Türk balığı Rusya'da mönülere giriyor

Giriş Tarihi: 22.11.2014
Türk balığı Rusya'da mönülere giriyor

Batı'yla restleşen Rusya, Türk balıkçıları ihya etti. Sagun Grup Başkanı Tuncay Sagun, "Ruslar aslında somon seviyor ancak bizim balıklarımız mönülere girmeye başladı. Satışlarımız yüzde 200'ün üzerinde arttı" dedi

Rusya ile Batı arasında yaşanan ekonomik restleşme Türk gıda üreticilerini ihya etmeye devam ediyor. Özellikle Rusya'nın balıkta en büyük tedarikçisi Norveç'e kapılarını kapatması, Türk balıkçıların yüzünü güldürdü. Sektörün en büyük firmalarından Sagun'un patronu Tuncay Sagun, "Rusya'ya balık satışlarımız yüzde 200'den fazla arttı. Tek handikapımız Ruslar'ın büyük balık sevmesi. Ancak onları yavaş yavaş küçük balıklara alıştırıyoruz. Önemli olan pazarda yer edinmek, restoran mönülerine girmeye başladık" dedi. Türkiye'de de balık tüketiminin ciddi anlamda arttığını söyleyen Tuncay Sagun'la sektördeki gelişmeleri konuştuk.

Rusya'nın Batı'yla restleşmesi balıkçılık sektörüne nasıl yansıdı?
Rusya Avrupa'dan yılda 2.2 milyar dolarlık su ürünleri ihraç ediyordu. Bunun 1.2 milyar dolarlık kısmını da Norveç'ten alıyordu. Ana alım kalemi ise somondu. Ambargodan sonra bizim çupra ve alabalık gibi ürünlerimize ağırlık vermeye başladılar. Bu pazara ihracatımız 38 milyon dolardı. Her yıl yüzde 100'ler seviyesinde bir artışla geliyorduk. Sanırım bu yıl yüzde 200'ü geçeriz.

TÜKETİM ARTIYOR


Toplam ihracatımız içinde önemli bir yer tutuyor mu bu rakam?
Ambargo bir yıllık ama ben bunu geçici bir fırsat olarak görmüyorum. Sonuçta insanların tüketim alışkanlıkları var. Ruslar somonu ve löp etli balığı seviyor. Bu süreçte bizim levrek, çupra ve alabalığımıza alışacaklar. Avrupa'ya ambargo kalksa bile insanların bizim balıklarıma alışması öyle bir damak zevkinin gelişmesi bizim için önemli. Lokantaların mönülerine giriyoruz.

Türkiye'de balık tüketimi artıyor mu?
Orta Asya kökenli etçil bir milletiz. Balıkla yeni yeni tanışıyoruz. Yakın zamana kadar kabuklu mahsulleri yemezdik. Bunda kültürel değişimin yanı sıra ekonomik gelişmişlik de önemli rol oynadı. Doktorlar balık yemeyi tavsiye ettikleri için tüketim her geçen gün artıyor.

Yılda ne kadar balık yiyiyoruz?
Avrupa'da kişi başı yıllık tüketim 28 kilolarda biz 8'e daha yeni geldik. Yani daha yapacak çok işimiz var. Biz küçük balık seviyoruz. Balığın başını ve kuyruğunu tabakta görmek istediğimiz için fileto tüketmiyoruz.

En çok balığı hangi şehir tüketiyor?
En çok balığı Karadenizliler yer derler ama İstanbul'un yanı sıra Ankara da iyi tüketir. Arkasından İzmir gelir.

İhracat nasıl gidiyor?
Türkiye'nin en büyük balık ihracatçısıyız. 23 ülkeye ihracat yapıyoruz. Japonya en büyük pazarımız buraya orkinos, Avrupa ve ABD'ye çupra ve levrek, Ortadoğu'ya da işlenmiş balık satıyoruz. Kuzey Irak'ta da Marines markamızla önemli rakamlara ulaştık.

Kaç tesisiniz var?
Şu an Urla'da 12'nci tesisimizi kuruyoruz. Burada ilk kez Türkiye'de balığı eksi 70 derecede balık şoklayacağız, eksi 50 derecede saklayacağız. İşleme paketleme servisi olacak. Avrupa standartlarının üstünde olacak tesis, 9 milyon liraya mal olacak.

Yabancılarla ortaklık çalışmalarınız hangi aşamada?
Danimarkalı Biomar'la balık yemi konusunda ortaklık yapıyoruz. Dünyanın bu konudaki en büyük firması 11 ülkede fabrikaları var. Onları teknolojileriyle birlikte Türkiye'ye getireceğiz. Yüzde 50-50 ortaklıkla Söke'de 28 dönüm üzerine 14 milyon euroluk tesis kuracağız. Orada hem kendi çiftliklerimiz için üretim, hem de ihracat yapacağız.

BANKA KREDİSİ KULLANMAM

Bizim örf ve adetlerimiz kurumsal şirket yönetimlerine uygun değil. Aile şirketlerinde başarı çok daha yüksek. Bine yakın personelim var. Çalışanlarımın ismini bilirim. Onlarla sürekli iletişim halindeyim. Bankadan kredi almam yatırımlarımı özkaynaklarımla finanse ederim. Babam bize "Bankacılardan kork, güneşli havada şemsiye açar, yağmurlu havada kapatırlar" derdi. Bu nedenle asla kredi almam. Yatırımımı kendim finanse ederim.

BU İŞTE HEM USTA HEM ÇIRAĞIZ

Türkiye'nin en büyük balıkçısısınız. Balık avlar mısınız?
Balık benim hayatımdır. Dünyaya bir kez daha gelsem yine balıkçı olurum. Eşim de benim gibi üçüncü kuşak balıkçı. Balık yakalarım ve güzel yemekler yaparım.

Kaç yıldır balıkçılık yapıyorsunuz?
Zaten başka iş yapma şansım yoktu. Bu işin içine doğduk. Ben lise muzunuyum ve üçüncü kuşak balıkçıyım. Dedem tekneyle balık tutarmış, babamın halde dükkanı vardı, sonra da ihracata başladık. Oğlum da 13 yaşında işe başladı. Bana göre çocuk biraz ezilmeli, iş ancak öyle öğreniliyor. Bizim işte hem usta hem çırak olmazsanız başaramazsınız. Limandan çıkarken 'Vira Bismillah' deriz.

BİN TON KURBAĞA İHRAÇ EDİYORUZ

Kurbağa satışlarınız nasıl gidiyor?
Kurbağa bizim grubumuz için özel bir ürün. Rahmetli babam İspanya ve Fransa için hamsi tuzlar ithal ederdi. Müşterileri babamdan kurbağa istemiş. Türkiye'den kurbağa ihracatı yapan ilk kişi babamdır. O iş gelişti ve hâlâ devam ediyor. Çeşitli illerde tesislerimiz var. Fransa, İsveç ve İtalya'ya yılda yaklaşık bin ton kurbağa ihraç ediyoruz. Her bölgede 200- 300 kişi bu işten geçimini sağlıyor.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Türk balığı Rusya'da mönülere giriyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN