Aon'un yayımladığı 2025 Küresel Doğal Afetler Raporu, iklim kaynaklı risklerin küresel ekonomi üzerindeki yıkıcı etkisini çarpıcı verilerle ortaya koydu. Rapora göre, 2025 yılında doğal afetlerden kaynaklanan küresel ekonomik kayıplar 260 milyar dolara ulaşırken, sigortalı kayıplar 127 milyar dolar ile tarihsel olarak yüksek seyrini sürdürdü. Sigortalılık oranı ise yüzde 49 ile bugüne kadarki en yüksek seviyesine çıkarak, risk transferinde sigorta sektörünün kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Raporda, şiddetli konvektif fırtınaların 21. Yüzyıl'ın en maliyetli sigorta riskleri haline geldiği vurgulanırken, özellikle ABD'de yaşanan orman yangınları ve şiddetli fırtınaların yılın en yıkıcı afetleri arasında yer aldığı belirtildi. Yıl boyunca ekonomik kaybı 1 milyar doları aşan 49 büyük afet yaşanırken, bunların 30'unda sigortalı kayıplar da 1 milyar doların üzerine çıktı. Bu rakam, tarihsel ortalamaların oldukça üzerinde gerçekleşti.
CALIFORNIA YANGINLARI TARİHE GEÇTİ
En maliyetli afetler arasında California'daki Palisades ve Eaton orman yangınları öne çıktı. Söz konusu yangınlar, 58 milyar dolarlık ekonomik kayıp ve 41 milyar dolarlık sigortalı kayıpla, dünya genelinde kayıtlara geçen en yüksek maliyetli orman yangınları olarak tarihe geçti. Bunun yanı sıra, ABD'de mart ayında görülen yaygın şiddetli fırtınalar, Çin'deki mevsimsel seller, Myanmar'daki deprem ve Karayipler'i etkileyen Melissa Kasırgası da yüksek ekonomik kayıplara yol açtı.
CAN KAYIPLARI ALARM VERİYOR
Raporda dikkat çekilen bir diğer başlık ise can kayıpları oldu. 2025 yılında dünya genelinde doğal afetler nedeniyle en az 42 bin kişi hayatını kaybetti. Ölümlerin büyük bölümü aşırı sıcak hava dalgalarından kaynaklanırken, Myanmar'daki deprem 5 bin 456 can kaybıyla yılın en ölümcül felaketi olarak kayda geçti. 2000 yılından bu yana ise doğal afetler dünya genelinde 1.9 milyondan fazla insanın yaşamını yitirmesine neden oldu. Aon Türkiye Eş CEO'su Selda Oknas Tanbay, rapora ilişkin değerlendirmesinde, iklim krizinin etkilerinin giderek derinleştiğini vurgulayarak, "Kuruluşlar, sigorta sektörü ve kamu otoriteleri arasında güçlü bir iş birliği artık kaçınılmaz. Sigorta sektörü, rekor düzeyde sermaye ve yenilikçi risk transferi çözümleriyle afetlere karşı dayanıklılığın artırılmasında stratejik bir ortak konumunda bulunuyor. Günümüzde gerçek dayanıklılık, yalnızca fiziksel değil aynı zamanda finansal gücü de kapsıyor" dedi.