Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında 2026 yılının ikinci toplantısını gerçekleştirdi. Beş saati aşkın süren toplantıda, küresel ekonomik gelişmeler ve Türkiye ekonomisine olası etkileri kapsamlı biçimde ele alındı. Toplantı sonrası yapılan yazılı açıklamada, uygulanan ekonomi programının makroekonomik ve finansal göstergelere net yansımaları vurgulandı.

ARZ POLİTİKALARI İŞE YARIYOR
Kurul, enflasyonla mücadelede yalnızca talep yönlü politikaların değil, aynı zamanda arz yönlü politika setlerinin de etkin biçimde uygulandığını anlattı. Gıda, sosyal konut, lojistik, enerji ve beşeri sermaye gibi kritik alanlardaki arz politikalarının, hem fiyat istikrarını desteklediği hem de sürdürülebilir büyümeye katkı sağladığına dikkat çekildi. Açıklamada, küresel ekonomide artan belirsizliklere rağmen Türkiye'nin kararlı ve öngörülebilir bir politika çizgisi izlemeye devam ettiği vurgulandı. Bu çerçevede, küresel risklere karşı gerekli tedbirlerin alındığı, aynı zamanda yeni fırsatların değerlendirilmesine yönelik adımların atıldığı belirtildi.

İŞSİZLİK 20 YILIN EN DÜŞÜĞÜNDE
Açıklamada, 2025 yılı boyunca ekonomik aktivitenin, tüketim ve yatırım harcamalarının dengeli bir seyir izlediği, istikrarlı büyüme performansının korunduğu belirtildi. İşsizlik oranının 2005'ten bu yana en düşük seviyeye gerilediğine dikkat çeken kurul, küresel ticaretteki belirsizliklere rağmen ihracat ve turizm gelirlerindeki direnç sayesinde cari dengenin sürdürülebilir seviyelerde kaldığını ifade etti. Ayrıca Merkez Bankası rezervlerinin tarihi yüksek seviyelere ulaştığı ve Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasının sona erdiği kaydedildi.
NOTLARA OLUMLU YANSIYOR
Yazılı açıklamada, ülke risk priminin gerilediği ve dış borçlanma maliyetlerinin azaldığına işaret edildi. Deprem harcamalarına rağmen mali disiplinin tesis edildiği ve bu gelişmenin kredi derecelendirme notlarına olumlu yansıdığı aktarıldı. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in Türkiye'nin kredi notunda görünümü pozitife çevirmesi de bu çerçevede değerlendirilirken, dezenflasyon sürecinin başarıyla sürdüğü ve enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin devam ettiği ifade edildi. Kurul, sürdürülebilir büyümenin temel unsurlarından biri olarak sanayinin teknolojik dönüşümünü öne çıkardı. Yazılı açıklamada, ticaret ortaklarıyla ilişkilerin güçlendirilmesinin hedeflendiği, ürün ve pazar çeşitliliğinin artırılacağı, katma değerli üretim ve ihracatın teşvik edileceği vurgulandı. Avrupa Birliği başta olmak üzere önemli ticaret ortaklarıyla ekonomik ve ticari diyaloğun derinleştirilmesine yönelik politikalar kurulun öncelikleri arasında yer aldı. Kurul, yeşil ve dijital dönüşümün kalkınma politikalarının odağını oluşturmaya devam edeceğini belirterek, bu alanlardaki yatırımların uzun vadeli büyüme ve rekabetçilik hedefleri ile uyumlu bir şekilde ele alınacağını kaydetti. Ayrıca 2026'da verimlilik artırıcı reformların hayata geçirilmesi ve üretim-ticaret odaklı politika setlerinin güçlendirilmesi planlandığı ifade edildi.