Denizcilik sektörünün karbonsuzlaşma stratejisi çerçevesinde bugüne kadar LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz), metanol, amonyak ve hidrojen gibi alternatif kimyasal yakıtları envanterine alan sektör amacına ulaşamadı. Bu sebeple dünya denizcilik sektörü aktörleri küçük modüler reaktörleri (SMR) gemilere uyarlayarak kesintisiz enerji ve sınırsız menzilin peşine düştü. Türkiye'de ise bu alanda öncü BAYKAR olacak.
SMR REAKTÖRLERİNE IŞIK TUTTU Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na bağlı Denizcilik Genel Müdürlüğü'nce hazırlanan "Denizcilikte Dekarbonizasyon için Nükleer Seçeneği" raporu Türkiye'nin ticari gemiler için çalışmalarına başladığı SMR reaktörlerine ışık tuttu. Uluslararası ticaretin yüzde 80'den fazlasının gerçekleştiği denizcilik sektöründe kesintisiz enerji için kollar sıvandı. Sektörde yakıt olarak kullanılan LNG, metanol, amonyak ve hidrojenin istenilen karbonsuzlaşma hedefini sağlamaması ve getirdiği çeşitli maliyet ile riskler, denizcilerin rotasını SMR'lere kırmasına neden oldu. Bu dönüşümde Türkiye'nin artan nükleer enerji yatırımları ve köklü gemi inşa sanayisi ile dikkat çeken bir aktör olduğuna vurgu yapılan raporda, Türk savunma ve gemi inşa ekosisteminin nükleer denizcilik alanında ciddi hazırlıklar yaptığı anlatıldı.
DENİZALTI MİLAT OLACAK
Askeri denizcilik boyutunda, Türkiye'nin MİLDEN (milli denizaltı) projesiyle birlikte nükleer güçle çalışan denizaltı vizyonunu NÜKDEN (Nükleer Denizaltı) hazırlamasının bu anlamda milat olacağı kaydedildi. Bu girişimin nükleer tahrik sistemli denizaltı inşa teknolojileri ve güç aktarım sistemleri üzerine akademi ve sanayi iş birliğini en üst düzeye çıkardığı anlatılırken raporda "Buna paralel olarak, Türkiye'nin sivil enerji ve teknoloji geliştirme alanındaki adımları ivme kazanmaktadır. Savunma sanayi alanındaki başarılarıyla tanınan BAYKAR, enerji sektörüne adım atarak 40 megavat kapasiteli, özellikle deniz platformlarına ve sanayi bölgelerine uyarlanabilecek bir SMR prototipi üzerinde çalıştığını duyurmuştur. Sivil ve askeri alandaki bu Ar-Ge kesişimleri, Türkiye'nin denizcilikte nükleer entegrasyon kapasitesini hızla artıracaktır" denildi. Raporda Sefine ve Sedef gibi önde gelen Türk tersanelerinin SMR entegreli sivil gemilerin inşası için Türkiye'yi küresel bir aktör yapabileceği vurgulandı. SMR'lerle gemilerin 25 ila 30 yıllık ekonomik ömrü boyunca hiçbir yakıt ikmaline ihtiyaç duymayacağının ve sınırsız bir menzile kavuşacağının belirtildi. Türkiye'nin bu yöndeki çalışmalarının 2030'da tamamlanabileceği ifade edildi.