Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İnleyen ekonomiden dik duran ekonomiye

Giriş Tarihi: 28.8.2014

Son kongre konuşmasında ekonominin 12 yıllık fotoğrafını ortaya koyan Erdoğan, "Görevi devraldığımızda ekonomi inim inim inliyordu. Kararlı ve güçlü hükümetimizle, ülkemizi dünyaya karşı dik duran bir ekonomiye kavuşturduk" dedi

Seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin son kongresinde ekonomide nereden nereye gelindiğini gözler önüne serdi. Erdoğan, son 12 yılda ekonomiye neler kazandıklarını, hangi yatırımları yaptıklarını anlattı. Görevi devraldıklarında ekonominin inim inim inlediğini anlatan Erdoğan, ekonomide alınan yolu şu sözlerle özetledi:
IMF BAŞKANINA TEPKİ: Kasım 2002'de iktidarı devraldığımızda, üzerinde kara bulutlar dolaşan, umutları yıpranmış, yorulmuş, karamsar bir Türkiye vardı. Ekonomi çok ağır bir krizin içindeydi. Türkiye, bütün umutlarını Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) gelecek borçlara bağlamıştı. Borç verenler, her ay gönderdikleri müfettişlerle sadece ekonomiyi değil, siyaseti ve idareyi de kontrol altında tutmaya çalışıyordu. Bir gün, 'Bize borç verdiniz. Bunu ne zaman alacağınızı takip edin. Ama bize siyasette yol çizmeye çalışırsanız, nasıl hareket etmemiz gerektiğini belirlemeye çalışırsanız kusura bakmayın buna müsaade etmeyiz' dedim. Görüşmeyi onların tepesindeki zat ile yaptım. Yanımda Ali Babacan da vardı.
BEKLENTİLERİ KARŞILADI: İşsizlik büyüyor, enflasyon bir canavar olarak milletin ekmeğini azaltıyordu. Faiz yükünün altında, devletin borçlanma faizi yüzde 63'tü. Türkiye ekonomisi deyim yerindeyse inim inim inliyordu. Yatırımcı, girişimci önünü göremiyor, yatırım yapmak yerine sermayesini faize yatırmayı tercih ediyordu. Esnaf siftahsız dükkânını kapatırken, çiftçinin tarladaki ürünü para etmiyordu. AK Parti'nin iktidara gelmesiyle, Türkiye'deki o kötümser, karamsar hava dağıldı. Uzun süren koalisyon hükümetlerinin ardından, ne yapacağını bilen, kararlı, güçlü bir AK Parti Hükümeti, hem içeride, hem dışarıda bütün beklentileri hayata geçirdi.
YÜKSEK FAİZLE MÜCADELE: Yüksek enflasyonla, faizle mücadeleye başladık. Yatırım ortamını iyileştirdik. İktidara geldiğimiz ilk günlerde, devletin çalışanlarına olan Zorunlu Tasarruf adı altında devlet memurundan, işçisinden borç alıyordu ve 13.5 katrilyon lira devletin işçisine, memuruna borcu vardı. Bunu ödeme kararını aldık ve borcu ödedik. Aynı zamanda Konut Edindirme Yardımı adı altında maalesef yine işçi, memur, adeta ellerinden paraları alınmış, akıbeti belirsiz bekliyordu. 3.5 katrilyon lira da bunları ödedik.

Çiftçi kredisinde rekor artış

ENFLASYON TEK HANELİ RAKAMDA: Faiz oranlarını hızla düşürmeye başladık ve şu anda yüzde 0-yüzde 8 aralığında, faizle daha fazla kredi veriyoruz. Aynı şekilde esnaf yüzde 47 faiz oranı ile Halk Bankası'na borçlanıyordu. Bugün 4-5 aralığında. Çiftçimize yıllık verilen destek miktarı 2002 yılında 2 milyar liraydı. 2013'te çiftçimize toplam 10 milyar liralık destek verdik. Enflasyonu yüzde 30'la devraldık. Şimdi ise tek haneli rakamlara çektik.

Enflasyon canavarı kalmadı

BİZİMLE DALGA GEÇİYORLARDI: Türk Lirası'ndan 6 sıfırı başarıyla silip attık. Bizimle dalga geçenler vardı, 'Enflasyon patlar' diyorlardı. Patlamadı. Tam aksine çatladı. 'Eğer 6 sıfırı atarlarsa ben Taksim Meydanı'nda anırırım' diyen köşe yazarları vardı. Hâlâ anırmalarını bekliyoruz. En düşük seviyelere enflasyonu çekerken Türkiye'de artık bu canavar halkımızı rahatsız edemedi.

Büyük küresel krizi sarsılmadan atlattık

KENDİ REKORUMUZU KIRMAK ÜZEREYİZ: Merkez Bankası'nın kasasında, biz geldiğimizde 27.5 milyar dolar vardı. Rekorumuzu kırmak üzereyiz, Merkez'in kasasında 136 milyar dolar rezerv var. İhracatı 36 milyar dolardan 153 milyar dolara yükselttik. Milli geliri 230 milyar dolardan aldık, 820 milyar dolara yükselttik. Kamu net borç stokunun milli gelire oranı yüzde 73'tü, yüzde 35 seviyesine kadar indirdik. Kişi Başı Milli Geliri 3 bin 500 dolardan aldık, 11 bin dolara çıkardık. Tarihin en büyük küresel ekonomik krizlerinden birini, yaptığımız reformlarla, aldığımız tedbirlerle, hiç sarsılmadan atlattık.
12 YILDA 99 YENİ ÜNİVERSİTE: 12 yılda 205 bin adet derslik yaptık. Okullarımıza 1 milyon adet bilgisayar gönderdik, 30 bin bilişim teknolojileri sınıfı kurduk. 444 yani 4+4+4 sistemiyle, 28 Şubat döneminin eğitimdeki son izlerini de sildik. Fatih Projesi'yle eğitimin altyapısını tamamen değiştiriyoruz. Proje kapsamında öğrencilerimize bugüne kadar yaklaşık 850 bin adet tablet bilgisayar dağıttık. 81 ilimizde üniversite var.

Savunmada milli dönüşüm

SAVUNMADA DEV YATIRIMLAR: 12 yıl önce, yüzde 80 oranında dışa bağımlı, uluslararası silah şirketlerinin ve onların yerli aracılarının tekelinde olan bir savunma sanayimiz vardı. Bugün savunma sanayimiz, Türkiye'nin beyin ve üretim gücünü seferber eden milli bir yapıya dönüştü. Milyarlarca doları yabancı şirketlere aktarmak yerine milli kaynaklara yönlendirdik ve savunma sanayinde dışa bağımlılığımızı yüzde 45'e kadar düşürdük. Altay Tankı, Atak Helikopteri, Anka İnsansız Hava Aracı, Milgem Gemisi, ilk milli uçağımız Hürkuş, Kirpi adını verdiğimiz zırhlı araçlar, Barış Kartalı uçaklarımız, seyir füzeleri, tanksavar füzeleri, güdümlü roketler... Tüm bunlar Türkiye'nin kendi eserleri... Askerimizin eline, Cumhuriyet tarihinde ilk defa milli bir piyade tüfeğini veriyoruz. İşte Türkiye'yi bu seviyelere biz ulaştırdık... Bunlarla yetinmiyoruz. Hedefimiz Türkiye'yi, savunma sanayi ihtiyaçlarının tamamını kendisi karşılayabilen, bununla kalmayıp bu alanda dünyada söz sahibi bir ülke haline getirmektir.

Kıtaları denizin altında birleştirdik

17 BİN KİLOMETRE BÖLÜNMÜŞ YOL YAPTIK: İktidara gelirken ülkemize 15 bin kilometre bölünmüş yol kazandırma sözü vermiştik. 6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğuna, 17 bin kilometre daha ekleyerek, 23 bin 100 kilometreye ulaştırdık. Bu alanda da taahhüdümüzün ötesine geçtiğimizi memnuniyetle ifade etmek isterim. 12 yılda 117 kilometrelik tam 122 adet tünel yaptık. Bugün toplam 167 kilometre uzunluğundaki 205 adet tünelle milletimiz yolculuğun konforunu yaşıyor. Ülkemizi ilk defa yüksek hızlı trenlerle tanıştırdık. Hükümetlerimizin gururu, yüz akı Marmaray'la Asya ile Avrupa'yı denizin altından raylı sistemle birleştirdik. Şimdi de Asya ile Avrupa'yı yine denizin altından bu defa lastikli sistemle birleştirmek için Avrasya Tüneli'ni yapıyoruz. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün, İstanbul'a yaptığımız dünyanın sayılı havalimanlarından biri olan 3'üncü Havalimanı'nın, yine dünya çapında bir proje olan İzmit Körfez Geçişi'nin inşaatları süratle devam ediyor. Havalimanı sayısını 26'dan 52'ye çıkardık.

Dar gelirli vatandaşa konut desteği

633 BİN KONUT İNŞA ETTİK: Kasım 2002'de 500 bin toplu konut yapma sözüyle iktidara gelmiştik. Bugüne kadar, taahhüdümüzün de ötesine geçerek, tam 633 bin konut inşa ettik. Bu konutların 518 binini hak sahiplerine teslim ettik. Demokrasimizin standartlarını yükseltmek için adalet sistemimizde bir dizi reform yaptık. Adalet Sarayları'yla yargının fiziki altyapısını, personel sayısını artırarak insan gücünü, kanunları yenilerek uygulamaları reforma tabi tuttuk.

64 yeni hastane geliyor

SAĞLIK İÇİN 10 MİLYAR LİRA HARCADIK: Sağlıkta, insan merkezli bir anlayışla sistemi baştan sona yeniden oluşturduk. 12 yılda toplam 10.4 milyar lira harcayarak 2 bin 216 adet sağlık tesisi inşa ettik. Hastanelerimizi personel ve tıbbı cihaz bakımından güçlendirdik. Şimdi de ülkemizin dört bir köşesine dev sağlık kampusları inşa ediyoruz. Bunların tamamlanmasıyla, toplamda 52 bin yatak kapasiteli 64 hastaneyi ülkemize kazandıracağız.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
İnleyen ekonomiden dik duran ekonomiye
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN