Tarım ve Orman Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Gökçeada'da bugüne kadar şap hastalığı vakası tespit edilmedi. Adanın, Anadolu'dan Ege Denizi ile ayrılmış sınırlı bir coğrafi alan olması, hastalıklardan korunma açısından önemli bir biyogüvenlik avantajı sağlıyor.
Trakya Bölgesi'nin 2010 yılından bu yana sürdürdüğü "şap hastalığından aşılı ari bölge" statüsü de Gökçeada için güçlü bir model oluştururken adanın ari hayvancılık yapısının korunmasıyla sağlıklı, güvenilir ve sürdürülebilir hayvansal üretimin geliştirilmesi hedefleniyor.

TÜRKİYE'NİN BAŞARISI TESCİLLENDİ
Bu kapsamda, Gökçeada'nın Şap Hastalığı (FMD) yönünden "şap hastalığından aşılı ari bölge" olarak tanınmasına yönelik Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan teknik dosya, 2025 yılında Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı (WOAH) Arilik Departmanına resmi olarak sunuldu.
WOAH Bilimsel Komitesi tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, Gökçeada Dünya Hayvan Sağlık Teşkilatının Kara Hayvanları Sağlık Kodunun ilgili maddesi kapsamında şap hastalığından aşılı ari bölge olarak tanınma şartlarını karşıladığı tespit edildi. Bu kapsamda söz konusu statü, WOAH'ın Mayıs 2026'da gerçekleştirilen 93. Genel Oturumunda resmen kabul edildi. Adaya "şap hastalığından aşılı ari bölge" statüsü tanınmasına ilişkin sertifika, Paris'te düzenlenen toplantıda Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen'e takdim edildi.
WOAH tarafından Gökçeada'nın "şap hastalığından aşılı ari bölge" olarak tanınmasıyla Türkiye'nin uluslararası düzeyde tanınan koruma altındaki bölgesi genişletilerek Bakanlığın şap hastalığı ile mücadeledeki başarısı uluslararası düzeyde tescillenmiş oldu.

HAYVANCILIK EKONOMİSİNE KAZANIM
Şap hastalığından "aşılı arilik statüsü" kazanılması; hayvan sağlığı, hayvancılık ekonomisi ve ülke prestiji açısından çok önemli kazanımlar sağlıyor.
Özellikle Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı tarafından tanınan resmi statü, ülkelerin hayvan hastalıkları yönetim kapasitesinin uluslararası düzeyde kabul edildiğini gösteriyor.

Bu statünün başlıca katkıları ise şunlar:

Ülkemiz açısından değerlendirildiğinde; Trakya bölgesinin uzun yıllardır sahip olduğu aşılı ari statüsü, kontrollü hayvan hareketleri ve yoğun sürveyans uygulamalarının başarılı bir örneğidir. Ayrıca Gökçeada için yürütülen çalışmalar da Türkiye'nin zonlama yaklaşımıyla daha geniş alanlarda statü kazanmayı hedeflediğini göstermektedir.