Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, yaklaşık 300 bin kişinin istihdam edildiği, hacmi 145 milyar dolara ulaşan bir enerji piyasasını yönettiklerini belirterek, "Adil ve öngörülebilir bir piyasanın olmazsa olmazı regülasyon ve rekabettir. Bu iki kavram, sürdürülebilir kalkınmanın ve güçlü bir ekonomik geleceğin en kritik yapı taşlarıdır." dedi.
Yılmaz, Antalya'da düzenlenen Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, zirveyi sadece bir kamu-özel sektör buluşması ya da sıradan bir takvim etkinliği olarak değil, "gerçek anlamda düşünce üreten, vizyon kazandıran ve sektörün geleceğine ışık tutan güçlü bir zemin" olarak kurguladıklarını söyledi.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 25 yıllık geçmişi ve kurumsal kültürüne ilişkin değerlendirmede bulunan Yılmaz, "EPDK'nin vizyoner, kapsayıcı, açık fikirli ve dünyaya açık bir kurum olduğunu, yapılan düzenlemelerde sadece bugünün değil geleceğin ihtiyaçlarının gözetildiğini, hukuki, teknik, teknolojik, toplumsal ve çevresel boyutların birlikte ele alındığını, kararların kamuoyuna açılarak geniş bir paydada istişareyle olgunlaştırıldığını ve uluslararası gelişmeler ile diğer ülke düzenleme ve deneyimleri dikkate alınarak özgün düzenlemeler geliştirildiğini" ifade etti.
"12 MİLYON KULLANICIYA UZAKTAN SAYAÇ TAKİBİ SAĞLANACAK"
Yılmaz, altyapısı oluşturulan Milli Akıllı Sayaç Sistemleri kapsamında yerli ve milli sayaç, modem ve yazılımların üretiminin tamamlandığını, testlerin başarıyla sonuçlandığını ve sahada kurulumların başladığını bildirdi.
2026 ve 2027'de yaklaşık 2,8 milyon PRO tipi akıllı sayaç tesis edilmesinin planlandığını belirten Yılmaz, bu sayede yaklaşık 12 milyon kullanıcının sayacının uzaktan haberleşebilir hale geleceğini, ilave olarak 15 milyon kullanıcının şebeke bağlantı noktasındaki tedarik sürekliliği ve teknik kalitesinin izlenebileceğini, bu süreçte vatandaşlardan herhangi bir ücret alınmayacağını ifade etti.
Yılmaz, kurum olarak gözetim ve denetimlerine tabi enerji piyasalarında proaktif, esnek ve yenilikçi düzenlemelerle tüketiciyi koruduklarını, yatırımcıyı desteklediklerini ve rekabeti güçlendirdiklerini dile getirdi.
Elektrik piyasasında gün öncesinden vadeli piyasalara, YEK-G'den depolamalı yatırımlara, talep tarafı katılımından toplayıcılığa kadar atılan adımların sistemin derinliğini ve dayanıklılığını artırdığını ifade eden Yılmaz, "Bugün elektrik piyasası, 2667 lisanslı şirketin faaliyet gösterdiği, 125 bin megavat kurulu kapasiteyi aşmış, yılda 355 teravatsaat elektrik üretiminin gerçekleştiği, 41,2 milyar dolar büyüklüğünde ve 150 binden fazla istihdam sağlayan bir piyasa haline geldi." dedi.
Yılmaz, siber güvenlik kapsamında elektrik iletim ve dağıtım, 100 megavat üstü üretim santralleri, doğal gaz iletim ve dağıtım, petrol iletim ve rafinerilerine "ISO 27001" belgesi alma zorunluluğu getirildiğini, ayrıca her sektör için ayrı ayrı belirlenen yaklaşık 500 kontrol maddesiyle kurumların yetkinlik ve olgunluklarını tamamlamalarının zorunlu kılındığını söyledi.
2026-2030 tarife döneminde bu yaklaşım doğrultusunda yerli yazılım kullanan elektrik dağıtım şirketlerine WACC (alternatif maliyet) oranında yüzde 5 artış sağladıklarını dile getiren Yılmaz, yerli ve milli yazılımların geliştirilmesini, dışa bağımlılığın azaltılmasını ve rekabet gücünün artırılmasını AR-GE bütçeleri kapsamında teşvik etmeyi sürdüreceklerini belirtti.
"DEPOLAMADA 33 BİN MEGAVAT KAPASİTE TAHSİS EDİLDİ"
Yılmaz, yeni uygulama döneminde elektrik dağıtım yatırımlarını reel olarak yaklaşık 1,5 katına çıkararak 776 milyar liraya, planlı bakım bütçesini ise 2,1 katına yükselterek 189 milyar liraya çıkardıklarını, bu sayede şebekenin güçlendirilmesi ile artan talebin kesintisiz karşılanmasının hedeflendiğini ifade etti.
Türkiye'nin yenilenebilir enerji geleceğinde depolamalı tesislerin hayati öneme sahip olduğuna işaret eden Yılmaz, "Enerji piyasamız, dengeleme piyasamız ve enerji ticaret ortamımız depolamaya hazırdır. Düzenlemelerimiz eksiksizdir ancak gerektiğinde geliştirmeye de açığız. Bu tesislerin devreye girmesiyle birlikte depolamanın etkisi daha net görülecektir." diye konuştu.
Yılmaz, EPDK olarak 33 bin megavat kapasite tahsisi yaptıklarını, bunun yaklaşık 2 bin 100 megavatlık kısmında yatırımların başladığını, 208 megavatlık kısmın ise işletmeye geçtiğini belirterek, söz konusu yatırımların 10 yıl içinde tamamlanması halinde 52 milyar dolarlık doğal gaz ithalatına karşılık gelen dış yükün azalacağını bildirdi.
Toplam yatırım büyüklüğüne ilişkin bilgi veren Yılmaz, işletmede olan 166 milyon dolarlık yatırımın yanı sıra sahada 2 milyar dolarlık yatırımın sürdüğünü ve yaklaşık 35 milyar dolarlık yatırımın da izin ve onay sürecinde bulunduğunu ifade etti.
Yılmaz, petrol piyasasının 66 milyar dolarlık hacimle ulaşım sektörünün enerji ihtiyacını karşıladığını, 13 bini aşkın lisanslı oyuncuyla tüketicilere yıllık 34 milyon tonun üzerinde akaryakıtın kesintisiz sunulduğunu belirtti.
Kaçak akaryakıt sorununun ortadan kalktığını ve kalite standartlarının Türkiye genelinde Avrupa seviyesine ulaştığını vurgulayan Yılmaz, zorunlu stok uygulaması sayesinde arz güvenliğinin küresel krizlere karşı dayanıklılığını kanıtladığını dile getirdi.
Yılmaz, "Doğal gazda gelişen piyasa yapısı ve yaygın altyapıyla Türkiye, bölgesel bir ticaret merkezi olma hedefine emin adımlarla ilerlemektedir. Bugün piyasa büyüklüğü 30 milyar dolar, dağıtım ve iletim şebekesi toplam uzunluğu 250 bin kilometreyi bulan, 81 ilin yanı sıra 1000'e yakın yerleşim biriminde yaklaşık 23 milyon aboneye doğal gaz konforunu taşımak sektörümüzün gururudur." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "doğal gaza erişimi olmayan yerleşim yeri kalmayacak" hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü söyleyen Yılmaz, şunları kaydetti:
"Türkiye, otogaz tüketimi ile araç ve istasyon sayısı bakımından dünyanın en büyük LPG pazarlarından biridir. LPG piyasamız güçlü ve rekabetçi yapısıyla dünya ölçeğinde örnek konumunu sürdürecektir. Elektrikli araç şarj altyapısında da hızlı bir büyüme sağladık. Bu alan net sıfır hedefimiz açısından kritik olup yatırımcı ve tüketici dengesi gözetilerek geliştirilmeye devam edilecektir. Enerji piyasalarımızı daha güçlü, rekabetçi, tüketici dostu ve verimli kılmak tüm paydaşların katkısıyla mümkündür. 2 gün sürecek bu zirve de bu hedef doğrultusunda önemli bir platform olacaktır."