Panelde ilk sözü alan Bakan
Alparslan Bayraktar, dünyanın son yıllarda pandemi, tedarik zinciri kırılmaları, Rusya-Ukrayna savaşı, Ortadoğu'daki çatışmalar ve enerji krizleriyle sarsıldığını belirterek, "Artık belirsizlik çağında yaşıyoruz. Enerji güvenliği her geçen gün daha zor hale geliyor" dedi. Türkiye'nin enerji talebinin son 20-25 yılda üç kat arttığını vurgulayan Bayraktar, önümüzdeki 30 yılda talebin yeniden üç kat artmasının beklendiğini söyledi. Yapay zeka destekli veri merkezleri, elektrikli araçlar ve elektrifikasyonun enerji tüketimini daha da artıracağını ifade eden Bayraktar, Türkiye'nin enerji stratejisinin dört temel ayağa dayandığını kaydetti: Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, petrol ve doğal gaz yatırımları ile nükleer enerji. Bayraktar, belirsizlik çağında çözümün daha fazla çeşitlilik ve daha fazla enterkonneksiyon olduğuna vurgu yaparak mevcut altyapının tam kapasite kullanılması gerektiğine işaret etti: "Bakü-Tiflis-Ceyhan hattında hala günlük 400 bin varillik boş kapasite var. TANAP'ta yaklaşık yüzde 40-45 boş kapasite mevcut. İkinci olarak yeni altyapılar inşa etmeliyiz. Türkmen gazını Trans-Hazar hattıyla Azerbaycan ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşımalıyız. Irak-Türkiye boru hattını Basra'ya kadar uzatmayı öneriyoruz. Hürmüz Boğazı'nda bir sorun yaşanırsa Irak petrolü için alternatif bir güzergâh gerekir. Suudi Arabistan ile Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye'ye uzanan büyük bir enterkoneksiyon üzerinde çalışıyoruz. Ayrıca Azerbaycan, Gürcistan ve Bulgaristan ile yeşil enerji bağlantıları üzerinde işbirliği yürütüyoruz. Türkiye enerjiye barışın, refahın ve istikrarın aracı olarak bakıyor ve bu hedefe tam anlamıyla bağlıyız.