğrenme ve altyapı inşasıydı. Ürünlerimizi uluslararası standartlara taşıdıkça, dünyanın her köşesinden talepler gelmeye başladı. Bugün üretimimizin yüzde 90'ını 6 kıtada 60'dan fazla ülkeye ihraç ediyoruz; ürünlerimizin yüzde 35'inden fazlası tek başına Kuzey Amerika pazarına gidiyor.

Uluslararası alanda ortaklıklarınız var mı?
Gelirlerimizin yaklaşık yüzde 30'unu Ar-Ge'ye yatırıyoruz. 2018'den bu yana Ar-Ge merkezi statüsüne sahibiz; 40 kişilik mühendislik ekibimiz makine, yazılım, mekatronik ve içerik geliştirme gibi disiplinlerde çalışıyor. Marvel Studios, Universal Studios, Transformers ve Smurfs gibi eğlence dünyasının en büyük IP sahiplerinden bazılarıyla çalışıyoruz. Feld Entertainment bünyesindeki Monster Jam ve Rovio'nun Angry Birds markası da portföyümüzdeki güçlü lisanslı ürünler arasında. ÜABD Dallas'ta üretim tesisimiz, Hollanda'da Avrupa merkezimiz, Paris, Londra, Sidney ve Çin ofislerimiz bulunuyor. Akademik alanda da güçlü bağlarımız var. ABD'nin prestijli Stevens Institute of Technology ile dezavantajlı çocuklar için STEM odaklı eğitim modülleri geliştiriyoruz.

10 yıllık hedefiniz nedir?
Önümüzdeki 10 yılda stratejimizin merkezinde iki büyük dönüşüm var. Birincisi, üreticiden operatöre geçiş. DOF Robotics bugüne kadar ağırlıklı olarak dünyaya altyapı ve ekipman ihraç etti. Neo Planet projesiyle birlikte artık kendi geliştirdiğimiz teknolojiyi kendi yönettiğimiz mekânlarda ziyaretçilere sunuyoruz. Bu hem iş modelimizi çeşitlendiriyor hem de Türkiye'de deneyim ekonomisine yeni bir boyut katıyor. İkinci büyük dönüşüm, yapay zeka entegrasyonunun tüm ürün portföyüne yayılması. AIQ Photo Booth ile başladığımız bu yolculuğu derinleştireceğiz. Ziyaretçiyi tanıyan, ona göre evrilen, her seferinde farklı bir deneyim sunan 'canlı atraksiyon' konsepti önümüzdeki dönemin temel büyüme alanı. Coğrafi olarak Kuzey Amerika ve Avrupa'daki güçlü konumumuzu korurken Güneydoğu Asya ve Güney Amerika pazarlarında daha derin bir yapılanmaya gidiyoruz. Halka arzımız ve Turquality desteğiyle sürdürdüğümüz markalaşma süreci bu büyümenin finansal ve kurumsal omurgasını oluşturuyor. Daha büyük bir hedefimiz de var: Türkiye'yi global eğlence teknolojisinin üretim ve inovasyon merkezi olarak konumlandırmak.

KAPADOKYA'YA 20 MİLYON DOLARLIK YATIRIM
NeoCappadocia projesinden bahseder misiniz?
NeoCappadocia benim için hem stratejik hem de kişisel anlamda özel bir proje. Kapadokya, dünyanın sayılı doğa harikalarından biri; her yıl milyonlarca uluslararası turist geliyor ama ortalama geceleme süresi 1.4 gün. Bu rakam bölgenin potansiyeliyle hiç örtüşmüyor. Mevcut deneyim çok dar: balon turu, at binme, seramik atölyesi. Ciddi bir deneyim açığı var. Biz bu boşluğa yaklaşık 20 milyon dolarlık yatırımla, Avanos'ta bütüncül bir deneyim alanı kurarak giriyoruz. Arsayı satın aldık, kiralama yapmayacağız. Yaklaşık 1.5 yıl içinde kapılarımızı açmayı hedefliyoruz; ilk etapta 500 binin üzerinde ziyaretçi bekliyoruz. Üç ana deneyim ekseni var. Birincisi balon uçuş simülasyonu: Kapadokya balonuna binemeyenlere gerçek bir uçuşun hissini birebir sunacağız. İkincisi Flying Theater: Türkiye'yi anlatan özel bir filmle ziyaretçilere havadan Türkiye turu attıracağız. Üçüncüsü ise 26 metrelik dev dijital ekranın önünde filmle senkronize canlı oyuncuların sahne aldığı gösteri alanı görsel ve sahne sanatlarını iç içe geçiren bir format. Projeye otel yatırımı da eşlik edecek. Amacımız geceleme süresini en az ikiye katlamak ve Kapadokya'yı gerçek anlamda yıl boyu yaşayan bir destinasyona dönüştürmek. NeoCappadocia, Neo Planet markasının ilk adımı, ama vizyonumuz çok daha geniş.
NEO PLANET'LE DÜNYAYA AÇILACAK
Neo Planet'i uluslararası ölçekte büyütmeyi hedefliyorsunuz. Bu konsepti anlatır mısınız?
Neo Planet, DOF Robotics'in teknoloji üreticisinden deneyim operatörüne dönüşümünü somutlaştıran markamız. Yıllardır dünyanın dört bir yanında eğlence mekanlarına altyapı sağladık; artık o teknolojiyle kendi mekanlarımızı işletme zamanı. Konseptin özünde şu var: Neo Planet, yaklaşık 25 bin metrekarelik, orta ölçekli bir AVM büyüklüğünde bütüncül deneyim alanları. Hareket simülasyonu, yapay zekâ, dijital içerik ve canlı performansı tek çatı altında birleştiriyor. Önümüzdeki 10 yıl içinde NeoCappadocia benzeri birçok projeyi dünyanın öne çıkan turistik şehirlerinde hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Amacımız Neo Planet'i Türkiye'den dünyaya ihraç edilen kalıcı bir deneyim markası yapmak.
HEDEF AVRUPA'NIN EN BÜYÜĞÜ OLMAK
Şirketin CEO'su Bakıt Baydaliev da Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde Türkiye'nin ilk Flying Theater (uçan sinema) projesi "Astorya"yı kurduklarını, Antalya'da ve Beyoğlu'nda da benzer bir deneyimi ziyaretçilere sunacaklarını belirterek, "Meksika'da da 16 metre uzunluğunda, 40 kişilik bir uçan sinema kurduk" dedi. Kapadokya projesinin uzun zamandır hayalleri olduğunu, 10 bin metrekarelik inşaat yapacaklarını belirten Baydaliev, "Yatırım 2027'de tamamlanacak. Eğlence merkezi kurarak daha fazla turist çekeceğiz. 80 odalı bir otel kurmayı da planlıyoruz. Neo Planet markamız ile hedefimiz önümüzdeki 10-20 yılda Avrupa'nın en büyük üçüncü oyuncusu olmak" diye konuştu. İstanbul özel ihtisas serbest bölgesinde üretim yaptıklarını belirten Baydaliev, "Hadımköy'de yeni bir üretim tesisi planlıyoruz. Yer bakıyoruz" açıklaması yaptı. Baydaliev, NeoCappadocia projesinin benzerini yapmak için Sydney, Atina ve Amsterdam ile görüştüklerini de söyledi.