2013-2023 dönemindeki firma verileri üzerinden hazırlanan raporda, Türkiye ve Ankara sanayisinin üretim, ihracat ve finansman yapısı incelendi. Çalışma, Ankara'nın AB pazarındaki konumunu güçlendirdiğini ve sanayinin ana metal ağırlıklı yapıdan daha ileri işlenmiş, katma değeri yüksek ürünlere yöneldiğini ortaya koydu.
SKDM'nin 1 Ekim 2023'te başlayan geçiş döneminin ardından 1 Ocak 2026 itibarıyla mali yükümlülük doğuran uygulama aşamasına geçmesiyle birlikte, raporda yer alan 2013-2023 dönemi verileri Ankara sanayisinin dönüşümünün önümüzdeki yıllarda izlenmesi açısından da referans niteliği taşıyor.
ANKARA'NIN AB PAZARINDAKİ KONUMU GÜÇLENDİ
Rapora göre Türkiye'nin toplam ihracatı 2013-2023 döneminde 161,5 milyar dolardan 255,6 milyar dolara yükseldi. SKDM kapsamındaki ürünlerin toplam ihracat içerisindeki payı 2023 yılında yüzde 7,75 olurken, Ankara'da bu oran yaklaşık yüzde 7 olarak gerçekleşti.
Ankara'nın Türkiye'nin AB'ye yönelik SKDM kapsamındaki ihracatındaki payı ise 2013'te yüzde 3,33'ten 2023'te yüzde 4,44'e yükseldi. Ankara'nın AB'ye SKDM kapsamındaki ihracatı da aynı dönemde yaklaşık 95 milyon dolardan 334 milyon dolara çıktı.
Ankara sanayisinin ürün kompozisyonunda da dikkat çekici bir değişim yaşandı. Ana metallerin imalatının payı yüzde 72,63'ten yüzde 25,83'e gerilerken, fabrikasyon metal ürünlerinin payı yüzde 12,01'den yüzde 33,83'e yükselerek ilk sıraya yerleşti. Makine ve ekipman imalatı ise yüzde 10,58'lik payla öne çıktı.
Raporda bu değişim, Ankara sanayisinin daha ileri işlenmiş ve yüksek katma değerli ürünlere yöneldiğinin göstergesi olarak değerlendirildi.
FİNANSMAN VE GİRDİ MALİYETLERİ ÖNE ÇIKIYOR
Ankara'daki SKDM kapsamındaki ihracatçı firmaların kâr oranı 2023 yılında yüzde 12,45 ile Türkiye ortalaması olan yüzde 10,06'nın üzerinde gerçekleşti. Borçluluk oranı ise yüzde 18,07 ile daha düşük seviyede kaldı.
Bununla birlikte Ankara firmalarının mali borçları içinde banka kredilerinin payı yüzde 86,35'e ulaşırken, Türkiye genelinde bu oran yüzde 65,89 oldu.
Girdi maliyetleri de raporda dikkat çekilen başlıklardan biri oldu. SKDM kapsamındaki ürün ihracatçılarında girdi alımlarının brüt satışlara oranı 2023 yılında Türkiye genelinde yüzde 98,98 iken Ankara'da yüzde 128,05'e yükseldi. Raporda, bu tabloda yüksek girdi maliyetlerinin yanı sıra fiyat dalgalanmalarına karşı stok artırma ve tedarik sürekliliğini sağlama davranışlarının da etkili olabileceği belirtildi.
ORTA ÖLÇEKLİ FİRMALAR İÇİN DÖNÜŞÜM MALİYETİ KRİTİK
Raporda orta ölçekli firmalar, SKDM sürecinde desteklenmesi gereken öncelikli gruplar arasında gösterildi. Ankara'daki orta ölçekli firmaların Türkiye genelindeki orta ölçekli firmaların toplam ihracatındaki payı yaklaşık yüzde 4'ten yüzde 3,45'e gerilerken, bu firmalarda banka kredilerinin toplam borçlar içerisindeki payının yüzde 40'ın üzerine çıktığı belirlendi.
Emisyonların ölçülmesi ve raporlanması, enerji verimliliği yatırımları ve yeşil finansmana erişim ihtiyacının özellikle teknik ve mali kapasitesi sınırlı firmalar için ilave yük oluşturabileceği vurgulandı.
Bu nedenle raporda KOBİ'lere yönelik ölçek duyarlı destek mekanizmaları, uzun vadeli ve uygun maliyetli finansman ile karbon muhasebesi ve İzleme-Raporlama-Doğrulama (MRV) kapasitesini geliştirecek teknik destekler önerildi.
ANKARA FİRMALARI ALTERNATİF PAZARLARA YÖNELDİ
Rapora göre SKDM'ye daha yüksek düzeyde maruz kalan Ankara firmaları AB pazarındaki konumlarını korurken, AB dışındaki pazarlara yönelik SKDM kapsamındaki ihracatlarını Türkiye geneline kıyasla daha güçlü artırdı.
Buna karşılık fiyatlama davranışlarında ve yeşil ürün olarak sınıflandırılan ithal girdilerde istatistiksel olarak anlamlı bir artış görülmedi.
Raporda, SKDM'nin mali yükümlülük dönemine geçmesiyle yalnızca alternatif pazarlara yönelmenin yeterli olmayacağı, düşük karbonlu üretim, emisyonların ölçülmesi ve doğrulanması ile yatırım kapasitesinin önümüzdeki dönemde daha belirleyici olacağı ifade edildi.
ÖNCELİK: ÖLÇME, FİNANSMAN VE DÜŞÜK KARBONLU ÜRETİM
ASO'nun politika önerileri arasında MRV altyapısının güçlendirilmesi, KOBİ'lere yönelik destek paketlerinin oluşturulması, uzun vadeli ve düşük maliyetli yeşil finansman mekanizmalarının yaygınlaştırılması ve ihracat desteklerinin düşük karbonlu üretim yatırımlarıyla bütünleştirilmesi yer aldı.
Ayrıca firmaların yatırım kararlarını destekleyecek öngörülebilir bir dönüşüm yol haritası hazırlanması ve Ankara'nın makine-ekipman imalatındaki güçlü kapasitesinin yüksek katma değerli, düşük karbonlu üretimle desteklenerek AB pazarındaki konumunun güçlendirilmesi önerildi.
BAŞKAN ARDIÇ: "YEŞİL DÖNÜŞÜMÜ REKABET GÜCÜMÜZÜ ARTIRACAK BİR FIRSATA DÖNÜŞTÜRMELİYİZ"
Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, karbon maliyetinin uluslararası ticaretin doğrudan bir unsuru hâline geldiği yeni bir döneme girildiğini belirterek, "Ankara sanayisinin üretim gücünü korumak kadar, bu gücü düşük karbonlu, verimli ve uluslararası pazarlarda rekabetçi bir yapıya dönüştürmek de önem taşıyor. Yeşil dönüşümü Ankara sanayisinin rekabet gücünü artıracak bir fırsata dönüştürmeliyiz" dedi.
Ankara sanayisinin ürün kompozisyonundaki değişimin önemine dikkat çeken Ardıç, şunları söyledi:
"Veriler, Ankara sanayisinin ihracat miktarının yanı sıra üretimin niteliğiyle de farklılaştığını gösteriyor. Ana metal ağırlığı azalırken fabrikasyon metal ve makine gibi daha ileri işlenmiş ürünlerin öne çıkmasını önemli buluyoruz. Önümüzdeki süreçte bu üretim kabiliyetini enerji ve kaynak verimliliği, düşük karbonlu teknolojiler ve güçlü karbon yönetimiyle desteklemeliyiz.
SKDM'nin oluşturduğu yeni rekabet ortamında firmalarımızın emisyonlarını raporlaması yeterli olmayacak. Üretimde enerji ve kaynak verimliliğini artırmak, karbon yoğunluğunu düşürmek, finansmana erişimi güçlendirmek ve özellikle KOBİ'lerimizin dönüşüm maliyetini yönetilebilir hâle getirmek gerekiyor. Ankara Sanayi Odası olarak sanayicimizin bu dönüşüme hazırlanmasına, doğru finansman ve destek mekanizmalarına erişmesine ve kamu politikalarının sanayimizin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmesine katkı sağlamayı sürdüreceğiz."