Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Küresel Kadınlar Zirvesi 2026 kapsamında düzenlenen "Türkiye'de Ticaret Yapmak" başlıklı oturumda konuştu.
Dünyanın önemli ekonomik ve siyasi sınamalarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Şimşek, jeopolitik gerilimlerin artık küresel ekonominin yeni normali haline geldiğini söyledi.
Küresel ticarette korumacı politikaların ve parçalanmanın etkilerinin hissedildiğini belirten Şimşek, yüksek borçluluk seviyelerinin dünya ekonomisi üzerinde baskı oluşturduğunu, iklim krizi ve yeşil dönüşüm ihtiyacının da en önemli meydan okumalar arasında yer aldığını dile getirdi.
"TÜRKİYE BÜYÜK VE DİNAMİK BİR EKONOMİ"
Türkiye'nin ekonomik büyüklüğüne dikkat çeken Şimşek, ülkenin bölgesindeki güçlü konumuna vurgu yaptı.
"Dünyada komşularının toplam ekonomik büyüklüğünden daha büyük bir ekonomiye sahip ülkelerin sayısı oldukça sınırlı, Türkiye de bu ülkeler arasında yer alıyor." diyen Şimşek, Türkiye ekonomisinin geçen yıl 1,6 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaştığını belirtti.
Satın alma gücü paritesine göre ekonominin 4 trilyon doların üzerinde olduğunu ifade eden Şimşek, "Yani oldukça büyük ve dinamik bir ekonomiden söz ediyoruz. Bu nedenle Türkiye'nin sunduğu fırsatlardan yararlanmayı düşünmelisiniz." diye konuştu.
"TÜRKİYE ÇOK GÜÇLÜ BİR ÜRETİM ÜSSÜ"
Son 23 yılda Türkiye ekonomisinin yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüdüğünü kaydeden Şimşek, Kalkınma Yolu Projesi gibi yatırımlarla ülkenin stratejik öneminin daha da artacağını söyledi.
Enerji maliyetlerinin küresel ölçekte kritik bir konu haline geldiğini belirten Şimşek, Türkiye'nin sanayiye rekabetçi enerji fiyatları sunduğunu ifade etti.
Türkiye'nin güçlü insan kaynağına, son 23 yılda yapılan 355 milyar dolarlık altyapı yatırımlarına ve üretim kapasitesine işaret eden Şimşek, şu değerlendirmede bulundu:
"Türkiye aynı zamanda çok güçlü bir üretim üssü. Kişi başı gelirimize göre imalat sanayi katma değerinde birçok gelişmiş ülkenin üzerindeyiz. Ancak burada bir zorluk da var. Orta gelir tuzağını aşmamız gerekiyor. Bu nedenle sanayinin orta-yüksek ve yüksek teknolojiye dönüşümünü destekliyoruz."
SAVUNMA SANAYİSİ ÖRNEĞİNİ VERDİ
Türkiye'nin yüksek teknolojiye dayalı üretim modeline geçiş hedeflediğini belirten Şimşek, savunma sanayisinin bu dönüşümün en önemli örneklerinden biri olduğunu söyledi.
Türkiye'nin dünyanın en büyük savunma ithalatçılarından biri konumundan önemli savunma ihracatçıları arasına yükseldiğini ifade eden Şimşek, savunma sektöründe geliştirilen bilgi birikiminin sağlık teknolojileri, tarım teknolojileri ve biyoteknoloji gibi alanlara da aktarılabileceğini belirtti.
Şimşek, "Yapay zeka destekli ileri teknoloji savunma sistemleri geliştirebiliyorsanız bunu başka sektörlere de taşıyabilirsiniz. Türkiye'de gerçekleşmesini beklediğimiz dönüşüm tam olarak budur." dedi.
"SANAYİ VE TARIMI ÖZELLİKLE DESTEKLİYORUZ"
Türkiye'nin hizmet sektöründe de önemli başarılar elde ettiğini vurgulayan Şimşek, sağlık turizmi, dizi ihracatı, inşaat ve mühendislik alanlarında güçlü performans sergilendiğini söyledi.
Türkiye'nin Batı ile Doğu arasında önemli bir köprü görevi gördüğünü belirten Şimşek, "Jeopolitik, bugün çok önemli bir konu. Türkiye Batı'ya güçlü şekilde bağlı. NATO üyesiyiz, Avrupa Birliği'ne aday ülkeyiz ve uzun yıllardır Batı kurumlarının bir parçasıyız. Aynı zamanda Doğu ile de güçlü ilişkilere sahibiz. Yani Batı ile Doğu arasında bir sinerji oluşturuyoruz." ifadelerini kullandı.
Şimşek, bölgede çatışmaların azaltılması ve diplomatik çözüm yollarının geliştirilmesi için Türkiye'nin aktif rol üstlendiğini de sözlerine ekledi.
KURUMLAR VERGİSİNDE YENİ DÜZENLEME
Yeşil ve dijital dönüşümün Türkiye ekonomisi açısından kritik önemde olduğunu belirten Şimşek, Resmi Gazete'de yayımlanan yeni düzenlemelere de değindi.
Sanayi ve tarım sektöründe üretim yapan şirketler için kurumlar vergisi oranının yüzde 12,5'e düşürüldüğünü hatırlatan Şimşek, "Bu, dünyadaki en düşük oranlardan biridir. Sanayi ve tarımı özellikle destekliyoruz." dedi.
Hizmet ihracatı yapan firmalara yönelik önemli teşvikler bulunduğunu belirten Şimşek, eğitim, yazılım, sağlık turizmi, mühendislik ve tasarım gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin çeşitli vergi avantajlarından yararlanabildiğini kaydetti.
"EN BÜYÜK SORUNUMUZ ENFLASYON"
Türkiye'nin yatırımcılara şirket kuruluşundan vergi işlemlerine kadar birçok alanda destek sunduğunu belirten Şimşek, ekonomi programının temel hedefinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu söyledi.
"Ekonomi programımızın temel amacı fiyat istikrarı, yani enflasyonu kalıcı şekilde tek haneli seviyelere düşürmek." diyen Şimşek, enflasyonda düşüş sürecinin devam ettiğini ifade etti.
Şimşek, "Yılı büyük ihtimalle (enflasyonda) yüzde 20'li seviyelerde tamamlayacağız. Daha kötümser senaryoda bile yüzde 20'lerin üst seviyelerinde olabiliriz. Küresel ölçekte son derece zorlu bir konjonktürden geçtiğimiz düşünüldüğünde bu önemli bir ilerlemeye işaret ediyor." şeklinde konuştu.
"TÜRKİYE'DE İŞ YAPMAYI DAHA KOLAY HALE GETİRMEYE KARARLIYIZ"
Bütçe dengelerinde de önemli iyileşme sağlandığını belirten Şimşek, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yeniden inşa çalışmaları için 93 milyar dolar harcandığını söyledi.
Buna rağmen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 5'ten yüzde 2,9'a gerilediğini kaydeden Şimşek, kamu borcunun milli gelire oranının ise yaklaşık yüzde 24 seviyesinde bulunduğunu ifade etti.
Türkiye ekonomisinin çeşitli küresel şoklarla karşı karşıya olduğunu ancak sorunların yönetilebilir düzeyde olduğunu vurgulayan Şimşek, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet bu sorunları çözmeye ve Türkiye'de iş yapmayı daha kolay hale getirmeye kararlı. Kusursuz olduğumuzu iddia etmiyoruz. Önemli olan kusursuz olmak değil, doğru yönde kararlı biçimde ilerlemektir. İlerleme, mükemmelliğin rakibi değil, ona giden yolun temel taşıdır. Hedeflediğimiz noktaya henüz ulaşmadık; ancak attığımız her adım bizi o hedefe daha da yaklaştırıyor."