Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Olağanüstü dönemler, kurumların rakamları hızlı analiz edip, doğru pozisyon almalarını zorunlu kılıyor. McKinsey Analytics araştırması, teknolojisine yatırım yapan kurumların dönüşüme daha hızlı uyum sağladığını gösteriyor

Pandemi döneminde tüm dünyada artan ekonomik dengesizlik, kurumları hızlı çözüm bulma ve çevik davranmaya itiyor. Elinde her geçen yıl daha fazla veri olan kurumlar teknolojisini kullanarak, daha hızlı çözüm buluyor. McKinsey Analytics tarafından düzenli olarak her yıl hazırlanan 'Yapay Zekanın Durumu' araştırması; şirketlerin bu konudaki yatırımlarını, bunların etkilerini, başarılı sonuç elde edenleri farklı kılan uygulamaları alt kırılımlarıyla birlikte ortaya koyuyor. Rakamlar, çevik davranmayı sağlayan yapay zeka yatırımlarının dijtal dönüşüm çalışmalarına da pozitif katkısı olduğunu gösteriyor.

DİJİTALLEŞME HIZLANDI
Bu yılki araştırma için yapılan ankete, dünyanın farklı bölgelerinden; bütün endüstrileri, şirket büyüklüklerini, fonksiyonel uzmanlıkları ve kadroları temsil eden 2 bin 395 kişi katıldı. Katılımcıların küçük de olsa bir kısmı, faiz ve vergi öncesi kârının (FVÖK) yüzde 20'sini yapay zekâ yatırımlarının sonucunda gerçekleştirdiğini belirtti. Bu şirketler, COVID-19 salgını nedeniyle daha da hızlanan dijitalleşme sürecine, yapay zekâya daha fazla yatırım yaparak yanıt vermeyi planlıyor.

GELİRE DOĞRUDAN ETKİ
Araştırma; şirketlerin yapay zekâyı, değer üretmek için bir araç olarak kullandığını ve elde ettikleri gelirin giderek arttığını gösteriyor. Ankete katılanların yarısı, kuruluşlarının en az bir işlevde yapay zekâyı benimsediğini belirtiyor. Şirketlerin fonksiyonları açısından yapay zekânın benimsenmesine bakıldığında ise en yüksek oranın yüzde 24 ile ürün/hizmet geliştirme ve hizmet operasyonlarının optimizasyonunda olduğu görülüyor. Araştırmada Yapay zekâ yatırımlarının gelir ve giderlere etkisinin, şirket fonksiyonları bazında kırılımlı olarak ele alındığı araştırmada sonuçlar bir önceki yılın verileriyle de karşılaştırılıyor.

E-TİCARETİ SIÇRATAN PENCERELER
Pandemi nedeniyle e-ticarete yönelen şirketlerin sayısı arttı. İnternetten alışverişin hız kazandığı günlerde Popupsmart girişimi web sitelerinden alışveriş oranını artırıyor

"Websiteleri için kolayca pop-up oluşturulmasını sağlayan yazılım platformunu hayata geçiren Popupsmart girişimi, e-ticaret sayesinde ayakta kalan üretici ve satıcıların yüzünü güldürdü. Müşterilerinin sadece yüzde 2'si Türkiye'den olan Popupsmart girişiminin kurucu ortağı Emre Elbeyoğlu, pandemi döneminde artan ilgi hakkında şunları söyledi:
"Hedef pazarımız global olduğu için çalışmalarımızı orada başlattık ve kullanıcılarımızın büyük çoğunluğu yurtdışından. Kullanıcıların sadece yüzde 2'si Türkiye'den diyebiliriz. Pandemi döneminde kullanımının ortalama yüzde 50 artması bizi de olumlu etkiledi. Çünkü birçok işletme e-ticarete geçmek zorunda kaldı ve kendi web sitelerini açan işletme sayısı da arttı. Web site satışlarını artırmaya yönelen işletmeler ve şirketler Popupsmart'ı çözüm olarak kullanmaya başladı. Bu dönemde işletmelerin kritik bir sorununu çözen girişimimiz hızlı bir büyüme kaydetti."

SATIŞLARDA YÜZDE 25 ARTIŞ
Şu an toplam 4 bin 500 üyelerinin olduğunu ifade eden Emre Elbeyoğlu, "Üyelerin yaklaşık bin 500'ü ürünümüzü aktif olarak kullanıyor. Ücretli plana sahip 106 kullanıcımız bulunuyor. Workup Girişimcilik Programı'nda yer aldıktan sonra programın desteğiyle ve ekosistemdeki görünürlüğümüzün artmasıyla Türkiye'den müşterilerimiz artarak devam ediyor. Ürünümüzün temel çıktısı web sitelerinde pop-up'lar ile dönüşüm oranlarını yani satışları arttırmak. İstatistiklerimize göre pop-uplar üzerinden ortalama yüzde 5 dönüşüm oranına sahibiz"dedi.

MÜŞTERİ ARTIRMANIN EN KOLAY YOLU
Kullanıcıları en net sektörlere ve unvanlara göre sınıflandırdıklarını söyleyen Elbeyoğlu, "Bu doğrultuda dijital pazarlamacılar, e-ticaret yöneticileri, tasarımcılar ve developer'lar kullanıcı profilinin büyük bir çoğunluğunu oluşturuyor. Kullanıcılarımız genel olarak Popupsmart'ın kolay kullanımından çok memnun kalıyor" dedi.

'DÜNYAYI KURTARACAK' TÜRK GİRİŞİMCİLER ARANIYOR
, 'nde Türk girişimcilere destek olacak programı açıkladı. Buna göre, verimliliğinde yenilikçi ürün ve çözüm geliştiren, global pazarlara açılmayı hedefleyen Türkler'e destek olunacak

Schneider Electric, İnovasyon Zirvesi kapsamında, enerji verimliliği alanında yenilikçi ürün ve çözüm geliştiren, global pazarlara açılmayı ve girişim sermayelerine erişmeyi hedefleyen Türk girişimcilere "" sertifikasyon programına başvurmaları için çağrı yaptı.

KÜRESEL TANITIM
Enerji yönetiminde dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Schneider Electric, bir süre önce Solar Impulse Vakfı ile hayata geçirdiği "Solar Impulse Efficient Solution (Verimli Çözüm)" sertifikasyon programına Türkiye'den de prototip aşamasında ya da ticarileşmiş ürün ve çözümlere sahip girişimcilerin başvurmaları için çağrıda bulundu.
"Solar Impulse Efficient Solution" Programı, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma hedefleri doğrultusunda karbon nötr ekonomisine geçişte enerji verimliliğine odaklı, çevreye duyarlı ve kar amaçlı ürünlerin sertifikalandırıldığı dünyadaki ilk program olma özelliğini taşıyor. Bu sertifikaya sahip ürün ya da şirketler, program kapsamında hükümetler ve devletler nezdinde tanınma, yeni pazarlara açılma, yeni sermaye kaynaklarına erişme ve global çapta pazarlama ve tanıtım yapma imkanlarına kavuşuyorlar.

YÜZDE 70 İHRACAT
Schneider Electric Türkiye, Orta Asya ve Pakistan Bölge Başkanı Bora Tuncer, İnovasyon Zirvesine enerji verimliliği alanında faaliyet gösteren ya da çözüm arayışında olan 2600'den fazla iş insanının katıldığını hatırlarak sözlerine şöyle devam etti: "Pandemi döneminde enerji verimliliği ve dijitalleşmeye bu kadar büyük bir talep olması, bu alanlardaki çözüm ihtiyacının büyüklüğünü ve zamana karşı yarışımızı çok iyi özetliyor. Üretiminin yüzde 70'ini yurtdışına ihraç eden bir teknoloji firması olarak, Türk insanı için hizmet ve değer üretmekten dolayı gururluyuz. Schneider Electric Türkiye olarak, 1000 çözüm arasına Türkiye'den de girişimci ve start-upların girmesini cesaretlendirmeyi, onlara yol göstermeyi amaçlıyoruz."

4 YIL SÜRECEK
Dört yıl sürecek program kapsamında sertifikalandırılan girişimler, teknik inovasyon, karlılık ve çevrenin korunması kriterleri doğrultusunda bağımsız uzmanlarca belirleniyor. Halen Schneider Electric'in bu sertifikayı almaya hak kazanmış 8 enerji verimliliği çözümü bulunurken, dünya çapında 50'den fazla Schneider Electric uzmanı başvuru sahiplerinin süreçlerinin değerlendirilmesi süreçlerinde çalışıyor.

HUAWEİ SAVAŞA TEK MARKA İLE HAZIRLANIYOR
Huawei, ABD'nin yaptırımlarından kaçınmak için alt markası Honor'un ticari varlıklarını yerel bir konsorsiyuma satmayı planlıyor

Büyük baskı altında olan Huawei, Çin içerisinde halk tarafından desteklense de özellikle 5G altyapısı satışları ve telefon satışları Batı Avrupa'da ve ABD etkinliğinin olduğu ülkelerde zorlanmaya devam ediyor.
Şirketin alt markası Honor'un hayatta kalmasını sağlamak için yapılan anlaşma sonucunda yoluna başka bir marka altında devam etmesi de olası görünüyor. Satıştan sonra Huawei, yeni şirketin herhangi bir hissesine sahip olmayacak veya yönetiminde yer almayacağı vurgulanıyor. Huawei'nin marka, Ar-Ge işlevleri ve tedarik zinciri yönetimi dahil olmak üzere Honor varlıklarını 15.2 milyar karşılığında el değiştireceği belirtiliyor.
Peki bu satış ne anlama geliyor? Huawei mobil servisler konusunda yatırımlarına tam gaz devam ederken, cihaz konusunda Huawei markasına odaklanacağı görülüyor. Ancak küresel savaşın ABD'deki başkanlık seçimlerinden sonra değişmesi beklenmiyor. Bu yüzden cihaz konusunda tek marka ile yoluna devam ederken, diğerlerinin bu durumdan etkilenmesini istemiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA