Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara'da bir otelde düzenlenen "Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı (2026-2030) Çalıştayı"nda yaptığı konuşmada, bugün engelli vatandaşlar için hayata geçirdikleri politikaları, yeni bir vizyonla daha ileriye taşıyacak adımları konuşmak için bir arada olduklarını belirtti.
Çalıştayda 1. Eylem Planları'ndan elde ettikleri kazanımları değerlendireceklerini aktaran Göktaş, edindikleri deneyimler çerçevesinde yeni dönemin yol haritasını istişare edeceklerini söyledi.
Göktaş, erişilebilir toplumdan bağımsız yaşama, kapsayıcı eğitimden ekonomik güvenceye kadar engelli bireylerin yaşam kalitesini artıracak birçok stratejik başlığı da ele alacaklarını dile getirerek, ortaya konacak her önerinin daha kapsayıcı ve daha güçlü bir Türkiye'nin inşasına katkı sunacağının altını çizdi.
Alınan her kararın engelli bireylerin hayatına umut, ailelerine güven ve topluma güç katacağını vurgulayan Bakan Göktaş, "Engelli politikalarına bakarken meseleyi yalnızca ihtiyaçlar, destekler ve hizmetler üzerinden okumak eksik kalır. Çünkü burada asıl gördüğümüz şey, insanın sahip olduğu büyük potansiyeldir. Her bireyin hayata kattığı bir değer, taşıdığı bir tecrübe, ortaya koyabileceği bir kabiliyet vardır." dedi.
Göktaş, sorumluluklarının bu kabiliyetin görünür olacağı, gelişeceği ve bu tecrübenin toplumsal hayata yön vereceği imkanları oluşturmak olduğunu dile getirdi.
Bu nedenle engelli politikalarını bir sosyal hizmet alanı olarak değil, insan sermayesini, toplum dayanışmasını ve ortak yaşam kültürünü büyüten stratejik bir alan olarak gördüklerini aktaran Göktaş, "Çünkü engelli bireylerin her alanda daha fazla yer alması sadece bireysel hayatları zenginleştirmez. Toplumun bakışını genişletir, kurumların kapasitesini artırır, hizmet kalitesini yükseltir, birlikte yaşama kültürünü derinleştirir." diye konuştu.

"HAK TEMELLİ, KAPSAYICI VE KATILIMCI BİR YAKLAŞIMI ESAS ALIYORUZ"
Göktaş, bu yüzden kendileri için engelli politikalarının "insanı merkeze alan kalkınma anlayışının en canlı göstergelerinden biri" olduğuna işaret ederek, "Neden böyle bir perspektif olmalı? Çünkü engelli bireyleri yalnızca korunması gereken kişiler olarak konumlandıran dil, onları pasif bir noktaya iter. Oysa güçlü bir politika dili, engelli bireyi hayatın öznesi olarak görür. Eğitim alan, çalışan, üreten, karar veren, katkı sunan, yön gösteren, ilham veren etkin bir birey olarak kabul eder." ifadelerini kullandı.
Erişilebilirliğin ve kapsayıcılığın önemine vurgu yapan Göktaş, bu durumun yalnızca engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmadığını, çocukların, yaşlıların, hastaların, ailelerin, bakım verenlerin, geçici hareket kısıtlılığı yaşayan herkesin hayat kalitesini artırdığını söyledi.
Göktaş, engelli politikalarının aslında toplumun tamamı için daha nitelikli bir yaşam standardı ürettiğine dikkati çekerek, bugünün dünyasında kalkınmanın artık sadece ekonomik göstergelerle ölçülmediğini, bir ülkenin gelişmişliğinin insan potansiyelini nasıl kapsadığıyla, farklı kabiliyetleri ne kadar değerlendirdiğiyle anlam kazandığını dile getirdi.
Bakan Göktaş, şunları kaydetti:
"İşte bu nedenle 24 yıldır Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde engelli politikalarımızda hak temelli, kapsayıcı ve katılımcı bir yaklaşımı esas alıyoruz. Engelli politikaları, sosyal devletimizin en güçlü alanlarından biri haline geldi. Bu yaklaşım, her bireyin emeğini ve katkısını Türkiye'nin geleceğine yön veren büyük bir vizyonu temsil etmektedir. Bu kapsamda 2005'te çıkarılan Engelli Kanunu, engelli vatandaşlarımızın hayatına yenilikler katan büyük bir reformdur."

"EVDE BAKIM HİZMETLERİNİ YAYGINLAŞTIRDIK"
Mahinur Özdemir Göktaş, tüm imkanları engelli vatandaşların toplumla bütünleşerek günlük hayata katılabilmeleri için seferber ettiklerini belirterek, "Engelli vatandaşlarımızın emeğiyle, becerisiyle ve üretimiyle hayatın içinde daha etkin yer alması için istihdamı öncelikli başlıklarımızdan biri yaptık. 2002'den bugüne kamuda engelli istihdamında 15 kat artış sağlayarak 83 bin 98 engelli bireyin kamuya yerleştirilmesini sağladık." bilgisini verdi.
Özel sektörde ise korumalı iş yerlerini teşvik ederek engelli bireylerin çalışma hayatına katılımını desteklemeye devam ettiklerini aktaran Göktaş, engelli vatandaşlar için attıkları adımlarda aileyi her zaman politikalarının merkezinde tuttuklarını vurguladı.
Göktaş, ailenin engelli bireyin kendini güvende hissettiği, hayata tutunduğu ve sosyal hayatla bağını güçlendirdiği en temel dayanak olduğunu, bu anlayışla engelli vatandaşları ailelerinden ve alıştıkları sosyal çevreden kopmadan yaşamlarını sürdürebilmeleri için evde bakım hizmetlerini yaygınlaştırdıklarını söyledi.
Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Evde Bakım Yardımı kapsamında 516 bin 386 ailemize aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıyoruz. Bugüne kadar toplam 275 milyar liranın üzerinde Evde Bakım Yardımı sağladık. Halihazırda 81 ilimizde faaliyet gösteren 148 gündüzlü bakım ve rehabilitasyon merkezimizde binlerce vatandaşımıza destek sunuyoruz. Diğer yandan, kamu ve özel sektör olmak üzere toplam 451 bakım merkezinde 39 bin 548 engelli bireye yatılı hizmet sunuyoruz. Özel bakım merkezlerinden yararlanan engelli vatandaşlarımızın tamamına yakınının bakım ücretlerini Bakanlık olarak biz karşılıyoruz. Mevzuat düzenlemeleriyle bakım merkezlerinde yapay zeka destekli kamera izleme sistemini hayata geçirerek denetimlerimizi daha da güçlendiriyoruz"

"4 BİN 146 KURUMA ERİŞİLEBİLİRLİK BELGESİ VERDİK"
Engelli çocukların gelişim sürecinde erken müdahalenin hayati öneme sahip olduğunu çok iyi bildiklerini vurgulayan Göktaş, bu doğrultuda geçen yıl Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi'ni başlattıklarını anımsattı.
Göktaş, oluşturdukları Erken Çocukluk Gelişimi birimleriyle 0-8 yaş aralığındaki çocukları yakından takip ettiklerini, ailelere rehberlik ederek süreci daha güçlü bir zeminde yürüttüklerini anlattı.
Bu alandaki yaklaşımlarını 2 hafta önce Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde düzenledikleri "İlk Yıllar, Hayat Boyu Etki" başlıklı yan etkinlikle bütün dünyaya örnek model olarak sunduklarını hatırlatan Göktaş, bunun yanı sıra "Bireysel Sosyal Hizmet Danışmanlığı Modeli" ile hem otizmli bireylere hem de ailelerine destek olmayı sürdürdüklerini dile getirdi.
Bakan Göktaş, bu süreçte 821 danışmanla 18 ilde 3 bin 808 aileye bireysel danışmanlık hizmeti sağladıklarını aktararak, "Bu yıl içerisinde 16 ilimizde daha bu hizmeti sunmaya başladık. Diğer yandan erişilebilirliği, engelli vatandaşlarımızın günlük hayata katılımını kolaylaştıran temel bir hizmet standardı olarak görüyoruz. Şehirlerimizi engelsiz kılma çalışmaları kapsamında 81 ilde vali başkanlığındaki komisyonların kararlarıyla 4 bin 146 kuruma Erişilebilirlik Belgesi verdik." diye konuştu.
Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan 30 bin 939 kişiye eğitim vererek kurumsal farkındalığı güçlendirdiklerini bildiren Göktaş, "Ayrıca, dijital alanda da engelli vatandaşlarımızın kamu hizmetlerine daha hızlı, kolay ve etkin şekilde ulaşabilmeleri için yeni uygulamaları hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda Erişilebilirlik Dijital Bilgilendirme Platformu'nun hazırlanmasında da son aşamaya geldik." ifadesini kullandı.
Göktaş, bu platformla kurumların standartlar, mevzuat ve uygulama süreçlerine ilişkin bilgiye tek noktadan ulaşmasını sağlayacaklarını kaydetti.

"ENGELLİ İŞ KOÇLUĞU UYGULAMALARINI YAYGINLAŞTIRDIK"
Bunun yanı sıra geçen yıl aralık ayında hayata geçirdikleri "Engelsiz Türkiye Mobil Uygulaması" ile hizmetleri vatandaşlara daha yakın hale getirdiklerini anımsatan Göktaş, böylece ihtiyaç duyulan bilgiye, yönlendirmeye ve desteğe tek noktadan daha kolay ulaşılmasının önünü açtıklarını söyledi.
Göktaş, Aile ve Nüfus On Yılı'nda engelli vatandaşları ve ailelerini merkeze alan çalışmaları kararlılıkla sürdüreceklerini, Birinci Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı'nın uygulama sürecinin kendilerine önemli tecrübeler kazandırdığını aktardı.
Bu sürecin kurumlar arasındaki koordinasyonu güçlendirdiğini ve ortak çalışma kültürünü daha ileriye taşıdığını ifade eden Göktaş, "Erişilebilirlik standartlarının geliştirilmesi ve dijital hizmetlerin güçlendirilmesi alanlarında önemli ilerlemeler sağladık. Erken müdahale, sağlık hizmetleri ve rehabilitasyon alanlarında önemli gelişmeler sağladık." dedi.
Göktaş, toplum temelli bakım hizmetlerinin kapsamını genişlettiklerini, gündüzlü bakım merkezlerinin sayısını artırdıklarını, engelli iş koçluğu uygulamalarını yaygınlaştırdıklarını, girişimcilik desteklerini artırdıklarını kaydetti.
"YENİ DÖNEM POLİTİKALARIMIZI BİLİMSEL VERİLERLE ŞEKİLLENDİRİYORUZ"
Afetlere hazırlık alanında farkındalık eğitimleri düzenlediklerini anımsatan Göktaş, tahliye süreçleri ve geçici barınma imkanlarında engelli vatandaşların ihtiyaçlarını gözeten çözümler geliştirdiklerini, tüm bu adımlarının yanı sıra engelli vatandaşların hayatını etkileyen yeni küresel gelişmeleri yakından takip ettiklerini vurguladı.
Bu anlayışla iklim değişikliği, yapay zeka ve destek teknolojileri başlıklarında iki çalışma grubu kurduklarını belirten Göktaş, "Yeni dönem politikalarımızı bilimsel verilerle şekillendiriyoruz. Ancak bu kazanımları daha ileri taşımamız gereken alanlar var. Siyasal yaşama etkin katılımı desteklemeye, kapsayıcı eğitim ortamlarını güçlendirmeye devam edeceğiz. E-ticaret, dijital girişimcilik ve yeni çalışma alanlarını da engelli vatandaşlarımız için daha geniş imkanlara dönüştüreceğiz." şeklinde konuştu.
Göktaş, 1. Eylem Planı'ndan elde ettikleri tecrübeyi yeni dönemde uygulanabilir faaliyetler ve somut göstergelerle daha ileri taşıyacaklarına işaret ederek, 2026-2030 dönemini kapsayacak 2. Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı'nın bu anlayışın güçlü bir yol haritası olacağının altını çizdi.
Bu sürecin en değerli tarafının ise kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum ve engelli bireylerin ortak katkısıyla şekillenmesi olduğunu dile getiren Göktaş, bugünkü istişarelerin, Eylem Planı'nın, engelli vatandaşların hayatına dokunan yeni adımlara yön vereceğine inandığını kaydetti.
Konuşmasının ardından Göktaş, katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.